Aydın ENGİN
Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar iki ünlü Kürt siyasetçi. Her ikisi de 1991’de SHP listesinden milletvekili seçildiler. Bir yıl sonra yeni kurulan DEP’e geçtiler. 1995’te DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve tutuklanmaları sırasında yurtdışına çıktılar. O günden beri Avrupa’da yaşıyorlar.
Zübeyir Aydar KCK Yürütme Konseyi üyesi, Remzi Kartal da Kongra Gel Eşbaşkanı. Her ikisi hakkında da kırmızı bülten tehdidi var. O yüzden seyahat etmeleri bile mümkün değil. Yine de Türkiye’deki Kürt siyasal hareketinin Avrupa’daki diplomatları gibi çalışıyorlar. Kürt siyasal hareketi esas olarak İmralı – Kandil – BDP üçgeninden oluşuyor. Ancak Avrupa’daki örgütlenmeleri de önemli bir ağırlık taşıyor. Aydar ve Kartal da Avrupa’daki sorumlular arasında. Her ikisi ile Brüksel’de, kapısında KNK (Kürdistan Ulusal Kongresi) şildi bulunan bir binada söyleşi yaptık. Her ikisine de hemen hemen aynı beş, altı soruyu yönelttik. İlk gün sözü Zübeyir Aydar’a veriyorum.

- Deniyor ki “Bu Kürtler sattılar kendilerini AKP’ye. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’ı, pazarlık yapıp anlaşırlarsa, cumhurbaşkanı yapacaklar.” Buna karşılık birkaç gün önce BDP “Biz kendi adayımızı çıkaracağız” diye açıklama yaptı. Bunlar üstüne Zübeyir Aydar ne diyor?
Önce şunu söyleyeyim, Kürt siyasi hareketi, Cumhurbaşkanlığı seçimi de dahil, Türkiye’de siyaset yapıyor. Siyaset yaptığına göre oturur kendi kararını alır, kimle görüşür, kimle görüşmez, kiminle ittifak kurar, kiminle kurmaz, farklı bir çıkış mı yapar, kendi adayını mı çıkarır, kendi karar verecek.… Kendi kararını kendi özgürce alır. Bu son derece normal. Ayrıca baştan şunu da söyleyeyim, Kürt siyasi hareketinin ne AKP’ye, ne Cemaat’e, ne CHP’ye, hiçbirine bir borcu yoktur; bir mecburiyeti de yoktur. Ama hepsini de hesaba katar. Siyaset böyle yapılır değil mi?
Bence Kürt siyasal hareketi kendi bileşenleriyle birlikte, bileşenleri dediğim, ittifak yaptığı güçler, demokrasi güçleri, sistemden çekmiş, bütün muhalifler, sosyalistler, farklı etnik ve dini gruplar, Aleviler, kısaca Türkiye’nin demokratikleşmesinden ve değişmesinden yana olan kesimlerle birlikte bir aday çıkarabilmeli diye düşünüyorum. Adayın profili bu saydığım tabana hitap edebilecek biri olabilmeli ve gerçekten bir değişim programı ile ortaya çıkmalı. Yani bir Türkiye programı. Bu taban nasıl bir Türkiye arzuluyor, bu ülkenin sorunları nasıl çözülür… Hasılı böyle kapsamlı ve kapsayıcı bir programla çıkmalı. Bu ülke alternatifsiz değil demeli, dedirtebilmeli. Yoksa sadece bir aday çıkarma anlamlı değil, önemli de değil. Bence bu bir fırsattır. Türkiye’ye kendi projesini anlatma fırsatıdır. Bu artık bir yerel seçim değil, yerel programlar değil, burada bir Türkiye vizyonu konuşulacak. Mesela Tayyip Erdoğan çıkacak 2023 Türkiyesi filan diyecek, öteki çıkacak şunu söyleyecek; benim sözünü ettiğim cumhurbaşkanı adayı ise gerçekten yaşanabilir bir Türkiye vizyonu ile, alternatif siyaset, alternatif yönetim önerilerini ortaya koyacak. Koymalı. Sonuç ne çıkar ? Onu göreceğiz.
Nedir bu demokratik özerklik?
- Başka bir soruya geçelim. Yerel seçim arifesinde Gültan Kışanak, “Biz seçimin hemen ardından demokratik özerkliği örmeye başlayacağız. Bekleyecek değiliz” diyerek resmi bir açıklama yaptı. Eh yerel seçim bitti ve Kürt siyasal hareketi bölgede tartışılmaz bir ağırlık kazandı. Peki sokaktaki vatandaşa bu demokratik özerkliğin ne olduğunu bir açıklamak gerek. Hele Türk milliyetçileri arasında bu demokratik özerklik Türkiye’nin bölünmesine gidecek bir adım olarak algılanıyor. Sahi nedir bu demokratik özerklik dediğiniz?
