Hasan ÖZTÜRK
Her akşam, küçük kulübesini aydınlatmak için, yağ kandili yakardı. Bu akşam, gaz lambasını yakacaktı. Gözü iyi görmediğinden, lambanın fitilini bitişik evde oturan gelinine kestirmiş, kendisi de camını silmeye uğraşıyordu. Lamba şişesinin içine hohlayıp, elindeki bezle sisli camı parlatmak için işaret parmağıyla bezi iç yüzeyinde döndürüyordu. Bu akşam, her zamankinden daha güzel olmasını istiyordu kulübesinin...
Atike Nine, seksenini geçmişti. Başına bağladığı siyah desenli beyaz yemenisinin kenarlarından, pamuk gibi ak saçları görünüyordu. Hiç dişi kalmamıştı ağzında. Tek göz odalı kerpiç kulübesinde yalnız yaşıyordu. Kulübesinin bitişiğinde oturan oğlunun evinde pişen, ona da düşerdi...
Çok çekmişti Kurtuluş Savaşı’nda. Köylerini yakıp yıkan düşmanlar, kocasını da kurşuna dizmişlerdi. İstanbul’da göçmen olarak aç susuz yaşamıştı yıllarca. Köylerine döndüklerinde oğulları bu küçük kulübeyi yapıvermişlerdi ona. Bir tek küçük penceresi bulunan bu evde; iki hasır, hasırların üstünde de yüzleri solmuş, eski şilteler seriliydi. Evin bir köşesinde duran yer yatağı dürülmüş, üstüne yastık ve iki yorgan düzgünce katlanıp konmuştu. Hepsinin üstü, yatak çarşafıyla güzelce kapatılmıştı. Bir sergende dizili birkaç bakır sahan ve bir tencere, bir kaç tahta kaşıktan oluşuyordu mutfak gereçleri. Betondan yapılmış küçük bir suluğun üstünde bir kova ve bir yanı kesilip ağız açılmış, maşrapa yerine kullanılan su kabağı vardı; bir de kenardaki eski tahta sandık. Evinin tüm eşyası bu kadardı...
Durumundan yakınmazdı Nine. Ne var ki, bu son zamanlarda buruklaşmıştı biraz. Köyde, Yazıcı’ların Mustafa, “radyo” diye bir şey almıştı. Eski tadı kalmamıştı köyün. O, bu yörenin en iyi masalcısıydı. Her akşam bu küçük kulübesine doluşan çocuklara
masal anlatır, hiç yalnız kalmazdı. Şimdi ise, radyo dinlemeye gidiyordu herkes. “Radyoda yapılan oyunlar daha güzel” diyordu çocuklar. Hele, Hamiyet Yüceses şarkı söylediğinde büyük küçük herkes, Yazıcı’ların evine doluşuyordu... Kendisi de gitmişti bir akşam Hamiyet’i dinlemeye. “Radyo” dedikleri biraz süslü, büyükçe bir tahta kutudan başka bir şey değildi. Nasıl dinliyordu onu çocuklar, şaşırıp kalmıştı. İnsanın yerini nasıl tutardı ki bu kutu. Yazıcı’ların gelini: “Kaynatam en iyisinden almış, başkalarının radyosunda erkekler şarkı söylerken, bizim radyoda hep kadınlar söylüyor.” demişti. Bunu söylerken de pek havalıydı gelin...
Radyonun bataryası bittiğinden, çocuklar masal dinlemeye geleceklerdi bu akşam. Küçük kulübesini daha çekici yapmak için, her akşamki gibi kandil yakmayıp, gaz lambası yakacaktı. Şişeyi takıp lambayı yaktıktan sonra, ocağa büyük bir zeytin kütüğü attı. Masalı kesip ocakla uğraşmak istemiyordu. Kalkıp, eski sandığını açtı, kuru incir çıkardı çocuklar için. Dışarıda yağan karı düşünüp kaygılandı. Hava soğuk diye anneleri göndermeyebilirlerdi çocukların bazılarını... Cino’ların köpeği havladığında Nine’nin içine bir sevinç doldu. Uzak evlerde oturan çocuklar gelirken oradan geçerlerdi. Köpek, bir şey yapmazdı çocuklara ama havlamadan da duramazdı... Uzaktaki çocuklar geldiğine göre sorun yoktu. Bitişikteki ve bir bahçe ötedeki torunları, nasıl olsa gelirlerdi...
