Hasan ÖZTÜRK
Görevli er, doktorun yanından çıkar çıkmaz yeniden taktı kelepçelerimi. Bana davranışlarından, görevli erin pek fena insan olmadığı anlaşılıyordu. Durumuma üzülür bir hali vardı sanki. Bazen göz göze geldiğimizde, bakışlarından:”Evinde oturup keyfine baksaydın ya be adam, ne işin var senin buralarda?”demek istediğini anlayabiliyordum. Kapının aralığından bakıp doktorun bana karşı düşmanca tavrını görüp üzüldüğünü de anlamıştım.
Yedek subay doktor, baştan güler yüzlü karşılamıştı beni. Yargılandığım davayı sorup öğrendikten sonra aniden değiştirmişti tavrını. Doktorun bu davranışına akıl erdiremeyip, bu da bir fraksiyon hastalığıdır herhalde deyip geçtim. Çok da umurumda değildi onun davranışları, öylesine onursuz davranışlar görüyorduk ki, doktorun davranışın üzerinde durmanın hiç bir anlamı yoktu. Verdiği bir torba kortizonlu hapın işe yarayıp yaramayacağını düşünüyordum...
Bekleyecektik. Tutukevinden birlikte geldiğimiz arkadaşlardan bazılarının işi uzun sürecekti. Herkesin işi bitinceye dek bekleyeceğimiz yere görevli erle birlikte yürürken Ali’yi anımsamıştım. Bizi tutukevinden doldurup getirdikleri, diğer zamanlarda et taşıma işinde kullanılan araçta bileklerimizi birbirine kelepçeledikleri Ali’yi. Bir kendimin bir de onun durumuna bakıp gülmüştüm. Ali: ”Ne gülüyorsun abi kendi kendine,” deyince de,”Senin bedenine benim kafamı taksalar çok güzel bir Notre-Dame kamburu çıkar ortaya,” demiştim. Bir süre yüzüme bakıp ondan sonra da kriz tutmuşçasına gülmeye başlamıştı Ali. Her ne kadar Başgardiyan hastaneye gitmek istiyorum dediğimde halime bakıp,”Yüz romatizması bu önemli değil.”deyip, doktora götürülmeme üç gün sonra izin verdiyse de, hastalığım yüz felciydi. Üç günde iyice sarkmıştı yüzüm; yanağım durmadan aşağıya çekiyordu sağ gözümü. Ali, belindeki hastalığından dolayı iyice kamburlaşmış çayırdan ot biçer gibi yürüyordu devamlı. Gerçekten ikimizin karışımından çok iyi bir Quasimodo çıkabilirdi...
Diğer arkadaşları bekleyeceğimiz yere geldiğimizde yanımdaki görevli er bankı gösterip,”Oturabilirsin,”dedi. O da yanıma oturup süngülü tüfeğini bacaklarının arasına aldı. Sigara içmek istediğimi söyleyip cebimdeki paketten bir sigara vermesini rica ettim. Er, paketimden bir sigara çıkarıp kendi çakmağıyla yaktı. Kendisine önerdiğim sigarayı kabul etmedi.
Hastanenin geniş penceresinden dışarıdaki atkestanesi ağacını seyredip sigaramı içiyordum. İki küçük kuşun atkestanesinin ince bir dalında birbirlerine yaptıkları kur izlenmeye değerdi. Seslerini duyamıyordum ama, erkeğin dişiye neler söylediğini kestirebiliyordum. Yüzünü üç haftada bir tel örgülerin arkasından gördüğüm karımı anımsadım kuşların bu halini görünce. Bir yılı geçmişti karımın eline dokunmayalı. Onun yumuşak ve düzgün elleri geldi gözlerimin önüne; daha uzun süre tutup öpemeyecektim o ince parmaklı elleri...
