Lale KEMAL
CHP seçim startını Doğu’dan verdi
20.01.2013
2831
Çin Komünist Partisi, hem devleti hem de tek partili yönetimi temsil eden çift şapkalı bir yapı. Çin, ekonomide liberalleşme sayesinde bugün ABD’ye rakip olma yolunda ilerlerken demokratik siyasete kapıları kapatmış bir ülke. Öyleki, devletin ekonomide daha fazla rol almasını isteyen liberal ekonomi karşıtı ve parti ileri geleni Bo Xilai ve taraftarları tasfiye edilmekle kalmayıp nerede olduğu bilinmeyen evde göz hapsine alındılar. Bu da Çin’in, karşıt fikirleri, demokratik siyaset yoluyla değil komünizmin sert gücü ile baskılamaya devam ettiğinin bir diğer örneği. Çin’in liberal yüzü ise kendisini, dünyaca ünlü ürünlerin taklitlerini ürettiği için çakma ünvanından artık kurtulmaya yüz tuttuğu yüksek teknoloji ürün üretimine çoktandır geçmesiyle de gösterir olmuş.Çin’de, ülkenin yönetiminde söz sahibi 9 kişilik ÇKP Politbürosu Daimi Komitesi’nin geçen yılki seçimi sürecinde, ülkede siyasi gerilim tırmanmış ve Arap Baharı’nın kendilerine de sirayet edeceğinden korkan Çin yönetimi, ülkede adeta sıkıyönetimi anımsatan sert tedbirler almıştı. Politbüro artık seçildi ve sular duruldu gibi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki kalabalık gazeteci ve işadamı heyetinin kısaca ÇKP diyeceğimz Çin Komünist Partisi’nin davetlisi olarak, 14-18 ocak tarihleri arasında 27 saati havada geçmek üzere 8 günlük ve üç kenti kapsayan Çin gezisi işte böyle bir arka planda gerçekleşti. ÇKP, Kılıçdaroğlu ve heyetine devlet protokolü uyguladı ve geleceğin güçlü başbakan adayları arasında gösterilen şahsiyetler dahil üst düzey kabul gördü.
Askeri ve ekonomik alanda dünyanın bu yükselen gücü ne yazıkki “biri bizi gözetliyor” psikolojisinden kurtulamamış, gazeteciler olarak bırakın ÇKP binalarının içine girmeyi Kılıçdaroğlu’nun, parti ileri gelenleriyle görüşme yapmak üzere gittiği binaların giriş kapılarında basına açıklama yapması bile kabul edilmedi.
Efsanevi lider Mao Ze Tung’un ülkesi komünist Çin’den, CHP Lideri olarak Kılıçdaroğlu’nun da etkilenmemiş olması beklenemezdi. Kılıçdaroğlu, ülkenin ticari merkezi Şangay şehrinde ÇKP’nin birinci Ulusal Kongresi’nin yapıldığı binayı ve Mao ve arkadaşlarının, partinin kuruluşunu ilan ettikleri odanın havasından etkilenmiş olmalı ki gezinin son durağı Urumçi’de, Sincan üniversitesinden fahri doktora ünvanı aldıktan sonra yaptığı konuşmada konukları “Yoldaşlarım” diye selamlamayı ihmal etmedi. Gerçi Kılıçdaroğlu, Ankara’daki parti kongrelerinde de komünizmin retoriği yoldaşlarım şeklindeki hitabeti ile biliniyor.
Doğudan seçim startı
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin, bir süredir yurt dışına açılma politikası izlediği gözleniyor. Ancak CHP’nin, Çin ziyaretine, adeta iktidara soyunan ve başbakanlığa Kılıçdaroğlu’nun geleceği varsayımıyla çıktığının pekçok işareti vardı. Kılıçdaroğlu, başbakanların mutad olduğu üzere yaptığı gibi beraberinde 40’a yakın işadamının yanısıra hemen hemen tüm gazetelerin temsilcileri ile televizyonlardan muhabirlerin de katılımıyla kalabalık bir heyetle bu zorlu Çin yolculuğuna çıkmıştı. Zorlu diyorum zira, başkent Pekin, Şangay ve son olarak da Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan özerk bölgesi başkenti Urumçi’yi de kapsayan bu 8 günlük ziyaretin 27 saati havada geçti. CHP, Çin ziyaretini görünür kılmak için başarılı bir medya propogandası çerçevesinde çok sayıda gazeteciyi de yanına almıştı.Partililer, “Kılıçdaroğlu başbakanlığa mı soyunuyor” şeklindeki esprili sorularımıza “İnşallah” yanıtı vererek karşılık veriyorlardı. Kılıçdaroğlu, başbakanlar ya da cumhurbaşkanları gibi fahri doktora ünvanı alınca yine partililer “Başkanımıza da çok yakıştı” yorumlarını yapıyorlardı.
Mesajlar ümit verici değil
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, önümüzdeki 2014 yerel ve 2015 genel seçimlerine iktidar yürüyüşü havasında seçim startını dünyanın yükselen gücü Çin’den yani Doğu’dan vermiş olması “CHP ne kadar yeni” sorularını da akıllara getirmiyor değil. Ama nihayetinde, ana muhalefet CHP’nin, AK Parti’nin aktif olduğu dış dünya ile teması başlatmış olması Türkiye açısından pozitif bir gelişme olarak okunmalı.Ne varki, bizler Çin’deyken Türkiye’de, PKK mensubu üç kadının Paris’te infaz edilmesi sonrası CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, bu kişilerden PKK kurucularından Sakine Cansız’ın ailesine taziye ziyaretinde bulunması ve sonrasında Türkiye’ye getirilen cenazelerin Diyarbakır’da olaysız bir anma töreninden sonra defnedilmeleriyle devam eden süreç yaşanıyordu. Bu sürecin arka planında ise hükümetin talimatıyla MİT’in İmralı’da Abdullah Öcalan ile birkaç aydır başlattığı görüşmeler vardı.
Aygün meselesi, ister istemez gündeme damgasını vurmuş, CHP’nin Çin ziyaretini biraz gölgede bırakmıştı. Kılıçdaroğlu, Aygün’ü partinin ilke ve kurallarına uymaya davet ediyor ve Cansız’ın taziye ziyaretine gitmiş olmasına sert tepki veriyordu. Kılıçdaroğlu’nun, Çin’den yaptığı bu açıklamaları Ankara’dan da duyulmasına rağmen parti sözcülerinin Aygün’e sert tepkiler yöneltmeye devam etmeleri ironik biçimde CHP’nin, parçalı halini pekiştirir nitelikteydi.
Kılıçdaroğlu’nun, Diyarbakır’daki cenaze töreninin olaysız geçmesini memnuniyet verici bulmakla birlikte Aygün’ün, bireysel olarak yaptığını söylediği taziye ziyaretine sert tepkisi, barış sürecine destek açıklamalarıyla ters düştü. Belki Kılıçdaroğlu, Aygün tepkisiyle parti içindeki ulusalcı tabana da mesaj veriyordu ama yeni CHP’nin, eski CHP savunucularına göz kırparak artık bir seçim zaferine de ulaşamayacağı anlaşılıyordu. Daha da önemlisi CHP’nin, herkese göz kırpma biçimindeki ikircikli yapısıyla barış sürecine olası katkısı da sorgulanır nitelikte. Üstelik de bizzat Kürtlerin, Cansız ve arkadaşlarının cenaze törenini olaysız gerçekleştirerek İmralı sürecine güçlü destek verdikleri bir sırada.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016