Kimisinin boynu armut sapı gibi, kimsinin yüzü enik yalasa doyacak denli kirli, çoğunun giysileri yamalı, ayaklarında burunları delinmiş el örmesi yün çoraplarıyla; çoğunun gıdasızlıktan yüzlerinin kanı çekilmiş, üçü kız, dördü oğlan tam yedi çocuk sarmıştı Nine’nin çevresini. Şemsi’yi bekliyorlardı. “Ben gelmeden başlamayın sakın” diye haber göndermişti. Emine, Şemsi’yi beklerken geçen zamanı değerlendirmek istemişti:
“Nine, çeneni burnuna değdirsene” dedi.
Bu becerisini, her zaman kendini biraz ağıra satarak yapan Nine, bu kez hemencecik yaptı. Burnu çenesine değdiğinde de, çocuklar sevinç çığlıkları attılar. Bu akşam, çocuklar ne isterlerse yapabilirdi. Bu “radyo” denen şey, masal anlatmasına engel olmuş; hem de uzun kış gecelerinde yapayalnız bırakmıştı onu bu küçük kulübesinde. Masalcı Nine’ydi o. Yarım asırdır durmadan masal anlatıyordu. O, bu yörenin tartışmasız en büyük masalcısı Hacer Nine’den el almıştı. Kendisi kadar masal bilen hiç kimse yoktu köyde. Bu becerisini herkes bilirdi. Masalsız kış gecesi düşünemezdi Nine; öyle görmüş, öyle yaşamıştı...
Şemsi, annesiyle birlikte geldi. Annesi, Nine’nin torunuydu. Oğlunu bu karda kışta yalnız göndermek istememişti. Şemsi gelir gelmez, çenesini burnuna değirmesini istemişti Nine’den. O, ikinci kez gelen isteği de yerine getirirken, Şemsi de ağzında hiç diş kalmamış Nine gibi, çenesini burnuna değirmeye çalışıyordu... İlkin, sandığından çıkardığı kuru incirleri verdi çocuklara. Sonra da birinci masalına başladı:
“Bir varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken... Eski hamamın tası yok, peştamalın ortası yok, bu yalanın ötesi yok... ‘Hu’ demeyenin başı kel olsun.”
Çocuklar hep bir ağızdan: “Huuu” dediler.
Nine: “Ben kirleteyim sen yuuu.” dedi.
Bu kısa tekerleme ve aldatmacadan sonra masalına başladı:
“Zengin bir tüccar varmış. Mısır’a mal almaya gidiyormuş. Bu adamın üç kızı...”
Çocukların içinde en büyükleri olan Emine, Nine’nin sözünü kesti:
“Telli Top... Daha önce anlatmıştın bu masalı.”
Diğer çocuklar da Emine’ye katıldılar ve başka masal anlatmasını istediler. Böyle bir şey ilk kez geliyordu başına. Her zaman aynı masalları defalarca anlatır, çocuklar hiç ses çıkarmadan dinlerlerdi. Önemli olan masalı güzel anlatabilmekti. Bu işi de en iyi kendisi yapardı. Ağzından bal damlardı masal anlatırken. Çocuklar kırılmasın, yine gelsinler diye, en az anlattığı masallardan birine başladı:
“Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, temiz yürekli bir çiftçi, bir de bunun karısı varmış. Bunların hiç çocukları...”
Fehmi, bağırarak kesti Nine’nin sözünü:
“Eşek Kafası, bunu da anlatmıştın daha önce. Başka masal anlat.”
Diğer çocuklar da uydular Fehmi’nin isteğine. Ne yapacağını şaşırmıştı Nine. Düşünmeye başladı. Kızmamaya çalışıyordu çocuklara. Bir yandan niye böyle davrandıklarını düşünüyor, bir yandan da uzun süredir anlatmadığı bir masal çıkarmaya çalışıyordu dağarından. “Bunu bilemezler” diye geçirdi içinden ve başladı anlatmaya:
“Bir varmış bir yokmuş. Padişahın bir oğlu varmış. Bir gün babasına demiş ki: Babacığım, ben şöyle bir dünyayı dolaşmaya çıkacağım. Bana izin ver...”
