Hüseyin ÇAKIR
11 Eylül saldırısıyla birlikte, dünyayı tehdit eden küresel yeni bir düşman, “terörizm” ortaya çıkmış oldu. Hayalet gibi dolaşan, dolaştırılan terörizme İslami terör kimliği adı kondu. Müslümanlık inancı, teolojik ve siyasal olarak sorgulanmaya başlandı.
Yeni Dünya Düzeni’nin, ülkelerin karşılıklı çıkarlarını gözeten, pozitif bağımlılık ve eşit ilişki biçiminde gelişmesi bekleniyordu.
Kapitalist ve sosyalist devletlerden oluşan iki kutuplu dünyada, sosyalizmin çözülmesi/ yıkılmasıyla, dünya “kutupsuzlaştı”. Batı ve Doğu, piyasa ekonomisinde, tek pazar oldu. NATO askerî gücü yeniden yapılandırılırken, Doğu Avrupa ülkelerine doğru genişlemeye başladı. Eski sosyalist Doğu Avrupa ülkeleri AB’ye katılmaya başladı.
Batı’da gelişen, demokrasi, insan hakları, bireysel kimlik temelli özgürlükler evrensel değerlerini ülkelerin ne kadar kabul edip etmedikleri, ülkelerin demokrasi karnesi olarak kabul edilmeye başlanmıştı.
Gelişmiş ülkelerle az ve orta düzeyde gelişmiş ülkeler arasındaki eşitsizlik, ekonomik faaliyetlerdeki haksız rekabetin piyasa ekonomisi ve demokrasinin gelişmesiyle daha adil olacağı, bölgesel işbirlikleriyle, gelişmiş ülkeler karşısında güç dengesi yaratılarak… Dünya barış içinde yaşayacaktı.
Avrupa ve AB’nin, ABD’nin ekonomik gücüne karşı, denge unsuru olabileceği düşünülüyordu. Bir kutuplaşma olacaksa en güçlü ihtimal ABD ve AB olabilir tezleri ileri sürülüyordu.
Küresel boyutta, iki kutup olmayınca, askerî harcamalar kademeli olarak düşecek, silahlanma yarışına gerek kalmayacaktı. En fazla sürmekte olan bölgesel anlaşmazlıklar dolayısıyla, çatışmalar, devam eden veya yeni ortaya çıkacak iç savaşlar olabilir, bu lokal çatışmaları, sorunları Birleşmiş Milletler, arabulucu devletler devreye girerek çözer, diyordu teorisyenler.
Bir kişi, başka bir şey söyleyerek, Yeni Dünya’da başka bir çatışma ve tehlikeye dikkat çekiyordu.
İSLAMİ TEHLİKEDEN İSLAMİ TERÖRE
“Medeniyetler Çatışması” teorisi… Harvard Üniversitesi’nde görev yapan siyasal bilimler profesörüSamuel Huntington, tarafından hazırlanan makale 1993 yılında Foreing Affairs dergisinin Yaz Dönemi sayısında yayınlandı. Huntington’un bu tezi, Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” tezine karşılık olarak dünyada yeni hareketlenmelerin olacağını ve 21. yüzyılın Medeniyetler Çatışmalarına sahne olacağını öngörmekteydi.
Huntington, makalenin özünü şu şekilde özetlemektedir:
“Benim faraziyem şudur ki; bu yeni dünyada mücadelenin esas kaynağı öncelikle ideolojik ya da ekonomik olmayacak. Beşeriyet arasındaki büyük bölünmeler ve hâkim mücadele kaynağı kültürel olacak. Milli devletler, dünyadaki hadiselerin yine en güçlü aktörleri olacak fakat global politikanın asıl mücadeleleri, farklı medeniyetlere mensup grup ve milletler arasında meydana gelecek.” (Huntington, 1995:22(*))
Huntington’a göre; bundan sonra dünyadaki mücadelenin esas kaynağını ideolojik veya ekonomik faktörler değil de kültürel nedenler oluşturacaktır. Milli (ulus) devletler, az da olsa önemini yitirecek ve dünyadaki mücadelelerin temelinde, farklı medeniyetlere sahip milletler (gruplar) yer alacaktır.
Huntington, ‘Medeniyetler Çatışması’ kavramı ile önümüzdeki dönemde uluslararası ittifakların kurulmasında medeniyetlerin belirleyici olacağı ve dolayısıyla olası çatışmaların farklı medeniyetler arasında gerçekleşeceğini ifade ediyordu.