Oturduğumuz koridorda bizden başkaları da vardı. Koridordakilerin çoğu sağlık denetimine gelmiş hastalar ve onların yakınlarıydı. Göz ucuyla bana daha çok da kelepçeli bileklerime bakıyorlardı. Bazısı acıyarak, bazısı ise öfkeyle süzüyordu beni. Yanında süngülü bir askerin bulunduğu, bilekleri kelepçeli bu adamı ne sanıyorlardı kim bilir? Oturulacak banklar dolu olduğu için ayakta kalmış olan kadının yanında beş-altı yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Hasta olan annesiydi sanırım, kız çok sağlıklı görünüyordu. Bu güzel kız geleliden beri gözlerini ayıramamıştı benden. Ben de ona bakıp gülümseyince annesinin eteğini kendisine siper yapıp saklanıyordu. Biraz sonra yine bakıp benim durumumu inceliyordu. Ben baktıkça kendisinin eteğini yüzüne tutup saklanan kızın durumunu fark eden kadın, doğru durması, bana bakmaması için uyardı onu.
Küçük kız merakını yenemeyince beni gösterip annesinin kulağına bir şeyler söyledi. Annesi de bana bakmamaya çalışarak ona bazı açıklamalarda bulundu. Kız başını çevirip benimle ilgisini kesince ben de dışarıdaki ağaçlara bakıp, sürekli beton görmekten grileşmeye başlayan gözlerimi yeşilin dinlendiriciliğine ve serinliğine bıraktım. Kuşlar yine oradaydılar; üstelik işi iyice ilerletip hafif hafif gagalamaya başlamışlardı birbirlerini...
Küçük kız dayanamamış yine bakmaya başlamıştı. İkisi de oğlan olan çocuklarımı anımsatmıştı bu küçük kızın çocukça hareketleri bana. Çocuklarım ben tutuklandıktan sonra kötü günler geçirmişlerdi, biliyordum bunu. Ancak, görüşmeye geldiklerinde tel örgülerin ardından onların küçücük yüreklerindeki direnci ve gözlerindeki sevgiyi görüp biraz olsun avunuyordum. Demek suçlu değildim onların gözünde. Küçücük yaşlarına karşın bazı şeylerin farkındaydılar. Hele kendisi de çocuk sayılabilecek yaşta olan büyük oğlum, kendisinden üç buçuk yaş küçük olan kardeşini kanatlarının altına nasıl aldığını gördükçe kıvanıyordum...
“Nerelisin amca?” diye sordu yanımdaki görevli er. Çocuklarımı düşünürken duygulandığımı yüzümden anlamıştı sanırım. Nereli olduğumu söyledim. Daha sonra da ben ona sordum nereli olduğunu. Sivas’ın bir köyündenmiş. Suçumu sordu, suçsuz olduğumu söyledim. Ülkenin ve bizim içinde bulunduğumuz durumları anlatmaya çalıştım, söylediğim şeylere aklının ermediğini söyleyip,”Allah kurtarsın,”dedi ve konuşmayı kesmek istercesine başını diğer yana çevirdi...
Halen sevişiyorlardı ağaçtaki kuşlar. Yanlarındaki dala bir kuş daha konmuş onları izliyordu. Üçüncü kuşun yaptığının düpedüz röntgencilik olduğunu düşündüm. Sonra da bunu düşündüğüm için kendi kendime güldüm; ben de üçüncü kuşun yaptığını yapıyordum o anda. Dalgın dalgın kuşları izlerken önümden beyaz önlüğüyle geçen hemşireye takıldı gözlerim. Gerçekten güzel kadındı. Düzgün kalçalarını iskele sancak sallayarak yürüyordu. Kadının tavırlarından, erkeklerin ağızlarının sularını akıtarak kendisini izlediklerini bildiği anlaşılıyordu. Yanımdaki er de hemşireye baktığından benim pervasızca kadına baktığımı göremiyordu. Tüm erkekler benimle aynı kadına baktıkları için kıskanmıştım onlardan hemşireyi. Bu kısa sürede sahiplenmiştim kadını. Hemşire uzun koridorun sonundan dönüp kaybolunca, görevli er yaptığımı görmesin, ayıp olur diye ondan önce başımı çevirerek dışarıdaki ağaçlara bakmaya başladım...