Önce şunu belirteyim: Özerklik bölünme demek değil. Dünyanın her yerinde de böyle. Özerklik merkezin karşısında, yetkilerle donatılmış, yerelin kendini yönetebilmesini sağlayan bir yönetim biçimidir. Ancak dikkat ediniz, biz buna klasik, bildik özerklik yönetiminden farklı olarak demokratik özerklik diyoruz. Özerklik de klasik devlet yönetim modellerinden biridir. Demokratik dediğimizde ise yerelin söz ve karar sahibi olmasını anlıyoruz. Yani sokaktan başlayarak mahalleye, mahalleden semte, semtten şehre, köyden ilçeye, her yerin kendi meclisleri olduğu ve seçimle geldiği bir yapılanmadan söz ediyoruz. Buna vali de dahil. Evet, valiler de seçimle gelmeli.
- Ama mevcut sistem buna izin vermeyecek.
Vermeyecek. Biliyorum. Ama bu bir mücadeledir. Biz ortaya bir proje koyuyoruz. Mevcut sistem bir mahallede, bir semtte meclis kurmana engel değil. Belediye meclisi var tamam. Ama bir karar alırken şehrin bütün meclislerinin temsilcilerini toplayıp, ben böyle bir karar alıyorum, ne diyorsunuz diye sormana bir engel yok ki… Kimse buna bir şey diyemez. Her şey kanunda yazılı olmayabilir. Alın eşbaşkanlık meselesini. Bir kadın, bir erkek. Dünyada ilk defa bir deneme yapılıyor. Evet, dünyada ilk. Kanunda böyle bir şey yok. Tamam derneklerde, hatta partilerde var ama kamu yönetiminde kadın erkek eşitliği başka hiçbir yerde yok. Dünyaya örnek olur bu. Yani demokratiklikse, eşitlikse cinsel yönden de bir eşitlik. Ayrıca programında ekolojik dengeye güçlü vurgular yapan bir demokrasi anlayışı…Yani demokratik özerkliğin inşasından söz ederken kanunları zorlayarak, yerelin yetkisini genişletme mücadelesinden söz ediyoruz. Bunu merkeze dayatabilmek. Bu suç değil; bu kanunlara aykırı bir tutum değil ve en önemlisi bu sadece Kürtler için değil. Bu proje İstanbul için de, Ankara için de, Samsun için de, İzmir için de böyle… Bakın Kürt siyasal hareketinde yıllardır eşbaşkanlık sistemi var ve şimdi kanunda değişiklik yapıldı, öteki partilerde de eşbaşkanlık sistemi kabul edildi. Bu olumlu bir değişiklik değil mi? Gerçi şimdi AKP eşbaşkanlığa iki erkek getirmek istiyor. Neyse…
‘Kars’taki heykeli kaldıran bir merkez istemiyoruz’
- Peki o dediğiniz mahalle meclisleri, semt meclisleri filan bir araya geldiler ve bir karar aldılar. Ama resmi beledilye başkanı baktı, “Yok, bu yanlış, bu olmaz” dedi. Ne olacak şimdi?
Bu halkın örgütlülük derecesine bağlı. Tamam, kanunen birinin yetkisi olabilir. Ama halkın isteği, eğilimi, iradesi ortaya çıktığında “Benim yetkim var. Ben bunu veto ediyorum” diyen kişinin kendisi tecrit olur.
- Her şeyi Ankara belirlemesin, yerelde yapılması gerekenlere biz karar verelim deniyor. O zaman Ankara diyecek ki, siz, mesela Hakkari’de çok az katma değer üretiyorsunuz, verdiğiniz vergiden belli. Madem kendimizle ilgili olarak kendimiz karar verelim diyorsunuz bunun finansmanını nasıl sağlayacaksınız? Yine Ankara’dan isteyeceksiniz…
Hayıııır!.. Mesele böyle konamaz. Her yerin belli bir geliri var. Diyelim yok veya çok az. Şimdi Ankara diyor ki, biz buradan şu kadar az vergi alıyoruz, ama şu kadar çok kaynak aktarıyoruz. İyi de bölgede yapılan harcamalar büyük ölçüde karakol inşaatı ve askeri harcamalar. Sonra da bunu hizmet diye yansıtıyorlar. Şimdi bakın, aynı ülkenin insanlarıysak, ülke içinde bölgeler arası dengeleri, dengesizlikleri hesaplamak devletin görevidir. Merkezin görevi bir koordinasyondur. Görevi bu. Yoksa merkez astığı astık kestiği kestik olmamalı. Ne bileyim, Kars’taki heykeli kaldırma kararını veren bir merkez istemiyoruz. Koordinasyon yapan bir merkezdir aslolan. Zaten merkezin bütün yetkileri yerele devredilsin demiyoruz ki. Yani sağlık, eğitim, imar, kültür filan da yerelin yetkisinde olsun, olması gereken bu. Şu mahallede bir okul yapılmalı mı, yapılacaksa nereye yapılmalı? Bu niye Ankara’nın karar vereceği bir konu olsun ki?..
‘Yerel güçlenirse Ankara'da bir diktatör mümkün olmaz’
- Okulu anladık. Peki o okulda ne okutulacağına kim karar vermeli ?
