Lale KEMAL
HDP’nin, Türkiye’de demokrasi kanallarının açılmasını zorlayıcı bir aktör olarak ortaya çıktığı pek çok makul insanın kabul ettiği bir gerçek.
Zaten Kürt sorununa silahsız çözüm sürecinin ilerletilmesinin bizahiti kendisi demokrasinin yerleştirilmesinin önemli bir koşulu. Niye? derseniz, soruna siyasi çözüm bulmanın tek yolu, insan hakları gibi evrensel değerlere saygılı, ırkçı çağrışım yapan Türklükten ziyade Türkiyeli kavramını getiren yepyeni demokratik bir anayasa yapmaktan geçiyor. Çözüm süreci sayesinde ancak demokratik hukuk devleti tesis edilebilecek.
Ne var ki, ne iktidardaki AKP’nin ne de anamuhalefet CHP’nin seçim beyannamelerinde, HDP’ninki gibi kapsayıcı demokratik bir devletin tesis edilmesi için gerekli şartlara yaptığı güçlü vurguyu görebildim.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın, “Seçim beyannamelerinde 9 defa da lezbiyenler falan geçiyor. Türkiye toplumu bu mudur?” şeklinde HDP’ye getirdiği sert eleştiri dahi iktidar partisinin, demokrasinin gereği olan kapsayıcılık yerine dışlayıcı bir strateji izleyegeleceğinin önemli göstergesi değil mi? İktidar partisinin, muhalif sesleri bastırma yöntemlerinin can acıtıcılığından artık bahsetmeyeceğim bile.
Bu arada, belirteyim, HDP seçim bildirgesinde, farklı cinsel yönelimleri içinde barındıran kısa adıyla LGBT diye anılan grubun, eşit, onurlu ve insanca yaşam sürdürmeleri vaadi de bulunuyor ama 9 defa lezbiyenler ibaresi geçmiyor.
Demokrasilerde hiçbir ayrım gözetmeksizin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın,” prensibi yer etmiştir.
Daha yakınlarda, Başbakan Yardımcısı Arınç’a, 2009 yılındaki suikast iddiası ve bu amaçla askeriyenin özel harp dairesi ya da şimdiki adıyla seferberlik tetkik kurulunda yapılan aramalarla ilgili mahkemenin kapattığı dosyadan çıkan bilgilerden, Türkiye’de kontrgerillanın varlığına işaret eden bulgular ortaya çıkmadı mı? Eski MİT’çi Mehmet Eymür, günümüz çağdaş dünyasında halen yargısız infazların konu edildiği Türkiye’deki bir davada, 54 kişilik ölüm listesinin varlığını ifşa etmedi mi?
Ne büyük çelişkidir ki, demokrasiyi tıkayan bu illegal faaliyetlere karşı mücadele kararlılığı, iki büyük partinin seçim bildirgelerine yansımamış bile.
HDP’nin seçim bildirgesinden bazı bölümleri aktarayım ne demek istediğimi anlayacaksınız;
“Partimiz, askerî-sivil bürokratik vesayete..….karşı mücadele yürütür..Vicdani ret hakkı anayasal güvence altına alınacak. 12 Eylül darbesinin ürünü olan Milli Güvenlik Kurulu’nun anayasal ve yasal çerçevesi ortadan kaldırılacak. Bir özel savaş aygıtı olarak oluşturulan köy koruculuğu sistemi kaldırılacak, diğer özel savaş aygıtları olan JİTEM, kontrgerilla vb. tüm uygulamalara son verilecek. Demokratik özerklik, halkların yönetim ve karar süreçlerine katılımının sağlanması için hayata geçirilecek.”
HDP, ayrıca Türkiye için ortak vatan vurgusu yaparken, silahsız çözümü ve demokratik siyaseti savunma vaadinde de bulunuyor.
Bütün bu söylemler, demokratik toplum yaratmanın önemli koşulları olarak karşımızda duruyor.
Şimdi kritik konu, HDP’nin, 7 Haziran seçimlerinde yüzde 10’luk barajı geçememesi halinde AKP’nin, o çok korktuğumuz başkanlık sistemini getirecek anayasal değişiklik için yeterli çoğunluğu büyük ihtimalle alacak olması.
Ankara kulislerine göre, AKP, baş- kanlık için anayasayı değiştirirse eğer bu yeni sisteme güvenoyu mahiyetinde iki yıl sonra erken seçime gidebilir. Bir senaryoya göre ise HDP’nin parlamento dışı kalması halinde PKK, gerek Suriye gerekse Irak’ta savaştığı için Türkiye’de üçüncü bir cephe açamayacak dolayısıyla kaos yaratamayacak. CHP kulislerinde ise oylarının bir kısmının HDP’ye gideceği tahminleri yapılıyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016