Bu kez de, zayıflıktan armut sapı gibi boynunun üzerindeki başını Nine’sine doğru uzatan Hasan atıldı:
“Deli Göcök... Bunu da biliyoruz biz.”
“Susun da anlatsın kadın” diye söze girdi Şemsi’nin annesi.
“Olmaz” dedi, Emine. “Hep aynı masal dinlenmez...”
Diğer çocuklar da ona katıldılar.
“Bilinmeyen masalı nerden bulayım, çocuklar?”
“Bilmiyorsan anlatma” dedi, Abdullah.
“Radyoda hep değişik şeyler anlatıyorlar ama” dedi, Şemsi.
Nine, kafasında çakan şimşeğin etkisiyle sarsıldı. Ancak şimdi anlayabilmişti çocukların huysuzluğunu... Duruma bakılırsa, “Radyo icat olmuş, mertlik bozulmuştu.” “Gidin radyo dinleyin öyleyse” dese, çocuklar gidecek, kendisi de bundan sonra masal anlatamayacak, hem de akşamları kapısını çalan kimse olmayacaktı. Ne yapmalıyım bu durumda diye düşündü. “Bir kaç masaldan bölümler alıp yeni bir masal yapabilirim belki” diye geçirdi içinden...
“Bunu da bilin de göreyim bakayım?” dedi ve anlatmaya başladı:
“Bir gün, adamın biri yolunun üstünde, her yanı çevrilmiş çok üzümlü bir bağa rastlamış.”
Şemsi, incecik sesiyle kulübeyi çınlatırcasına bağırdı:
“Böyle masal yok. Kıçından uyduruyo Nine’m.”
Annesi onu kolundan çekerek susturdu. Faruk girdi araya:
“Var. Tilki masalını anlatıyo, ama ortasından.”
“Dinlemezseniz bir daha masal filan yok size. Dinleyin bakalım Nine’nizi.” dedi, Şemsi’nin annesi.
Bir anlık suskunluktan sonra Nine, anlatmaya başladı yeniden:
“Bakmış bağda bir kocakarı var. Koca ana demiş, şurada bir kedi var dövsene?”
Masalın burasında Fehmi atıldı:
“Tilki’den, Kuyruğu Zilli Tilki’ye geçti.”
“Sus bakayım. Döverim.” dedi, Şemsi’nin annesi. Çocuk susunca Nine, masalını sürdürdü:
“Kocakarı Tilki’ye, ‘sen yılanı karşı kuyuya götür, ben de kediyi döveyim’ demiş.”
“Şimdi de, Tilki ile Yılan’a geçti Nine” dedi, Yüksel.
“Bunu da biliyorsunuz demek. Bu anlattığımı da bilebilirseniz bundan sonra size masal anlatmam. Radyo dinlersiniz bol bol. Bilemezseniz, yarın akşam gine gelirsiniz masal dinlemeye. Tamam mı?”
“Tamam” dediler, hepsi birden.
Nine’ye belli etmemeye çalışarak birbirlerine bakıp gülüyorlardı...
Hepsi, Nine’yi bekliyordu. Bir yandan da, anlatılan masalı ilkin bilip Nine’yi kim susturacak diye bekliyorlardı...
Nine, bir an düşünüp kafasında toparladı anlatacaklarını. Bu sırada, belki on, belki de yirmi çakal, köyün yaslandığı dağların yamaçlarında durmadan uluyorlardı. Pencerenin perdesi aralıktı. Gözünü perdenin aralığına dikip, dışarıdaki karanlıklara daldı Nine...
Anlatacağı bu masalın tadını çıkarmak ister gibi bir hali vardı:
“Baştan bir tekerlemeyle girelim, ondan sonra masalımıza başlayalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Eşek tellal iken, deve berber iken... Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu darıdan çokmuş... Çok demesi günahmış... Var varanın, sür sürenin... Destursuz bağa girenin sopa yemesi çokmuş.”