Küçük kızla annesi boşalan banklardan birine oturmuşlardı. Beni görebilmek için ara sıra oturduğu yerden kalkıp bir iki adım öne çıkıyordu küçük kız. Annesi onu kolundan tutup yerine oturtuyor, o aynı şeyi yapmak için direniyordu. Bir ara, annesini atlatıp yanımıza kadar geldi küçük kız. Er, saçlarını okşayıp sevdi onu. Beni yakından incelemek uğruna erin kendisini sevip okşamasına ses çıkarmadı. Hatta er küçük kızın adını da öğrendi; Mine’ymiş adı. Bir de kendisinden iki yaş küçük, Funda adında bir kız kardeşi varmış. Mine, ere beni gösterip sordu:”Bu adam ne yapmış amca?” Annesi gelip onu sürüklercesine götürürken o yanıt alma umuduyla halen ere bakıyordu...
“Benim de bunun yaşında bir kızım var,” dedi görevli er. Bir süre onun kızından ve üç yaş küçük oğlundan söz ettik. Bana çocuklarının fotoğraflarını gösterirken çok duygulanmıştı. Çok erken evlendirmiş babası; askere de biraz geç geldiğini söyledi. Er konuşurken yanımızdan geçen bir astsubayı görüp sustu. Astsubay uzaklaşınca da kelepçelerimin bileklerimi sıkıp sıkmadığını sordu. “Sıkıyorsa gevşetebilirim?”dedi. Rahatsız olmadığımı söyledim ona.
Vakit ilerledikçe gelip geçenler çoğalmaya, koridor iyice kalabalıklaşmaya başlamıştı. Hastaneye birlikte geldiğimiz arkadaşlardan da yanımıza gelen olmamıştı henüz. Ne kadar geç gelirlerse o kadar iyi diye düşünüyordum. Değişik insanlar görmek, ağaçlara bakıp kuşları izlemek, tutukevindeki monotonluğu unutturuyordu bana. Pencereden dışarıya bakarken bir anda dalıp gitmişim. Binanın dışındaydım şimdi. Ne bileklerim kelepçeli ne de yüzüm felçliydi. Hastaneden uzaklaşarak sokaklarda dolaşmaya başladım. Gölcük’e daha önce de geldiğimden tanıyordum bu sokakları. Buralı arkadaşlardan biriyle rakı içtiğimiz deniz kıyısındaki balık lokantalarından birine doğru gidiyordum. Daha önceki gibi lüfer ızgara yiyecektim. Lüfer yoksa tekir tava yemeye karar vermiştim.
Rüzgâr ılık ılık esiyordu lodos yönünden. Birbirleriyle cilveleşip sevişen dalgalara bakarak daha önce arkadaşımla oturduğum lokantayı buldum ve denize yakın masalardan birine oturdum. Çok geçmeden biraz önce hastane koridorunda gördüğüm güzel hemşire girdi lokantadan içeriye, masama gelirken onu ayakta karşılamak için kalktım. Geciktiği için özür dileyerek karşıma oturdu. Bu kadar kibar ve görgülü olacağını düşünmemiştim onun. Bu güzel kadına umduğumdan daha çabuk âşık olabileceğimi düşündüm... Garson masamıza geldiğinde ona ne balıkları var diye sordum. Gidip, elinde balık çeşitlerinin dolu olduğu bir tepsiyle geri döndü. Levrek çok tazeydi. Lüfer yemekten vazgeçip, sevgilimin onayını da aldıktan sonra levrek buğulama söyledim. Yanında bol yeşillik, zeytinyağlı enginar, karides söğüş ve tulum peyniri istedim garsondan. İçki olarak arkadaşım beyaz şarap istemişti, ben ise çoktandır kokusu burnumda tüteni içmek istiyordum. Rakıyı çok özlemiştim gerçekten. Bir otuzbeşlik rakı söyledim saçları alaburus kesilmiş yakışıklı garsona.
Kadın, deniz ve rakıyla çıkarıyordum özgürlüğün tadını. İçtikçe içeceğim geliyordu. Arkadaşım da küçük şişe şarabını bitirmişti; ikinci şişeyi söyledim onun için. Halden anlıyordu garson; arkadaşımla rahat konuşabilmemiz için hep uzakta duruyor, çağırmadan gelmiyordu yanımıza. Balık gerçekten tazeydi. Garson içtiğim nefis içkinin Tekirdağ rakısı olduğunu söyledi. Ben de tadından anlamıştım rakının nereli olduğunu...
