İbrahim Kahveci
Kaybettiren zafer… Ya da Pirus zaferi.
Zafer kazanmış gibi görünseniz de aslında kaybetmişsinizdir. Makedon Kralı Romalılar ile öyle bir savaşır ve zafer kazanır ki; ama kayıplarının fazlalığından bir daha savaşacak gücü kalmamıştır. O nedenle bu tür zaferlere kaybettiren zafer denilir.
Kaybettiren büyüme nasıl olur ya da daha çok para kazanırken fakirliğin artışını nasıl başarırsınız? İşte bunu da bize AK Parti iktidarı bize gösterdi.
Gelin beraber bakalım.
2021 yılında GSYH 7 trilyon 434 milyar TL ediyor. Bunun dolar olarak karşılığı ise 834 milyar 494 milyon dolardır. 2021 yılında kişi başına gelirimiz 9.901 $ etmektedir.
2025 yılı III: çeyrekte (2024 yılı III: çeyrekten sonra yıllık rakam) GSYH 57 trilyon 630 milyar liraya yükselmiştir. Bunun dolar olarak karşılığı ise 1 trilyon 537 milyar 899 milyon dolar etmektedir. Buna göre kişi başına gelirimiz 17.924 $ etmektedir.
Not edin: Dolar bazında ulusal gelirimiz 4 yılda yüzde 84,3 artmıştır.
Peki, burada kilit soru şu: Ulusal gelirimiz dolar bazında nerede ise ikiye katlanırken refahımız artmış mıdır? Hadi diyelim ki refahımız yüzde 84 değil de yüzde 50 artmış mıdır?
Gelin başka bir hesapla duruma bakalım:
Türk-İş her ay “Açlık Sınırı” adı altında 4 kişilik bir ailenin gıda giderini açıklıyor. 2021 yılında bir yıllık gıda gideri için gereken para 4.082 $ ediyormuş. Bir kişinin tek başına ulusal gelir kadar para kazandığını kabul edelim. Bu durumda 2021 yılının tamamında 9.901 $ kazanıyor. Ve evine gıda harcaması olarak açlık sınırı kadar olan 4.082 $ harcıyor. Geriye kalan para (5.819 $) ise açlık sınırının 1,43 katı kadardır.
Gelelim 2025 yılının III: çeyreğine… Tabi burada da son 12 aylık veri alıyoruz.
Kişi başına gelirimiz 17.924 $ ediyor. Lakin bir yıllık gıda için harcayacağımız para da 7.637 $ seviyesine yükselmiştir. Çünkü gıda fiyatları dolar bazında %87,1 artış göstermiş… Böylece zorunlu gıda harcaması dışında elimizde kalan para (10.287 $) açlık sınırının 1,35 katına karşılık gelmektedir.
Dikkat ederseniz 2021 yılında kalan para gıda harcamasının 1,43 katı iken şimdi 1,35 katına düşmüştür.
Yani gıda fiyatlarına göre zenginleşmediğimiz gibi küçük bir oran bile olsa fakirleşmiş olduk.
Biraz daha değişik yoldan izah etmeye çalışayım: Dolar bazında kişi başına gelirimiz tam olarak yüzde 81,0 artmıştır. Hatta TUIK’in verdiği reel fiyatları ölçen sabit fiyatlara göre de kişi başına gelirimiz yüzde 15,4 artmış gözükmektedir. Lakin Türk-İŞ’in açıkladığı gıda fiyatlarına göre ise refahımız yüzde 4,5 oranında azalmıştır.
Kazanıyor görülürken fakirleşmek işte tam budur.
Tabi ki bir de gelir dağılımı sorunundan bakmak gerekiyor. Yani kazanılanın da kimler arasında nasıl paylaşıldığı meselesi. 2021 “Nass Ekonomi Modeli” ile gelir dağılımının felaket düzeyde bozulduğunu hesap ettiğimizde alt gelir gruplarının feryadını daha iyi anlamış oluyoruz.
Şimdi ne olacak veya ne oluyor?
Ekranlarda ülke yönetimi ekonomimizin nasıl iyiye gittiğinden bahsedecek. Kişi başına gelirimizin 18 bin dolarlara dayandığını anlatacaklar… Ve siz de öylece ağzınız açık seyredeceksiniz.
Afiyet olsun.

Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
31.12.2025
29.12.2025