Çocukların hepsi, kıpır kıpır dudaklarıyla, dua okur gibi Nine’yle birlikte söylüyorlardı tekerlemeyi ve bir yandan da Nine masala başlar başlamaz ilkin kimin susturacağını düşünüp birbirlerini kolluyorlardı. Nine, tekerlemeyi bitirmiş ve sonuna gelmişti:
“Karıncaya vurdum palanı, yedi yerinden çektim kolanı... Evvelki söylediğimiz yalanı şimdi essah edelim, ağalar.”
Nine, bitirmişti uzun tekerlemesini. Çatırdayarak yanan yağlı zeytin kütüğünün koru üzerine birkaç odun attı, Şemsi’nin annesi. Daha sonra da yün örgüsünü alıp, örmeye başladı. Nine, gözünü diktiği perde aralığından karanlık kış gecesine dalıp gitmiş gibiydi. Derin bir soluk alıp, başladı masalına:
“Memleketin birinde, Deli Arif diye anılan bir adam varmış. Bir de
Arif’in Nazlı adında bir kızı varmış. Nazlı, keman kaşlı, ela gözlü ve kendisine bakan erkeklerin yüreğini hoplatacak kadar güzelmiş. Babası kızını kimselere vermeye kıyamazmış... Kızın güzelliği padişahın kulağına kadar gitmiş ve Nazlı’yı huzuruna çağırtmış. Kızı gören padişah, ona âşık olup, babasından istetmiş. Padişah, kırk gün kırk gece düğün yapıp kızla evlenmiş... Gel zaman git zaman derken, ikisi kız ikisi oğlan dört çocukları olmuş. Nazlı, çok mutlu bir yaşam sürerken ülkelerine saldıran devler, her yeri yıkıp yakmaya, önlerine geleni öldürmeye başlamışlar. Bununla da kalmamışlar, Padişahı öldürüp parçalamışlar. Devlerin elinden zor kurtulan Nazlı, dört çocuğunu alıp dağlara kaçmış. Devler, Nazlı’yla çocuklarını her yerde aramaya başlamışlar. Sonunda da bulmuşlar onları.”
-Böyle masal yok, kıçından uyduruyo Nine’m.” dedi Şemsi. Diğer çocuklar, çok etkisinde kaldıkları masalı bilemeyeceklerini anlayıp dinlemeye başladıklarından, Şemsi’yi, susturmak için azarladılar. Nine sürdürdü masalını:
“Devler, Nazlı’yla çocuklarını parçalayıp yemek için fırına atacakları sırada; gökte mavi gözlü, sarı bir kartal belirmiş. Arkasında da bir sürü kartal varmış. Kartallar devlerin üstüne saldırıp sivri gagalarını onlara saplamaya başlamışlar. Büyük bir kavga olmuş aralarında, sonunda devler korkup kaçmışlar Nazlı’ların memleketinden...”
Nine anlattıkça, çocuklar soluklarını tutup, gözlerini kırpmadan dinliyorlardı onu. Şemsi’nin annesi, çocukluğundan beri dinlediği gerçek olaylarla masalın ilişkisini kurmuştu. Kendi yaşamını masallaştırıp anlatan ninesini o da zevkle dinliyordu. Öyle de güzel anlatıyordu ki... Nine, masalın sonuna gelmişti. Gözlerini karanlıktan alıp çocuklara çevirdiğinde çok mutlu olmuştu. “Eski günlerdeki gibi” diye geçirdi içinden. Yaşamını tatlı tatlı anlatıp günümüze geldi ve sürdürdü masalını:
“Nazlı, çok sevdiği torunlarına her akşam masal anlatır, onlar da ninelerini severek dinlerlermiş. Bir gün gelmiş ki her şey değişmeye başlamış. Adamlardan biri, bir makine bulup getirmiş Nazlı Nine’nin köyüne. Bu makine, masal dinleyen çocukları çalıp götürüyormuş. Gün gelmiş, Nazlı Nine’yi dinleyen bir tek çocuk kalmamış. Makinenin sahibine gidip yalvarmış Nine. Ona: “Ne olursunuz, çaldığınız çocukları bir akşamlık olsun verin bana. Onlara son bir masal anlatayım, sonra ölsem de gam yemem.” demiş.