Yeni tanışmamıza karşın kırk yıllık dost gibiydik bayan arkadaşımla. Bir birimizden çok hoşlanmış, çok çabuk ısınmıştık ikimizde birbirimize. Gözlerime baygın baygın bakıp beni çok yakışıklı bulduğunu söylediğinde çok sevindiğimi anlamasın diye bir baş hareketi yaparak gözlerimi denize çevirdim. Masanın altından uzanıp elini sıktım; tepkisi olumluydu. Oluyordu bu iş. Böylesine güzel başlayan arkadaşlığımız mutluluğun doruğuna doğru hızla tırmanıyordu...
Evinde yalnız oturduğunu öğrendim. Üstelik bunu ben sormadan söyledi. Bunun bir tür davet olduğunu düşündüm. Her şey istediğim gibi gelişiyordu. Kahveleri onun evinde içebileceğimizi söylediğimde hiç duraksamadan kabul etti. Hatta kahvenin yanında bana konyak da verebileceğini söyledi. Evine gidebilmemiz için bir tek koşulu vardı; hava karardıktan sonra gidecektik eve. Vakit geçirmek için birer şişe daha içki getirmesini söyledim garsona. Garson içkileri getirmeye gittiğinde gözlerinin içine baktım sevgilimin. Geldiğimizde böylesine mavi değildi gözlerinin rengi, denize baktıkça mavileşiyordu gözleri...
Evine giderken onu elli adım kadar gerisinden izledim. Beğeniyle döşenmiş, dinlendirici küçük bir evi vardı. Kahveyi daha sonraya bırakıp bir kadeh içki isteyip istemediğimi sordu. Bir kadeh içkinin iyi gideceğini söyledim ona. Buraya kadar çok güzel gelişen arkadaşlığımız daha da güzelleşeceğe benziyordu. İçkimi vermeden izin isteyip rahatlamak için giydiği, göğüslerinin yarısını dışarıda bırakan bluz ortamı daha da güzelleştirip ısıtmıştı. Bu arada parfümünü tazelediğinden evin içerisini insanın içini gıcıklayan bir koku sarmıştı. İçkimi getirirken pikaba koyduğu slov bir dans parçası ve daha sonra da beni dansa kaldırması içimdeki yangının başlamasına neden olmuştu. Çok güzel dans eden sarışın bir aleve benziyordu sevgilim...
Bir süre sonra üstümüzdeki giysiler fazla gelmeye başlamıştı. Ben bluzunu çıkarırken o hiç direnmedi. Biraz sonra da ikimiz de dünyaya ilk geldiğimiz haldeydik. “Seni seviyorum, beni sakın bırakma,”dediğinde gözleri kapalıydı. Daha başka şeyler de söylemeye hazırlanıyordu, söyleyemedi. Ya da o söyledi de ben duyamadım. Yerin çok derinlerinden yukarıya doğru“Güüüm” diye bir ses geldi. Herkes bağırıp çağırarak hastanenin çıkış kapılarına doğru koşmaya başlamıştı. Düşlerimdeki çıplak kadından kopmak istemiyordum ama gerçeğin çıplaklığı öylesine korkunçtu ki...
Koskoca hastane binası elek gibi sallanıyordu. Hastalar kaçıp kurtulabilmek için güçlerini sonuna dek kullanıyorlardı. Annesi küçük kızın elinden tutmuş bir yandan dışarıya doğru koşarken bir yandan da ayağının altından kayan zeminde düşmemek için çalışıyordu. Bu durumda yanımdaki erle bizim de kendimizi dışarıya atıp kurtulmamızdan doğal bir şey olamazdı. Ben ayağa fırlar fırlamaz er de fırladı. Kapıyı dönüp ilk adımı atmaya kalkıştığımda erin buyurgan ve kararlı sesiyle kalakaldım. “Dur, kıpırdama,”deyip süngüyü göğsüme dayadığında erin gözlerinin içine baktım. Çok kararlıydı ve ben bu durumda kıpırdayamazdım. Koridor çok çabuk boşalmıştı. Yalnız ben ve depremin etkisiyle süngüyle bana doğru gelip giden er kalmıştık koridorda. Süngü göğsüme deyip sonra da geri gidiyordu. Ölümün soluğunu tepemde duyar gibi olmuştum...
