Ferhat KENTEL
Türkiye siyasetinin önceleri yok saydığı, sonraları mecburen kabul ettiği, ama hiçbir zaman tam anlamıyla tanımadığı bir gerçeklik oldu Kürt halkı ve Kürtlere ilişkin her türlü kültür... Kürt halkı ulus-devlet projesine bir türlü asimile edilemeyen; bu yüzden hep tehlike olarak kabul edilen bir halk oldu.
Kürtlüklerini unuttukları ölçüde ya da lafını etmedikleri sürece merkeze yaklaşabilen Kürtlerin –Kürtlüklerini anlattıkları- siyasal hareketleri ise reel merkez siyasetin hiçbir zaman tam anlamıyla aktörü olamadı.
Her ne kadar uzun zamandır Kürt siyasal hareketinin en önemli bileşeni olarak, HADEP’lerden, DTP’lerden, BDP’lerden gelen çizgi varlığını sürdürse de, Türkiye siyasetinin bir türlü içine giremedi. Kürt hareketi, adeta ortalama milliyetçi ve devletçi çizgiler açısından dışarıda tutulup, içeriyi konsolide eden bir hareket oldu. Başka bir deyişle dışarıda tutulan bir öteki, bir “öcü” oldu; dolayısıyla dışarıda tutularak “öteki” işlevini gören, sembolik olarak da merkezi kuran bir işaret işlevi gördü.
İşte, ilk defa yakın geçmişte, somut olarak da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve geçtiğimiz 7 Haziran seçimlerinde HDP ile birlikte Kürt siyaseti Doğu’dan Batı’ya bir anlam taşıdı ve bir karşılık buldu; Batı’da karşılık bulurken, Doğu’daki anlamı daha da güçlendi. Sadece Kürtlerin değil Türkiye’nin önüne yenilenme potansiyeli sunan alternatif bir toplumsal ve siyasal bir hareket oldu.
Bu HDP’nin sütten çıkmış ak kaşık olduğu anlamına gelmiyor. En azından geçmişte “silahlı bir örgüt” olarak PKK ile aralarındaki ilişkinin PKK’nın kontrolunda ve lehinde olduğunu, bunun ise hareketin meşruiyetinde ciddi zaaflar getirdiğini biliyoruz. Çeşitli zamanlarda PKK’nın başvurduğu “terör eylemlerinin”, PKK’lı olduğu söylenen elemanlar tarafından önce sahiplenilmesi, daha sonra reddedilmesi ya da “kontrol dışı yerel elemanlara” havale edilmesi ortada pek de iç açıcı olmayan bir örgütle aidiyet sorununu sürekli taşıdı.
Bu genel imajın yanısıra, partinin çeşitli kademelerdeki elemanların, milletvekillerinin göstermiş olduğu performansın her zaman pek de iç açıcı olduğunu da söyleyemeyiz.
Ancak biraz geri çekilip bakalım... Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde bu türden“sorunlu” tezahürlere sahip olmayan “steril”kıvamda bir toplumsal hareket yok...
Mesela İslami hareket ya da mağdur olmuş başka insanların herhangi bir hareketiyle karşılaştırma yapalım.
28 Şubat'ta Müslümanlara saldırılırken, Şevki Yılmaz gibi o dönemde demokrasi düşmanı gibi görünen insanları hatırlayalım. Bu türden insanların varlığı, 28 Şubatçıların çok işine geliyordu ama bir doz da olsa demokratik ahlâka sahip olan insanlar için,İslâmi hareketin bir bütün olarak ifade ettiği anlam Şevki Yılmaz’dan çok daha zengindi.
Bu kıstasa binaen, mesela Güney Afrika ANC hareketi ya da Cezayir FLN için de benzer karşılaştırmalar yapabiliriz. O hareketlerin içinde de çeşitli dozlarda "mide bulandırıcı" işler vardı. Ama o hareketlerin “mide bulandırmayan” ana gövdeleri, toplumun değişmesinde en merkezi rolü oynadılar.
İşte öyle görünüyor ki, son dönemde Selahattin Demirtaş’ın kişiliğinde sembolleşen dönüşüm, “riskli” bir kimlik yaratan bir örgüt yerine, sivil siyaset yapmak isteyen insanlar için büyük bir açılım sağladı. Başka bir deyişle, ne dağa gitmeyi gerektiren bir “terk”, ne de insanın sesini soluğunu kesen bir “sadakat” (ya da boyun eğme) yerine, HDP’nin varlığı bir “ses” oldu; yani “buradayım, konuşuyorum; şiddete mahkum değilim ve bu şiddeti aşarak konuşmanın yollarını bulurum” diyen bir tutumun tercümesi oldu.
