Burhanettin DURAN
Zeytin Dalı Harekâtı'nın Suriye'de denklemleri değiştirecek bir müdahale olduğu her geçen gün daha da netleşiyor. 36'ncı gününe ulaşan harekâtın başarısı karşısında şimdilik vekillerin (YPG ve Şii milisler gibi) arayışları öne çıkıyor.
Harekâtın, asil güçlerin (ABD, Rusya ve İran) hesaplarına etkisini görmek için bir süre daha bekleyeceğiz. ABD henüz İran'ı sınırlandırmak gibi bir hedefi YPG ile yapamayacağını ve Türkiye'ye ihtiyacı olduğunu hatırlamaya çalışmakla meşgul.
Rusya, herkesten birkaç adım önde. İran'ı "dengelemek" ve ABD üzerinde Münbiç baskısı oluşturmak için Türkiye'nin Afrin operas- yonuna alan açmasının somut sonuçlarını keyifle izliyor. Bir yandan Doğu Guta'yı ele geçirmek için sivilleri öldürmeye devam ediyor. Diğer yandan İdlib'de çatışmasızlık bölgelerinin kurulmasını yakından takip ediyor. YPG'yi de Şam ile anlaşmaya mecbur etme hedefinin gerçekleşmesini gözlemliyor.
Tahran, henüz cephede kendisini sınırlandıracak ciddi hamleler görmüyor. Ne ABD'nin ve İsrail'in tehditleri karşısında geri adım atmayı zorunlu buluyor. Ne de kendini Türkiye ile PKK-YPG üzerinde bir pazarlık yapmayı gerektirecek sıkışıklıkta değerlendiriyor.
Ankara ise bir yandan Afrin merkezini kuşatmaya yönelirken diğer yandan harekâtın başarısının getirdiği olumlu atmosfer sayesinde İdlib'de muhalif grupları (Nureddin Zengi ve Ahrar üş Şam) birleştiriyor. Asil güçler hesaplarını gözden geçirirken vekil güçlerin cephedeki savaşı kızışıyor. En zorda olan kuşkusuz YPG.
Afrin merkezinde tutunamayacağını anlayan YPG, Esed ve müttefiklerine sığındı. Henüz pazarlık tamamlanmasa da İran ve Hizbullah kontrolündeki Liva el Bakır milisleri Afrin'e yöneldi. Tahran, ÖSO'nun Tel Rıfat'ı alarak Nubu'l Zehra bölgesini kuşatmasını engellemeye çalışıyor.
"Kontrol dışı grup" tanımlaması Ankara'yı ikna etmese de Tahran'ın Afrin için topyekûn bir seferberliğe de girmeyeceği anlaşılıyor. Zaten Türkiye de bu milislerin konvoyunu iki kez vurarak, asil güç olarak, kararlılığını gösterdi. Şimdilik Esed güçlerinin doğrudan girmemesi Türkiye ile çatışma ihtimalinin istenmediği ve dolaylı da olsa bir müzakere yürütme gerekliliği ile açıklanabilir.
Esed yanlısı milislerin Afrin'e girmesinin Türkiye ile İran'ı ya da Esed rejimini sıcak çatışmaya sürüklemesini beklemiyorum. En azından bu aşamada, vekil güçlerle asil güçlerin çatışması dönemindeyiz. Yani Türkiye YPG ya da desteğe gelen Şii milisleri vurabilir.
Rakip asil güçlerin birbiriyle çatışması beklenmemeli. İran ve Türkiye'nin doğrudan kapışması olası değil. Zira cepheler hareketlense de henüz Suriye'deki mevcut güç dağılımı radikal bir şekilde değişmedi. Bunun için ABD'nin Suriye politikasının nasıl ve hangi işbirlikleri ile gerçekleşeceğini görmek gerekir.
Washington ya gidişata etkili bir müdahale yapmak durumunda. Ya da inisiyatifi Rusya- Türkiye- İran üçlüsüne bırakmak zorunda. Türkiye'nin YPG ile mücadelesine başlaması ile cepheler hareketlenirken ABD yetkililerinin hâlâ "Deaş ile mücadeleye odaklanmalıyız" cümlelerini kullanması yeni oyuna intibak edemediklerini gösteriyor.
Gelinen noktada, Cenevre ve Astana süreçlerine rağmen, ne yazık ki barıştan hayli uzağız. Vekillerin yanında asillerin (ABD, Rusya, İran, Türkiye ve İsrail) de cephede olmasını iç savaşın ancak yeni bir aşaması olarak görebiliriz. Buna "Suriye savaşı 2.0" diyorlar. Umalım ki, "Suriye iç savaşı 3.0" aşamasına geçmeden barış ve siyasi geçiş süreci başlatılabilsin. Asil güçler birbiriyle sonu bölgesel savaşa gidecek sıcak çatışmaya girmesin.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020