Bir süre,(Bu süre bana gerçekten çok uzun gelmişti) süngü göğsümde erle birlikte sallandık. Deprem bitip yerimize oturduğumuzda gözüm dışarıdaki atkestanesine takıldı. İki kuş orada değildi. Deprem onları da ürkütmüş, onların mutluluğunu da yarıda kesmiş olmalıydı.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları
-
Zeliha AKPINARNefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı 29.12.2015 Tüm Yazıları
-
Umur COŞKUNSöz Geçmez, Top Mermisi İşlemez 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Abdülkadir Küçükbayrak“Analar ağlamasın”dan “Analarını ağlatacağız”a nasıl gelindi! 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Ekrem DUMANLIGeç kaldın ey Müslüman 17.11.2015 Tüm Yazıları
-
Semra POLATFransa'nın mülteci ayarlı bombaları 14.11.2015 Tüm Yazıları
-
Ferdan ERGUTHDP içi bir PKK eleştirisi mümkün müdür? 12.11.2015 Tüm Yazıları
-
Nejat ERDİMIŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE! 22.07.2015 Tüm Yazıları
-
Mazlum ÇETİNKAYAEşitlik yoksa kardeşlik de yok! 26.06.2015 Tüm Yazıları
-
Hakan DEMİRCANKoalisyon hava durumu 3 21.06.2015 Tüm Yazıları
-
Tuncay TOPCamide propaganda ve ucuz taşra siyasetçiliği 27.05.2015 Tüm Yazıları
-
Mithat SANCARİnkarın bedeli 30.04.2015 Tüm Yazıları
-
Bülent KARATAŞBirol Başören 28.03.2015 Tüm Yazıları
-
Hasan ÖZTÜRKİLMİK İLMİK 26.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kelemet Çiğdem TÜRKMUNZUR’UN ŞİFASI 6.02.2015 Tüm Yazıları
-
Gürbüz Çimen2 Dil 1 Bavul 2.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kerem ALTANHayaller duşakabin 20.01.2015 Tüm Yazıları
-
Mehmet YILDIZEnseyi karartmamalı ama nasıl? 8.01.2015 Tüm Yazıları
-
Eylem YILMAZDemokratı az olan toplumlar az demokrasi ile yönetilirler! 3.01.2015 Tüm Yazıları
-
Muhteşem ÖZDAMARHDP'yi BEKLEYEN TEHLIKE 29.12.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet DOĞANHADİ KALK 7.08.2014 Tüm Yazıları
-
Haydar TOPAYSevgili Yoldaşımız, ağabeyimiz Burhanettin Çetinkaya... 13.07.2014 Tüm Yazıları
-
Erdal TALUPolitikada Yeni Paradigmanın Doğuşu 7.06.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet KIRARSLANHalklar nasıl karar verir? 20.04.2014 Tüm Yazıları
-
Yasemin ÇONGARKiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında… 4.02.2014 Tüm Yazıları
-
Zülfikar ÖZDOĞANTarih, Tarih Olalı... 2.01.2014 Tüm Yazıları
-
Neşe DüzelHata ve devlet gazetecileri 11.12.2013 Tüm Yazıları
-
Selçuk UZUN1915/16´da Erzurum Vilayeti Valisi Tahsin Uzer (1) 25.07.2013 Tüm Yazıları
-
Dr.Sivilay GENÇSibirya ablası 2.05.2013 Tüm Yazıları
-
Nihat TAŞTANBU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR 16.03.2013 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCI-Taraf YazılarıBelirsizlikler zamanı ve ütopya zamanı 21.10.2012 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLU-Taraf yazılarıESAT’IN YENİ HAMLESİ.. 8.10.2012 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜR-Taraf yazıları1922’de Güzelim İzmir’e Kimler Kıydı? 9.09.2012 Tüm Yazıları
-