“Vermiş mi makinenin sahibi, çocukları?” diye sordu, Faruk.
“Evet, vermiş.” diye yanıtladı onu Nine.
“Nine ölmüş mü masalı anlattıktan sonra?” diye sordu Hasan.
Kırk yıllık masalcıydı Atike Nine, bugüne dek anlattığı masalların hepsi mutlu sonla bitmişti. Bu son masalın da böyle bitmesi gerektiğini çok iyi biliyordu.
“Hayır yavrum. Son masalı dinleyen çocuklar çok beğenmişler. Nine, onlara sandığından incir çıkarıp vermiş. Çocuklar sevinerek gitmişler evlerine.”
“Sen de bize incir versene Nine.” dedi Şemsi.
“Biraz önce yedin ya oğlum?” diyerek çıkıştı ona annesi.
“Ver, ver” dedi torununa Nine. Sandıkta ne kadar incir varsa ver de yesin çocuklar.”
Şemsi’nin annesi, sandığı açarak incirlerden bir kısmını verdi çocuklara. Nine, hepsini vermesini söyledi ona yeniden. Çocuklar, ağızlarını şapırdatarak yediler tüm incirleri. Daha sonra da kalkıp, yalana yalana gittiler...
Hasan, evlerine gelince, annesi, yalnız kalan Nine’ye o akşam yaptığı aşureden bir kâse doldurup götürdü. Gelini, kapıyı açıp içeriye girdiğinde Nine’yi sırtüstü uzanmış yatarken gördü. Lamba yanık, yatak da serili değildi.
“Anne” diye seslendi.
Ses alamadı. Yanına gittiğinde Nine’nin gözleri kapalıydı. Mutlu bir gülümseme vardı yüzünde. Gelini, koşup kocasını çağırdı. Oğlu, gelip baktı annesine. “Üstünü ört” dedi karısına. Nine’nin başında Yasin okuması için, iki ev ötede oturan Zekiye Nine’yi çağırmak için dışarıya çıktı kendisi.
Kar, lapa lapa yağıyordu. Zeytin ağaçları, Nine’nin masallarını dinliyormuşçasına sessizdiler…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları
-
Zeliha AKPINARNefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı 29.12.2015 Tüm Yazıları
-
Umur COŞKUNSöz Geçmez, Top Mermisi İşlemez 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Abdülkadir Küçükbayrak“Analar ağlamasın”dan “Analarını ağlatacağız”a nasıl gelindi! 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Ekrem DUMANLIGeç kaldın ey Müslüman 17.11.2015 Tüm Yazıları
-
Semra POLATFransa'nın mülteci ayarlı bombaları 14.11.2015 Tüm Yazıları
-
Ferdan ERGUTHDP içi bir PKK eleştirisi mümkün müdür? 12.11.2015 Tüm Yazıları
-
Nejat ERDİMIŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE! 22.07.2015 Tüm Yazıları
-
Mazlum ÇETİNKAYAEşitlik yoksa kardeşlik de yok! 26.06.2015 Tüm Yazıları
-
Hakan DEMİRCANKoalisyon hava durumu 3 21.06.2015 Tüm Yazıları
-
Tuncay TOPCamide propaganda ve ucuz taşra siyasetçiliği 27.05.2015 Tüm Yazıları
-
Mithat SANCARİnkarın bedeli 30.04.2015 Tüm Yazıları
-
Bülent KARATAŞBirol Başören 28.03.2015 Tüm Yazıları
-
Hasan ÖZTÜRKİLMİK İLMİK 26.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kelemet Çiğdem TÜRKMUNZUR’UN ŞİFASI 6.02.2015 Tüm Yazıları
-
Gürbüz Çimen2 Dil 1 Bavul 2.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kerem ALTANHayaller duşakabin 20.01.2015 Tüm Yazıları





























































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2015
20.12.2014
7.12.2014
16.11.2014
26.10.2014
11.10.2014
27.09.2014
14.09.2014
3.09.2014
16.08.2014