Burhanettin DURAN
Eski Avukatı M. Cohen'in itiraflarından sonra Başkan Trump'ın azli daha çok konuşulur oldu. Aslında seçildiği günden beri Trump sonu azle (impeachment) gidecek bir sürecin tehdidi altındaydı. Mesele, Rusya'nın seçimlere müdahalesi... Trump'ın H. Clinton'ı Rus yetkililerle yapılan işbirliği sonucu yendiği iddiası... Ve bu konuda söylenen yalanlar...
Şimdiye kadar adım adım Trump'ın ekibi yargının önüne çıkarıldı. Eski kampanya direktörü Paul Manafort vergi kaçırmaktan suçlu bulundu. Cohen, Trump'ın ilişkisi olduğu iddia edilen iki kadına ödeme yaparak seçim kampanyalarının finansmanıyla ilgili yasaları deldiğini itiraf etti.
Trump ise şimdiye kadar ya "haberi olmadığını" ya da itirafçıların "yalan söylediğini" öne sürerek kendini koruyabildi. Hatta Rus yetkililerle görüşme konusunda oğlunu bile yalnız bıraktı. Ancak kıskaç iyice daralmış görünüyor. Nitekim kasım seçimlerine giderken Trump kendisinin yargılanması halinde "ekonominin çökeceği" tehdidinde bulunmak zorunda kaldı.
ABD medyası geçtiğimiz salı gününü "Başkanın en zor günü" olarak niteledi.
Muhalif medya "Başkanın sonunun başlangıcı" olarak ilan etti. Time dergisi kapağında Trump'ın Oval Ofis'te boğulduğunu resmetti bile.
Trump'ın avukatı R. Giuliani ise başkanın azil sürecinin başlaması halinde Amerikan halkının "isyan" edeceğini iddia etti.
Cohen'in itirafları bu aşamada sadece porno yıldızlarına verilen parayla ilgili olarak Trump'ı suç ortağı haline getirse de meselenin Rusya bağlantısı kısmının da adının koyulması yakın görünüyor.
Yıkıcı hamle Mueller soruşturması ile gelebilir.
Washington'daki oyun kurucu çevreler Trump'ın, Nixon gibi istifa etmesini ve yardımcısı Pence'in görevi devralmasını hedefliyor.
Kasım seçimlerinde Demokratlar Kongre'de çoğunluğu elde etse bile Trump'ı istifaya zorlayacak bir aritmetiğin oluşması beklenmiyor.
Savaşmaya kararlı Trump'ın geriye kalan iki yılının da azil tehdidi ve türbülansla geçeceği aşikâr.
Ve Trump ister azledilsin ister dönemini bitirebilsin, uluslararası toplum azil sürecinin etkileriyle boğuşmak zorunda.
Trump'ın yüzleştiği şey, iktidarda kalma kavgası.
Mücadeleci kişiliği sebebiyle pes etmiyor.
Ayakta kalabilme kaygısıyla sürekli yeni hamleler yapıyor. Bu sebeple, Trump'ın deli dolu açıklamalarını ve dış politika konularındaki saldırganlığını bu temel kaygısından ayrı düşünemeyiz. Seçmen tabanını diri tutabilmek için sürekli yeni gündem bulmak durumunda.
Kuzey Kore, Kudüs, Çin, İran ve Türkiye polemikleri gündem yaratma arayışı ile irtibatlı.
Böylece Trump'ın ayakta kalma kavgası ABD iç siyasetinin türbülansı olmakla kalmıyor. Dünyanın yeni bir kaotik döneme gidişinin de sebebi haline dönüşüyor.
Elbette Trump yönetiminin ülkesinin dış politikasına getirdiği değişimin Obama döneminde başlayan "ABD'nin küresel konumunu yeniden değerlendirme" sürecinin devamı olduğunun farkındayım. Ancak Trump etkisi, eski ilişkilerinde yeni pazarlıklar yapmak isteyen bir işadamının girişimlerinden fazlasını içeriyor.
Trump, iç iktidar kavgasını rasyonel dış politika dosyalarıyla irtibatlandırıyor. Anlaşılan bundan hiç geri de durmayacak. Değil mi ki, "Önce Amerika" sloganı her tür dış politika krizini meşrulaştırabilecek bir malzeme mahiyetinde...
Liderler artık Trump'ın azledilme tehdidini ABD ile ilişkilerde ciddi bir veri olarak gözetmek durumunda.
Türkiye ile yaşadığı son gerilim de Trump'ın tercih ettiği bir kriz. Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yürüttüğü lider diplomasisi ile yaklaşık bir buçuk yıl bu tür bir krizin çıkmasını engelledi. Gelinen noktada ikili ilişkiyi Pastör Brunson'a kilitleyen ise Trump oldu. Bu, Türkiye'nin gayretleriyle ertelenmiş bir krizdi.
Gerilimde, kasıma kadar liderlerin birbirini doğrudan hedef aldığı seviyeye gelmemesi için çaba gösterilmesi gereken bir yerdeyiz. Trump başka bir ülkeyle yeni bir konuyu şova dönüştürene kadar gerilim sürecinin yönetilmesi gerekiyor.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020