Ayhan ONGUN
Baharın kendisini hissettirdiği, ağaçların çiçek açtığı bir Bodrum sabahında bahçede çalışmak ayrı bir huzur veriyor insana.
Birkaç gün yağan yağmur sonrası hazır toprak da yumuşamış iken bahçeyi gereksiz otlardan temizlemenin tam zamanıydı.
Evin arka tarafına uzanan küçük bahçede birkaç limon, mandalina ağacıyla daha yeni dikilmiş şeftali, ceviz, yenidünya fidanı ve ön bölümde de begonvil, gül ve kır çiçekleri vardı.
Bunların arasına ekilen çeşitli sebzeler bahçeye ayrı bir güzellik katıyor ancak kış boyunca bahçeyi sarmış yabani otlar ağaçlara nefes aldırmıyordu.
Bahçe işlerinden pek anlamasam da toprakla uğraşmak müthiş derece de sinirleri yatıştırıyor, stresten kurtarıyor, bir anlamda terapi gibi geliyor.
Toprak yumuşak olunca bazıları neredeyse ağaçların boyuna ulaşmış otları sökmek kolay oluyor da iş ayrık otlarına gelince, eğilip onları kökünden sökmek insanı hem yoruyor, hem de zorluyor.
Kır çiçeklerinin arasına gizlenmiş, toprağa kök salmış bu ayrık otları hem diğer bitkilerin büyümesini engelliyor, hem de görüntüyü bozuyor.
Isırgan otları elimi yaksa da, eldiven kullanmadığım için parmaklarımda sıyrıklar oluşsa da ısrarla ve inatla bahçedeki tüm ayrık otlarını temizledim.
Ardından yıkanıp, giyindikten sonra bir kahve içmek için televizyonu açmış bulundum.
Bahçeden yayılan toprak kokusuna karışan bahar çiçeklerinin kokusu da, içtiğim kahvenin tadı da yok oldu gitti.
Hangi kanala geçsem, siyasetin o kirli polemikleri, kin ve nefret içeren açıklamalar ikiyüzlü politikacılar, yeniden beni baharın o güzel, umut dolu havasından aldı, sevgisizliğin, düşmanlığın karanlık girdaplarına sürükledi.
Kim barış istiyor, kim demokrasi ve özgürlüklerden yana belli değil.
Ortalık toz duman
Seçimlere şunun şurasında iki ay gibi bir süre kalmış.
Ortada ne sosyal, ekonomik, toplumsal projeler, ne de geleceğe ilişkin umut veren, demokratik bir Türkiye özlemine karşılık gelecek açıklamalar var.
Toplumsal uzlaşı kültürünün olmadığı, barışı istemenin bile suç sayıldığı, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygı ve tahammül ortamının yok edildiği, yeni kutuplaşmalar ve ayrımcı politikaların, yapay gerginliklerin öne çıkarıldığı bir ülkede;
Başkanlık hedefini tek gündem maddesi haline getirmiş, giderek uzlaşma kültüründen uzaklaşan bir cumhurbaşkanı,
Cumhurbaşkanıyla ters düşmemek adına bir yandan muhalefetin, diğer yandan İmralı ve Kandil’in baskıları altında bunalmış bir hükümet,
İktidar partisi içinde egemenlik alanı kapmak için kıyasıya mücadele eden farklı güç odaklarının ve etkili çevrelerin sadık adamları,
Yeni bir şeyler söyleme becerisini gösteremeyen, politik doğrultuları şaşmış, nerede durduğunu kendisi de bilemeyen, ekseni kaymış, en önemlisi iktidar hedefi ve umudu olmayan bir muhalefet,
Her türlü imkan ve fırsatı kullanarak toplumu kendi amaçlarına göre dizayn etmeye çalışan sermaye çevreleri,
Emperyalist niyet ve amaçları uğruna dünyayı bir kan gölüne çevirmekten kaçınmayan, yeni enerji kaynakları yaratmak için sürekli iç savaş ve etnik çatışmaları körükleyen küresel güçler……..
Bir de bizim evin arka bahçesini sarmış ayrık otları.
Düşünüyorum da bir koca çiçek bahçesi gibi hayal ettiğimiz ülkemizin her yerini de ayrık otları bürümüş.
Öylesine de kök salmışlar ki, başka canlıların, başka fikirlerin yeşermesine, büyümesine de imkan vermiyorlar.
Biraz zor oluyor, elimizi yaralıyor, kanatıyor kimi zaman; ama başka türlü de kurtulmak mümkün değil, yaşamımızı zehir eden bu ayrık otlarından.
Üstelik de havalar ısınmaya başladı, bereketli yağmurlar toprağı yumuşattı.
Her renk çiçekler sarmaya başladı etrafımızı.
Şimdi tam da bu güzel kokuları içimize çekmenin, bahar havasını solumanın zamanıdır.
Çevresine kin ve nefret tohumları serpenlere, yaşanası bir dünya ve barış içinde bir Türkiye yerine, her fırsatta savaş çığırtkanlığı yapan sürüngenlere inat,
Kardeşlik ve dostluk şarkıları söylemenin, birlikte halay çekmenin,
Güneşli, güzel günler için, barış ve özgürlük için,
Eşit yurttaşlar olarak bir arada, barış içinde yaşamanın,
Ayrık otlarını temizlemenin tam da zamanıdır.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020