Tabii ki bu Kürt siyasetinin demokratik bir aktör olarak kendini yenilerken, genel olarak Türkiye siyasetinin demokratikleşmesi için de istisnai bir sıçrama yarattı.
Yeminli HDP düşmanları ya da HDP’yi AKP’nin önündeki en büyük engel gördükleri için her türlü şeytanlaştırma işlemi için hiçbir fırsatı kaçırmayan; yerlerde sürüklenen insanlık halleri için bile önce “fotoşop”, sonra “morali bozuk güvenlikçiler”, daha sonra “paralel polisler” gerekçelerini (“olur da tuttururuz” umuduyla) arka arakaya sıralayabilen; Kırşehir’de kitapçı dükkanı Madımak kıvamında yakılırken, “ama onlar da...” diye başlayan türlü çeşitli gerekçeler üretmeye çalışan; Suruç’ta, Ankara garında yüzlerce insan sapır sapır öldürülürken, hâlâ ölenleri suçlamak için derin devletlerinden sufle almaya çalışan ve ahlâkları ve de vicdanları iflâh olmaz bir şekilde erozyona uğrayan devlet müstahdemi aparatçikler tabii ki, bu kadar çok korktukları HDP’nin sesinin soluğunun kesilmesi için, HDP hakkında kara propagandalarını sürdürebilmek için, basın yayın organlarına el koyarak, susturarak, utanmadan adaletsiz bir kampanya sürecinden tepe tepe faydalanmaya devam ediyorlar.
Tam da çocukluğumuzda oyunlarımızı bozan, yaşı, boyu hepimizden büyük, yaramaz tosunlar gibi...
Misket oynarken gelip, kuralları kendine göre değiştiren, itiraz edeni döven, üstelik misketlerimizi de alıp giden hormonlu çocuk irileri gibi...
Bu tosunlar her zaman var oldu... Ulusal ya da uluslararası çapta olduğu gibi... Mesela ABD, Rusya, İsrail gibi devletlerin istedikleri yeri, kafalarına göre bombalamaları gibi... Aracının aracısı kurumlarla istedikleri reklam kampanyalarını (“özgürlük getiriyoruz!”) yapmaları, birilerini “terörist” ilân edip, “yol temizliği” yapmaları gibi...
Bunlar yaptıkları bütün adaletsizlikleri “örtebilme kapasitesine” hep sahip oldular. İdeolojik formattan geçen ortalama İsrail vatandaşının, taşla sopayla kavga eden Filistinlilere yollanan süper sofistike bombaları “kahramanlık” olarak görmesi gibi....
Dolayısıyla eğer “steril” bir hareket arayacaksak, toplumun varolduğu halden memnuniyetsizliği dile getiren ve bunu el yordamıyla, her türlü ideolojik baskı ve rıza elde etme usulleri altında yapmaya çalışan, buna rağmen yeni bir şey söylemeye çalışan hareketlerde değil; devleti, yargıyı, polisi ve de bilumum kontrol ve gözetleme aracını elinde tutan merkezi iktidarda aramak daha mantıklıdır; her şeyden önce daha hakkaniyetlidir.
Başka bir ifadeyle, muhayyel bir solcu kitleyi suçlamak için kullanılan "bu solcular steril bir AKP istiyorlar; halbuki AKP iş yapıyor, tabii ki hataları olacak" argümanı karşısında "evet, her günahı örtülen bir devletleşmiş-AKP istemiyorum; evet, iktidarda olduğu için, steril bir AKP istiyorum" demenin; buna karşılık, yüzyıldır baskıya uğramış ve nihayet kendini anlatmaya çalışan bir kitlenin hareketinin “steril olmama hakkı”nın daha meşru olduğunu düşünüyorum.
100 yılın berisinde, son 30 yıldır “delirtilmiş” bir toplumdan çıkan HDP hareketinin hem Kürt halkını hem de Türkiye’yi iyileştirme potansiyeli taşıdığını düşünüyorum. Demirtaş gibi iki halk arasında nihayet köprü kurmayı başarmış bir adam vasıtasıyla bunun sağlanabileceğini, bu yüzden onu ve hareketini korumak; daha da önemlisi “doğudan yükselen ışığa” yüzümüzü dönmek gerekiyor.
FERHAT KENTEL / HABERDAR
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020