Hakan AKSAY
Seçimlerde...
Hayır, bugün siyaset yazmayacağım.
7 Haziran’da seçilecek yeni Meclis...
Yok yok, bugün pazar ve sıkıcı bir konuya girmeyeceğim.
Ama yeni dönemde milletvekillerinin...
... daha akıllı ve eğitimli olmalarını diliyorum.
Çünkü Türkiye’de siyasi mücadeleler tarihi, büyük ölçüde cahillik, aptallık, yalanlar ve her yere çekilmeye elverişli semboller üzerinden yürütülmüştür.
Siyasetler ve fikirler geri planda kalmıştır.
Neyse, dedim ya, bugün “pazar yazısı” yazacağım.
Siyaset yoook!..

* * *
Mutfak konusundan başlayalım, mesela.
Geçenlerde öğrendim ki, “Samanyolu kebap” diye bir yemek çeşidi varmış.
Çökertme kebabı gibi bir şeymiş.
İçine kuşbaşı et, yoğurt, sarımsak, üstüne de patates falan konurmuş.
Bu kebap yasaklanmış!
Yok, tabii ki siyasete girmeyeceğim bugün.
Ama 7 Haziran’daki seçimlerle yenilenecek olan TBMM’de giderayak bu kebap “sakıncalı” bulunmuş.
Sorunu gündeme getiren “şahıs” (AKP Sinop milletvekili Mehmet Ersoy), üniversite mezunu, yurtdışında yaşamış, yabancı dili var, bir sürü yerde kaymakamlık ve valilik falan yapmış.
Sonra tutmuş bir kebabın “paralelci” olmasından kuşkulanmış.
Hani adı Samanyolu ya!..
Gök biliminde bir kavramdır deseler de, külyutmaz eski Yalova Valisi gözünün yaşına bakmamış.
Ve “Samanyolu” Meclis mutfağından kovulmuş.
Dedikodulara göre “Kandil kebabı”nın kaderi de seçim sonrasında ele alınacakmış.
* * *
Olur mu öyle şey demeyin.
Olur ve olmuş(tur) zaten daha önce de.
Gençler bilmeyebilir, bilenler de unutmuş olabilir, ama tarihimizde bir “Rus salatası” meselemiz vardır.
Rus salatası çok lezzetli ve çok eskidir.
1860’larda Moskova’da Ermitaj Restoranı’nı işleten Lucien Olivieradlı Fransız yurttaşının buluşu olan bu salata, “Olivier” veya “Rus salatası” adıyla bütün dünyaya yayıldı.
1917 Bolşevik Devrimi’nden sonra Türkiye’ye kaçan Ruslar, salatayı Türk mutfağına taşıdılar.
Her şey kendi tadında gelişip giderken “soğuk savaş” rüzgârlarının ayazında kafayı üşüten siyasetçiler, Rus salatasını yasaklamayı düşündüler, ama midelerine ihanet edemediklerinden bunu yapamadılar.
Kurnaz bir hamleyle adını “Amerikan salatası” olarak değiştirdiler.
Salataya gerçek adıyla hitap edip Rus diyenlerin gözaltına alındıkları ve onu satan bakkalların “hassas milliyetçi gençler” tarafından “ikna amacıyla” dövüldükleri anlatılır.
Çok eski hikâye deyip geçmeyin. Konu defalarca gündeme geldi.
En son 2003 Sonbaharı’nda TBMM restoranında “bazı milletvekillerinin tepkisi üzerine” Rus salatasının adı bir daha değiştirilmişti.
ABD’yle ilişkilerimiz iyice bozulur ve Putin’in önerdiği Türk Akımı Projesi de gerçekleşirse, bir gün bu konuyu bizzat Erdoğanseslendirerek Rus salatasının iade-i itibarını gündeme getirecektir diye düşünüyorum.
* * *
Biz Türkler “siyaset yapmak” adına hızımızı alamayıp mutfağa, tencere ve tavalara bile dalmakta ustayız.
Dün antikomünizm adına salatanın adını çarpıtanlar, bugün işi kebapta “paralel yapı”nın izini aramaya kadar vardırıyorlar.
Gıda maddeleriyle ilgili olarak Guinness rekorlar kitabında “öküz altında buzağı arama” bölümü olsaydı, rekoru kim kırardı sizce?..
Ben ilk iki sırayı Türkiye ve Rusya’nın alabileceğini düşünüyorum.
Ruslar’ın da yiyecek ve içecekleri “siyasileştirmede” uzman olduklarına çok sayıda örnek var.
Gürcülerle savaşırken Gürcü şarabı ve maden suyu, Moldova ile ilişkiler gerginleşince Moldova şarabı ve meyveleri Rusya’da“sağlığa zararlı” ilan edildi.
Litvanya ile sorun çıkınca o ülkeden alınan peynirde “sakıncalı maddeler” saptayan Rus yetkililer, Belarus’a söz geçiremeyince oradan alınan süt ürünlerinin besin değerlerini “düşük” bulduklarını açıklamışlardı.
Şimdilerde McDonald’s’ın zararları üzerine sıkça konuşuluyor. Haydi hayırlısı!
* * *
“Yemek” ile ilgili biraz pis bir fıkra ile bitirelim.
Bir Rus ve bir Amerikalı öldükten sonra cehenneme giderler.
Girişte yol ikiye ayrılır: Amerikan ve Rus cehennemleri.
Aralarındaki farkı sorarlar:
“Amerikan cehenneminde günde bir kova pislik yedikten sonra serbest kalırsınız. Rus cehenneminde ise iki kova.”
Amerikalı hemen kendi cehennemine yönelir. Rus ise öteki tarafta da milliyetçidir ve iki kova yemeyi göze alır.
Bir hafta sonra sınırda karşılaşırlar.
Amerikalı günde bir kova pislik yediğini, sonra boş gezdiğini anlatır.
Rus ise yakınır:
“Burası da aynen Rusya gibi düzensiz. Ya pislik getiren kamyonlar bozulur, ya kova yetmez. Bir halt yediğimiz yok!”
@AksayHakan
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2025
17.07.2025
26.06.2025
22.06.2025
11.05.2025
10.05.2025
13.04.2025
29.03.2025
20.03.2025
6.03.2025