Ferhat KENTEL

Ortalık toz duman… Ama Hrant’ı düşünmek insanı bu toz dumandan çıkarıyor ve her şeye rağmen umutları beslemeye yardım ediyor.
İçinde bulunduğumuz zaman öyle bir zaman ki, düne kadar çok yakın olan insanlar bile birbirlerine giriyorlar ve sürekli taraf olmaya zorlanıyoruz, sürekli seçmek zorundayız.
Bizi kendi taraflarını seçmeye zorlayanlar, her şeyi bildiklerinden, en doğru analizi yaptıklarından o kadar eminler ki. Dün emindiler; durum değişti, hata yaptıklarını açık veya gizli kabul ediyorlar ama bugün onlar gene eminler. Şaşmaz ve de en hassas teraziye sahipler adeta…
İki gün önce (tabii lâfın gelişi, aslında 2010’da referandumda) “yetmez ama evet” diyenler esas olarak kendilerine solcu diyenler tarafından “şeytan” ilan edilmişlerdi; bütün belâların, AKP’nin başımıza açtığı bütün belâların müsebbibi “yetmez ama evetçiler”di.
Dün “solda”ydı; bugün “sağda” da gene benzer bir tavır var. Dün yetmez ama evetçiler ahalisinin içinde olan bir takım insanlar bile özellikle Gezi’den bu yana “AKP’nin sergilediği performansa hayır” denmesine tahammül edemiyorlar ve yaftayı yapıştırıyorlar: “Erdoğan düşmanlığı!”
Aynı anda “iki şey” söylenmesini kafaları almıyor. Belki de bu memleketin jakoben zihniyetten devşirme kemalizmi o kadar çok sirayet etmiş ki, kafaları sadecedikotomik çalışıyor. Yani “ya o, ya bu”… Onlara göre “hem o, hem bu” olması mümkün değil…
Tabii, bu mesele sadece jakobenizm, kemalizm falan da değil; aslında son birkaç yüzyılda dünyamızı algılama tarzımıza bütün farklı varyasyonlarıyla girmiş olan, yenme üzerine, kazanma üzerine, güç ilişkisi üzerine kurulu “modernist” düşüncenintezahürlerini topluca yaşıyoruz; hiçbirimizin de bundan tam anlamıyla azade olduğumuzu söylemek pek mümkün değil.
Ama bu kader değil…
Çünkü, ötekinde düşman görmeyen, ötekini mat etmeye, yenmeye çalışmayan bir zihniyet bu topraklarda var.
Bu zihniyeti en elle tutulur şekilde hayatıyla, yazdıklarıyla, konuştuklarıyla, kahkahasıyla, göz yaşlarıyla yaşayan ve bize anlatan Hrant Dink gibi bir insan geçti bu topraklardan.
Hrant Ermenilerle Türklerin “birbirlerinin doktoru” olduğunu söyledi. Bir takım çok bilmiş, resmi belge ve rakam fetişisti generallerle televizyon kanallarında tartışırken, Hrant “belge aramayın, rakamlara bakmayın” dedi; sonra bize döndü: “Gelin önce birbirimizi anlayalım. Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim. Gelin önce birbirimizi yaşatalım” dedi.
Toprak savaşı, arazi savaşı, siper savaşı verenlerin, hamaset edebiyatı yapanların dünyasına karşı “Bu topraklarda gözümüz var; ama altına girmek için” dedi.
Şimdilerde Silivri’den çıkacaklarını herhalde ciddi ciddi hayal etmeye başlamış olan bir takım milis kuvvetlerinin bütün yabancılaştırma operasyonlarına, linç girişimlerine, mahkemelerde attıkları bozuk paralara rağmen “ben bu toprakların, Anadolu’nun insanıyım” dedi.
Hrant mütevazıydı, söylediği her şey tevazu içeriyordu ve bu onun diliydi; Hrantça’ydı…
Şimdilerde bizi habire, “muhteşem analizler” ve “komplo teorileri” eşliğinde “reel politika” düşünmeye çağıranların tersine, o duygu diliyle konuşuyordu. Diliyle köprü kurmaya çalışıyordu.
Evet, bugün 19 Ocak… Yedi yıl oldu; Hrant hâlâ yerde… Bugün kıyasıya, “ihanet”, “komplo” vs. kavgası verenler yedi yıldır bir türlü Hrant konusunda birbirlerine bu lâfları kullanamadılar.
Yukarıda, aparaçiklerin istediği gibi “taraf olmayanlara” her türlü yıldırımı yollayan modernist kafaların dikotomilerinden falan bahsettim ama hatırlamak lâzım: nedense bugün kıyasıya birbirlerine vurmaya çalışan güçler “Hrant’a gelince kavgayı kesenler” oldular (Bkz. Umur Talu’nun http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/910012-gasp-darp-harp-ve-sulh) ve Ümit Kıvanç’ın(http://riyatabirleri.blogspot.com/2014/01/hranta-gelince-kavgay-keserler.html?spref=tw) yazıları).
Hrant’ın katlinden sonra bir takım amcalar ödüllendirildiler ve adaletin içler acısı hali yerlerde sürüklenip, isyan edilesi bir skandal boyutuna varırken… dikotomi falan kalmadı… O da ayrı mesele…
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020