Zekeriya Kurşun
Geçen hafta Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ni çeşitli sektörleri temsil eden elli kişilik bir Malezyalı grup ziyaret etti. Daha doğrusu Türkiye’yi ziyaret etmek ve çeşitli sektörleri tanıyarak işbirliği yapmak isteyen heyet, sadece bir üniversitemizde bulunan Osmanlı-Malay Dünyası Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret ederek bilgi almak istediler.
MALAY DÜNYASI
Merkez yönetiminin talebi ile Türkiye’de bulunma heyecanını gözlerinden okuduğum bu gruba yaptığım konuşmanın ana hatları; Osmanlı-Malay Dünyası ilişkileri idi. Coğrafya ve tarih perspektifinden tanımlarsak; Güneydoğu Asya’da yer alan dünyanın en büyük takımadaları ve hinterlandına verilen bir isim olan Malay Dünyası günümüzdeki pek çok ülkenin ortak adıdır. Geçmişte, Açe, Johor, Cava, Sumatra, Malay, Malaka (Müslümanları) vs. isimleri ile adlandırılan ve büyük bir nüfusu barındıran bu coğrafya; sömürge asırlarının bir sonucu olarak günümüzde, Endonezya, Malezya, Singapur, Filipinler gibi siyasi coğrafyalardan meydana gelmektedir.
Tarihi, dini ve jeopolitik gerçekler, geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye’yi bu ülkeler ile yakınlaşmaya mecbur kılmaktadır. Oldukça isabetli bir karar ile atanmış olan yeni Endonezya büyükelçimiz Mahmud Erol Kılıç, Yeni Şafak’taki veda yazısında belirttiği gibi; “Müslümanların sadece Ortadoğu’dan ibaret olmadığını” düşünerek, bu dünya ile yakın ilişkilerin geliştirilmesi büyük bir zorunluluk arz etmektedir. Nitekim Orta, Güney ve Güney-Doğu Asya’da bu ilişkilere hazır bir dünya Türkiye’yi beklemektedir.
TABİİ MÜTTEFİKLİKTEN STRATEJİK ORTAKLIĞA
Malezyalı misafirlere yaptığım konuşmada vurguladığım gibi, aynı kıtaya mensubiyetin getirdiği jeopolitik mecburiyet Türkiye’yi Güneydoğu Asya ile yakınlaştırmaktadır. Türkler ile Malay dünyası İslamiyet’i hemen hemen aynı asırlarda benimseyerek, hala aynı müşterek heyecanı duymaları da ilişkilerin tarihi altyapısını hazırlayan önemli bir unsurdur. Osmanlı- Malay Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ilgi alanında olan, Osmanlı-Malay ilişkilerinin belgelenen varlığı da yeni ilişkiler için teşvik edici bir diğer husustur.
Bu konuda -az da olsa- Türkiye’de bazı araştırmalar yapılmıştır. Osmanlı arşivlerinden hareketle büyük ölçüde Kanuni devrinde başlayan ve zaman zaman kesintiye uğrasa da Osmanlı devletinin sonuna kadar devam eden ilişkiler çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Nitekim bu çalışmaların sonuncusu da Mehmet Özay’ın kaleme aldığı ve adı geçen Merkez’in yayınları arasından Nisan 2018’de çıkan Açe Darüsselam Sultanlığı başlıklı kitaptır. Ülkemizde oldukça sınırlı sayıda yapılan bu araştırmalar, Osmanlı Devleti’nin Hint Okyanusu ve Malay dünyasına olan ilgisinden bahsetmekte ve kurduğu ilişkileri belgeleyerek bize yeni ilişkilerin tarihi zeminini hazırlamaktadır. Oysa işin dikkat çekilmesi gereken ve -konuşmamda ele aldığım- stratejik önemi olan bir yönü daha bulunmaktadır.
Osmanlı Devleti 16. Yüzyıl’da büyük bir dağınıklık içine girmiş olan İslam dünyasının lideri olabilmek için dönemin en büyük emperyal gücü olan ve sömürgeciliği başlatan Portekiz ile yüzleşmek zorundaydı. Nitekim önce Kuzey Afrika, ardından Kızıldeniz ve Basra Körfezi’ndeki Portekiz tehdidini ortadan kaldıran Osmanlı Devleti, İslam dünyasının liderliğini üstlenirken, tabii olarak Güneydoğu Asya Müslümanlarını da stratejik ortak olarak benimsemişti. Zira onlar, Portekiz tehdidi ve işgali ile daha önce karşılaşmışlardı. Hatta uzun zamandan beri Portekizlilere karşı verdikleri mücadele dolaylı olarak Osmanlı Devletinin işini kolaylaştırmış ve iki tarafı aynı hedefte birleştirerek, tabii stratejik müttefik yapmıştır.
Birlikte olduğum Malezyalı grup üyelerinin çoğu ilk defa Türkiye’ye gelmenin heyecanını yaşıyor ve yukarıdaki çerçevede anlattıklarımı ilgi ile dinliyorlardı. Sordukları dikkatli ve özenli sorulardan Türkiye ile vizyon birliğine sahip olduklarını gösteriyordu. Sosyal alanlardan mühendisliğe kadar çeşitli sektörleri temsil eden grup üyeleri samimi bir yaklaşımla Türkiye’nin tarihini merak ettikleri kadar, son zamanlarda yaşanan sorunları da kendilerine dert edinmişlerdi. Türkiye’de yaşanan dolar krizi ile Türkiye-ABD ilişkilerinin geldiği noktaları ülkelerinde yakından takip ettikleri anlaşılıyordu. Müşterek bir vizyon ile işbirliğinin önemine dikkatleri çeken Malezyalı grubun samimiyeti sorgulanmayacak kadar açık ve net idi. Aslında bu grup bir araya geldiğimiz ilk Malezyalı topluluk değildi. Geçen yıl da başka bir grup, üniversitemizin Fatih Dönemi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyarete gelmişlerdi. Ancak gelmeden önce ülkelerinde, Fatih Sultan Mehmed’in “yetişmesi, eğitimi, kişiliği, liderlik vasıfları” ve en önemlisi bu özelliklerin bugün lider yetiştirmek için model olup, olamayacağına dair bir eğitim semineri yaparak, vardıkları sonuçları Türkiye’de test etmek istemişlerdi.
Özetle, Türkiye’nin dünyada, özellikle de İslam dünyasında doğrudan ve dolaylı pek çok stratejik müttefikleri vardır. Başka bir ifade ile NATO gibi zorunlu ortaklıkların dışında, onlarca gönüllü ortaklıkları bulunmaktadır. Bugün içinden geçmekte olduğumuz süreci bu gönüllü stratejik ortaklıkları daha profesyonelce aktif hale getirerek, kuracağımız yeni ilişkiler ile atlatabileceğimizde kuşku yoktur. Ancak bunun için bilgi ve beceri gerekmektedir. Bilgi üretim merkezleri Üniversiteler olmalıdır. Burada üretilecek bilgi de gözardı edilmeden siyasilerin ve diplomatların elinde bir beceriye dönüştürülmelidir. Eğitim-öğretimin başladığı şu günlerde üniversitelerimiz İslam dünyası konusunda daha fazla bilgi üretmek için sorumluluklarını hatırlamalı, siyaset de ortaya çıkan sonuçları dikkate alarak kararlarına yansıtmalıdır.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018