Cevdet AŞKINŞiddetli çatışma dönemi başladı 22.05.2012 Tüm Yazıları














































































































































































































































































































TURAN ÖZBEK
Sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET Çukurova holdink yönetim kurumu başkanı sizin şirketiniz olan ve sizlerin başkanlıgını yaptıgınız şirketiniz BAYTUR İnşaat da Bursa yeşil şehir şantiyesinde iş kazası gecirdim malesef sakatlandım ve kolumu kaybettim ... Belki sizleri bunu bilmiyorsunuz bana çok haksızlık yaptılar beni madur bıraktılar hem matti hemde manevi ne müdürlerin nede şirket yetkilerin ne aradı nede sordu şu an benim durumumu hiç kimse bilmez allah aşkına kendinizi benim yerime koyun bir d
Ad Soyad Giriniz...
yok mu?
remzi gam
Her iki tarafın uçları da eleştiriyorsa bu yazı doğru yazılmış demektir.
Ad Soyad Giriniz...
bu memlekette Kürt sorunu mu var?
Ad Soyad Giriniz...
çok isterdim bu yedi maddeyi caanı gönülden destekliyorum demeyi zor be inanın zor tc nin menfaatine olan bir madde yok üzerine bir de onuru zedelenen kürtler olmaz bu anlaşmada türkler olur bu yedi maddeye bir yedi madde daha eklemelisiniz ortak bir çözüm için içimde kalmasın isterim söylemeden edemeyeceğim... KÜRTLERDE BU KUYRUK ACISI TÜRKLERDE BU EVLAT ACISI VARKEN BİZ ARTIK DOST OLAMAYIZ ARAYA KANI SOKANLAR BUNUN HESABINI İYİ YAPMALILAR
egeli
benim en temiz önerim.tüm kürtlerden külliyen ayrılıp o kan kokan topraklara gönderip sınırı çizmek.ondan sonra bir tane terör eyleminde kuracakları dandik devletine savaş açmak.bunları ayırdık mı.destek veren iran düşünsün.zaten ermenistanda bunları rahat bırakmaz.zira ermeniler kürtleri hiç sevmez kan davası güder.pkk ya gıkını çıkartmayıp sinsice desdekleyenler pkk nın stalinist yönetiminde ne halt ederse etsin.bizde gönül bağı koptu.
hayri irdal
"bu sefer başbakan haklı"ymış. yildarado, senin yazılarında ne zaman başbakan haksızdı ki? senelerdir yazdığının özü: solcular, kürtler, liberaller, hepiniz akpye biat edin. lafı evir çevir gerekçeler uydur analiz yap türlü türlü taklalar at ama sonuç belli başbakan haklı, başbakan mazlum, başbakanın kabahati yok.. çözüm için çok uğraşmış ama olmamış, aslında erdoğan çok iyi adam ama çevresindekiler kötü di mi fanboy?
Ortak hafıza
Bu önerileri dikkatlice okumak ve buna göre politika belirlemek lazım.Bu ortak bir aklın ürünü gibi duruyor
baris seven
Vay be! demekki Kürtler bütün silahları indirdikten tam 6 yıl sonra dillerinde eğitim hakkını elde edecek. Süper. PKKnin sınır dışına çekilmesi için malesef ancak kış sonu diyen, Kürtçe eğitim için en erken 2018 diyor! Yani? Yani PKK-Kürtler askeri-siyasi tasfiye olduktan sonra Erdoğan sözünü tutacak ve 2018de Kürtlere kendi dillerinde eğitim hakkı tanıyacak. Ve tabiki Kürtler de toptan buna inanacak kadar salaktırlar!