“Medeniyet kimliği, gelecekte artan bir şekilde ehemmiyet kazanacak ve dünya büyük ölçüde, belli başlı yedi veya sekiz medeniyet arasındaki etkileşimle şekillenecektir. Bunların içine Batı, Konfüçyüs, Japon, İslam, Hint, Slav-Ortodoks, Latin Amerika ve muhtemelen Afrika medeniyetleri giriyor.” (Huntıngton, 1995:27)
Tamamen masum gibi görünen bu sınıflandırmayı biraz daha dikkatlice incelenecek olursa, bu uygarlık sınıflandırmasının temelinde birtakım dinsel ayırımların olduğunu görülecektir.
Huntington, İslam ülkelerinin güçlendiğini ve Batı’nın göreli etkisinin azaldığını belirtmektedir: “Medeniyetler arasındaki güç dengesi değişmektedir. Göreli etkilik bakımından Batı gerilemekte; Asya medeniyetleri ekonomik, askerî, siyasal güçlerini genişletip yaymaktadır. İslam, Müslüman ülkeler ve komşuları için istikrarsızlığa neden olan demografik bir patlama içine girmiştir.” (Huntington, 2006:23)
İslam ülkelerindeki hızlı nüfus artışı, İslam dininin daha hızlı yayılması ve İslam ülkelerinin silahlanışı, Batı’nın İslam’ı düşman olarak görmesinde başlıca nedenler olarak gösterilebilir.
Batılılar, İslam ülkelerinin geri kalmışlığını, hızlı nüfus artışını, bu ülkelerdeki açlığı bahane ederek, bu faktörlerin, Müslümanların Batılılardan nefret etmesine neden olduğunu söylemektedirler. Çünkü Batı’da gelişmiş, modern devletlerde yaşayan zengin, aç olmayan ve insan haklarına tamamen saygılı vatandaşlar yaşamaktadır.
GÜVENLİKÇİ DEVLET POLİTİKALARI
11 Eylül 2001 Amerika’nın karabasana uğradığı, afalladığı, acizleştiği bir tarihtir. Çünkü bu tarihte Amerika, tarihinde ilk kez kendi toprakları üzerinde yabancı bir saldırıya şahit olmuştur. Üstelik ABD’nin soğuk savaş döneminde, “Yeşil Kuşak” teorisi doğrultusunda yarattığı, silahlı siyasal İslamcı örgüt(ler)kendi yarattığı kişi(ler) tarafından dünya kapitalizminin kalbi olan İkiz Kuleler, uçakla vurulmuş ve yaklaşık 3500 kişinin ölümüne neden olmuştur.
11 Eylül saldırısıyla birlikte, dünyayı tehdit eden küresel yeni bir düşman, “terörizm” ortaya çıkmış oldu. Hayalet gibi dolaşan, dolaştırılan terörizme İslami terör kimliği adı kondu. Müslümanlık inancı, teolojik ve siyasal olarak sorgulanmaya başlandı. “İslam ve demokrasi, İslam ve modernleşme” birarada olabilir mi? “Ilımlı- demokrat İslam mümkün mü?” teorik tartışmalarıyla aynı zamanda, Batı’da göçmen veya yaşayan, yaşadıkları ülkenin yurttaşı olmuş Müslümanlara potansiyel terörist olarak bakılmaya başlanılan bir döneme girildi.
Huntington’un kehaneti, gerçek olmaya başladı. Ya da Huntington’un tezleri birileri tarafından senaryolaştırılıp, İslami terörizm Batı ve Hıristiyan dünyasını küresel olarak tehdit ediyor algısı, korkuya dönüştürülmeye başlandı. 11 Eylül saldırısı sonrası ABD’nin “Güvenlikçi devlet” politikalarını, terör saldırısına uğrayan her ülke uygulamaya başladı. Özgürlük alanları daraltılırken, hayalî terör düşmanına karşı yeni silahlanma ve güvenlik konseptleri oluşturuldu.
Paris saldırısını El Kaide veya başka bir radikal silahlı siyasal İslamcı terör örgütünün intikam eylemi gibi görmenin ötesinde, Huntington’un tezlerini içine alarak bakarsak: Ekonomik, siyasi ve askerî güç olarak büyüyen Çin ve yeni eksen yaratmaya çalışan Rusya, etkisi artan Hindistan… “Medeniyetler Çatışması”na doğru gidildiğine veya bu gidişin hazırlandığına ilişkin çok sayıda emareler görülüyor. Rusya’ya, Ukrayna iç savaşı dolayısıyla uygulanan yaptırımların veçhesi değişmeye başlayabilir.
Paris saldırısıyla Avrupa yeni bir sürece doğru sürükleniyor…
Dünya artık daha az güvenlikli, Barış Güvercini’ni taşlamaya başladılar.
(*) C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 8, Sayı 1, 2007.
Twitter: @huseyincakir1
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.05.2018
13.05.2018
6.02.2018
29.04.2018
22.04.2018
8.02.2018
1.02.2018
25.03.2018
19.03.2018
11.03.2018