Hilâl KAPLAN
Mısır'da olanlar, Ortadoğu coğrafyasının, artık 20. Yüzyıl'ın kodlarıyla yönetilemeyeceğinin en net kanıtıdır.
Geçtiğimiz asırda, önce sömürgeciler, sonra da iplerini tuttukları kuklaları işbirlikçi otoriterler eliyle yönetilen topraklara biçilen dar gömleği halk kendi eliyle yırttı, yırtmaya devam edecek. Kaynakları başta olmak üzere iktisadını, cemiyetini, siyasetini kendisi belirlemek isteyen halklar susup teslim olmayacaklar.
Ancak iki yüzyılı aşkın süredir devam eden bir hegemonizasyon süreci, birden bire değişmeyecek elbette. Egemen güçler de kendi nüfuz alanlarının daraltılmasına alkış tutacak değil. Tam da bu sebepten ötürü, Türkiye'nin yalnızlaştığı tezi sadece önünü görenleri haklı çıkaracak türden miyop bir argümandır.
Şayet Türkiye toplu katliamcı Esed rejimine, diktatörleşen Maliki rejimine ve darbeci Mısır rejimine karşı bir tavır sergilemeseydi, diplomatik olarak daha etkili bir aktör mü olacaktı?
Türkiye bu politikayı izleseydi şimdi 'yalnızız dostlarım' şarkısını söyleyenler, hükümete -yanlışlığı artık kanıtlanmış olan- aynı Suriye meselesinde yaptıkları gibi 'Amerikan taşeronu' iftirasını atmayacaklar mıydı?
Üstelik Avrupa Birliği Türkiye'den daha etkin bir nüfuza sahipse, ABD'nin yönlendirmesiyle Catherine Ashton'un yaptığı Mısır gezisi ve İhvan'ın da kabul ettiği yol haritasına rağmen, ordu neden toplu katliamlara girişmiştir? Siz hiç Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin diplomatik nüfuzunu sorgulayan bir yazı okuyor musunuz?
Ayrıca Mısır'daki darbeye karşı durmak sadece 'Müslüman Kardeşler'le mi dost olmak anlamına gelmektedir? Öyleyse darbeye darbe diyen ve Mısır'la ilişkilerini askıya alan Hollanda, Norveç, İsveç ve Danimarka, kısmen Almanya ya da Güney Afrika Cumhuriyeti de Müslüman Kardeşler midir?
Türkiye kendi bölgesinde İskandinav veya Afrika ülkeleri kadar da mı duruş sergilememelidir?
Eğer tek dost olarak Müslüman Kardeşler'i görüp Avrupa'ya sırtımızı dönmüşsek, neden Ak Parti ilk ofisini Brüksel'de açmaktadır? Neden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 14 Ağustos katliamı sonrası Berlin, Roma ve Londra'da dışişleri bakanlarıyla görüşmelerde bulunmuştur?
Peki, 2010'da Irak genel seçimlerinin galibi olan Allavi'ye koltuğunu vermeyen, demokratik seçimi tanımayan Maliki'ye karşı sergilenen tavrın, iki lider de Şii olduğuna göre 'Sünni eksen'le nasıl bir alakası vardır?
Ya da BM Genel Kurulu'nda İran'ın nükleer programı lehine Brezilya'yı da ikna ederek olumlu oy kullanan Türkiye mi mezhepçi politika izlemektedir? Yoksa NATO müdahalesiyle gerçekleşen Libya'daki değişimi bile destekleyen ama binlerce kat daha fazla insanı öldüren Suriye rejimine gelince Esedci kesilen İran mı mezhepçilik batağına saplanmıştır?
Birleşmiş Milletler Filistin oylamasında Türkiye yüzden fazla ülkeyle aynı oyu vermişken, Amerika, Kanada ve İngiltere karşı oy verdikleri için yalnızlaşmış mıdır? Ya da yine Birleşmiş Milletler Suriye oylamasında Rusya ve Çin çoğunluğun karşı tarafında kaldıklarından yalnız mı kalmışlardır?
Onlar süper güç diyenleri duyar gibiyim. Öyleyse bu yazarlar, dünyadaki diğer ülkelerle aynı yerde durmak yerine, Türkiye'ye süper güçlerin piyonu olarak mı hareket etmesini önermektedir? Ayrıca Latin Amerika'nın arka bahçesi olmaktan çıktığı, Snowden'ı bir türlü 'eline geçiremeyen' ABD'nin eskisi kadar 'süper' olmadığının emarelerini görmemek mümkün müdür?
Peki, yıllardır 'Tam bağımsız Türkiye' veya 'Katil ABD, işbirlikçi AKP' diye bağıranlar, nasıl olup da birden 'yalnızız' korosuna eklemlenmiştir?
Ekonomisi ve siyasetiyle bölgenin yükselen devleti olan Türkiye'nin duruşu, gelmekte olan düzenin taşıyıcılığı anlamında tarihi bir rolün hükmünü yerine getirmekten ibarettir. Gerisi lafı güzaftır.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019