Hilâl KAPLAN
Dünkü yazımızda, Gezi olayları sırasında, göstericilerin söz ve filleri üzerinden, toplumun önemli bir kesiminin neden eylemleri 'demokrasi mücadelesi' olarak algılamadığını anlatmaya çalışmıştık. Sosyolojik boyutun yanı sıra, işin bir de iktisadî boyutu var ki, es geçmek haksızlık olur.
Taksim Dayanışma ve bileşenleri, istisnasız her hafta, en az bir eylem düzenlediği için, bir buçuk aydır hayat normale dönemiyor. Bundan ötürü Taksim ve çevresindeki esnaf da iş yapamıyor. Kepenkler erkenden kapanıyor, müşteri gelmiyor, turizm oranı yerlerde, kiralar ödenemiyor, hatta işçiler çıkartılıyor.
Bu duruma isyan eden Taksim esnafı, dün bir basın açıklaması yaptı. Esnaflar adına konuşan seyahat acentesi sahibi Mustafa Kırk şunları söyledi:
'Turizmin 32 sektöründen faydalanan esnaflar olarak toplandık. Bir aydır bu Gezi Parkı'ndan kaynaklanan olaylara bir şekilde sabrediyoruz. Sabrettik. Hükümetimiz de olumlu adımlar attı, muhatap aldı. Gezi'yi açtılar, istedikleri gibi parka da çevirdiler. Fakat artık biz anladık ki bunların derdi Gezi Parkı, ağaçmış, çevreymiş değil. Biz bunu artık çok iyi görmeye başladık ve bunlardan ricamız şu: Yeter, artık yeter. Buradaki kiralar çok yüksek. Buradaki esnaf zaten zor geçiniyordu, zor kirasını ödüyordu. Hangisiyle konuşsanız size kan ağlayacak. Evine, ekmeğine, çoluğuna çocuğuna ekmek götürürken alt üst olduk. Eylemimiz var deyip toplanıyorlar. Bir hayalet gibi, her zaman üzerimizde. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Sen orada toplanınca buraya turist gelmiyor. Turist gelmediği zaman o 32 sektör aç kalıyor. Boyacısı bile burada aç kalıyor. Sen keyfinden Facebook'ta yazıyorsun toplanalım gidelim. Bizi de düşünün ya, buradaki insanları niye düşünmüyorsunuz?'
Palalı saldırganı da onaylamadıklarını söyleyen Kırk, şöyle devam ediyor:
'Biz tasvip etmiyoruz satırla çıkmayı, bu yüzden toplandık. Ama artık gına geldi. İnsan burada rahatça evine ekmek götürürken şimdi götürmüyor. Hesap kitap yapan insanlara diyorum, bu arkadaş bir yıllık kiralamış bu dükkanı, 3 aydır oturuyor. Dükkan sahibi de kirayı düşürmüyor. Bir senelik kirasını istiyor. Nereden getirecek bu esnaf? Muhalefet partileri sağduyulu davranırlarsa bu işi bitirirler. Bakın biz halkız, biz kör değiliz, her şeyi görüyoruz. Eğer bu vatanı milleti seviyorlarsa ilk önce onlar bir laf her şeyi bitirir. Ama bakıyoruz. Onlar alttan alttan bir şekilde o ateşe odun atıklarını biz görüyoruz. Merak etmesin onlar. Biz kör değiliz.'
Bu sözlerin üzerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin toplantı ve yürüyüş hakkı maddesini tekrar hatırlatalım:
'Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, millî güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir.'
Kalınlaştırarak belirttiğim ibareler, toplantı ve yürüyüş hakkının sınırlanabileceği durumların Taksim'i ilgilendiren bölümleri. Bu açıklamalardan sonra, 45 günü aşkın süredir devam eden eylemlilik sonucu, başkalarının hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmediği söylenebilir mi?
Basın açıklamasında, Gezi eylemcileri 'satılmış, vatan haini', vb. sıfatlarla da tanımlanmış ve bu elbette tasvip edilemez, kınanmalıdır. Ancak Taksim esnafının 'siyaseten doğrucu' olmayan öfkesinin de sosyolojik analize değer bulunacağını umuyorum. Yoksa halkın sadece belli bir kısmının verdiği mesaj mı kayda değerdir? Ya da halkın, sadece belli bir kesimi mi halktır?
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019