Ergun BABAHAN
Erdoğan’ın uçakla bir yerlerden dönerken yaptığı açıklama asıl düşüncesini ortaya koyuyor: 1 Mart Tezkeresi’ne hayır demek yanlıştı, Türkiye askeriyle Irak’a girmeliydi. Bunun Türkçe’si şudur: Türk Silahlı Kuvvetleri Irak’a girseydi bugün orada bir Kürt Devleti olmazdı.
O yüzden devletin, Erdoğan’ın ve AKP’nin Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere karşı çıkmalarının temelinde PYD’nin PKK ile bağlantılı olması, Öcalan’a bağlı bir siyaset olarak ortaya çıkması yatmıyor, onların da Kürt olması yatıyor. Eğer orada bağımsız bir Sünni-Arap oluşumu ortaya çıksaydı, Ankara onu davul-zurna ile karşılayacaktı.
Erdoğan’ın ve devletin Kobane’deki gelişmelere karşı tutumu bunun açık göstergesiydi. IŞİD’le komşu olmayı içine sindiren zihniyet, Kürtlerin yaşadığı bu topraklarda söz sahibi olmasını kabullenemiyordu.
IŞİD’i küresel tehdit olarak gören Amerika, Türkiye’ye rağmen devreye girince, Irak Kürdistan’ından sonra Suriye Kürdistan’ında da Kürtlerin sempatisini kazandı. Hatta, Türkiye Kürdistan’ında da...
Bütün bu gelişmeler, zaten uzun zamandır uluslararası bir sorun olan Kürt meselesini artık Türkiye’nin bir iç meselesi olmaktan tamamen çıkardı.
Ankara, Kürtlere kucak açarak bölgesel ve güçlü ittifaklar oluşturma şansını, onları dışlayarak, imha etmeyi deneyerek kaybetti. Çünkü Saray’a çıkan Erdoğan, 17-25 Aralık’ın da zorlamasıyla İttihatçı zihniyetle uzlaştı ve Türk-Sünni bir cumhuriyet hayali peşine düştü. Bunu yaparken de her gün biraz daha yalnızlaştı.
PYD meselesinde ağır sözlerle sitem ettiği Washington’dan Dışişleri Sözcüsü eliyle bir de balans ayarı aldı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, "Türkiye'nin, YPG ile ilgili endişelerini anlıyoruz. Ancak YPG, IŞİD ile mücadelede en başarılı güçlerden biri. Biz onları terörist örgüt olarak görmüyoruz ve kendilerini desteklemeyi sürdüreceğiz" cevabı verdi Erdoğan’a.
Acıklı bir durum. NATO’da müttefiksiniz. Bölgenin en büyük askeri üslerinden biri olan İncirlik dâhil, birçok hava alanınızı açmışsınız ama daha ‘düşman’ kavramında anlaşamıyorsunuz. Sizin ısrarla ‘düşman’ diye dayatmaya çalıştığınız bir halkı, Amerika ‘dost ve kahraman’ olarak niteliyor.
Rusya ise “1918’de Ermenilere yaptığımız hatayı bugün Kürtlere yapmayacağız” görüşünde. PYD bugün Moskova’da şubesini açıyor. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov, PYD ve PKK’yi terörist görmediklerini açıklıyor.
Senin yanında Suudi Arabistan ve Katar var; Kürtlerin yanında başta Amerika ve Rusya olmak üzere Batılı ülkelerin çoğunluğu. Bu koşullarda Erdoğan, Suriye’ye müdahale imasında bulunuyor, ateşli Yeni Şafak gazetesi hemen silahları kuşanıyor.
1914-1918 arasında Osmanlı’da gördüğümüz filmin kötü bir kopyası var vizyonda. Aynı maceracılık, aynı gerçeklikten kopuş, aynı imha ve inkâr siyaseti.
O siyasetin koca bir imparatorluğu ne hale getirdiğini gördük. Almanya yenildiği için biz de yenilmedik, her cephede ordular tarumar olduğu için yenildik. Eğer kazananlar ganimet paylaşım kavgasına girmese, Rusya’da devrim olmasa bu topraklar bile hayal olabilirdi. Gerçeklerden kopuşun bedeli ağırdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021