Ankara karar vermemeli. Kuşkusuz genel bir eğitim konsepti vardır. Ama o okulda hangi dilde, ne okutulacak sorusuna yerel cevap vermeli, karar vermeli. Bakın Avrupa’dayız; buralarda hep öyle. Bakın Fransa’dan bir örnek vereceğim. Mitterand’ın bir sözü bu. Mitterand dedi ki, “Fransa kurulduğunda üniter yapı gerekliydi. Fransa’nın ilerlemesi için gerekliydi; yoksa yol alamazdık, güçlenemezdik. Ancak şimdi yetkileri yerele aktarmayılız. Yoksa Fransa tıkanıp kalacak.” Nitekim 1982’den bu yana Fransa habire yerele yetki kaydırıyor, özerk bölgeler yaratıyor. Türkiye’de ise yerel güçlenmesin, özellikle Kürtler bundan yararlanmasın diye Trabzon’dakinin de, Edirne’dekinin de kendisini yönetmesine karşı çıkılıyor. Bu olmaz. Artık bunun aşılması gerek. Erdoğan için diktatörlüğe gidiyor deniyor ya…Bu nasıl önlenir ? Bence yerel güçlenirse Ankara’da bir diktatör mümkün olmaz. Tek adamlığa gidemez. İstese de gidemez… Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerden birisi de merkezi otoritedir. Yerel kendini niye yönetmesin? Kimin sofrasından ne eksilecek?
Kürt Ulusal Kongresi toplanabilecek mi ?
- Başka bir soruya geçelim. Kürt Ulusal Kongresi ne zaman toplanacak ya da toplanabilecek mi ?
Bir tarih yok. Hayır. Tarih belli değil. Şu anda Kürtler arasındaki ilişki, özellikle Barzani’nin çizgisi buna pek uygun görünmüyor. Şu anda Rojava sınırına hendek kazan bir zihniyetle bu mümkün görünmüyor. Kongreyi toplamakla görevli bir komite var ama şimdilik sadece var. Bir yol alınamıyor.
‘Barzani’nin küçük Kürdistan çözümü Kürtlerin lehine değil’
- Barzani geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı ve “Bağımsız Kürt devletimizi kuracağız” dedi. Barzani bir Kürt ulus-devleti kurma hedefini saklamıyor. Buna karşılık İmralı – Kandil – BDP’den oluşan Kürt siyasal hareketi, kendini bağlayan bir açıklıkla bir Kürt ulus-devletinden yana olmadığını açıkladı. Barzani Irak Kürdistanı’nda bağımsız bir Kürt ulus-devleti kurarsa bu sizler için ne anlama gelecek?
Biz Barzani’nin ortaya koyduğu çözümün Kürtler lehine bir çözüm olduğu kanısında değiliz. Küçük bir Kürdistan belki birilerinin bazı duygularını tatmin edebilir. Ama bu halkımızın, Kürt halkının sorunlarını çözmez. Üç vilayeti al, işte Kürdistan devletini kurdum de. Olmaz. Duygusal olarak belki olur, ama olmaz. Bakın, Irak’ta Araplarla Kürtler yan yana, iç içe. Suriye’de Araplarla, Ermenilerle, Ezidilerle, Çerkeslerle Kürtler iç içe. İran’da Farslarla, Azerilerle iç içe. Türkiye biliyorsunuz, hepimiz iç içeyiz. Nereye sınır koyacaksın ve niye koyacaksın? Öyle ya ulus-devlet dediğin belli sınırları olan bir devlettir. Biz o yüzden sınırları mesele yapmama, sınır meselesini öne çıkarmama tercihindeyiz. Kimse evinden çıkmasın diyoruz. Kimse yer değiştirmeye zorlanmasın. Böyle bir çözüm için çabalamalıyız.
Biz buna demokratik konfederasyon diyoruz. Biz şunu başarabilirsek… Mesela birisi İstanbul’dan yola çıktığında Basra Körfezi’ne, Tebriz’e özgürce gidebiliyorsa, sınırlarda sıkıntı yaşamıyorsa başarıya ulaştık demektir. Bakın, Türkler, Azeriler, Farslar, Kürtler, Ermeniler, Araplar, sayıları az da olsa Asuriler, Çerkesler… Bütün bu halkların çoğunlukta oldukları yörelerde onların idaresi, yönetimi olsun. Ama ortak olan yörelerde de hepsi ortak yönetsin orayı. Diyelim kanton tarzı olabilir. Böyle bir çözüm yaratabilirsek biz kendimizi başarılı saymalıyız. Tersi başarısızlıktır, çatışma ve savaş nedeni olur. Irak özeline bakalım. Ne Maliki’nin otoriter yönetimi bir çözüm üretebiliyor, ne Barzani’nin ben-merkezli yönetimi ve yönelimi… Oysa orada çok kolay bir çözüm üretilebilirdi. Ama ikisi de milliyetçi, Arap milliyetçiliği ve Kürt milliyetçiliği temelinde konuya yaklaştıkları için sorun çözülmüyor, aksine artıyor. Her biri karşısındakinin kafasının arkasında başka bir fikir olduğunu düşünüyor. Biri diyor ki “Bu Maliki Saddamlaşıyor. Bizi yok etmek istiyor.” Öteki ise “Bunun niyeti ülkenin büyük bir parçasını koparıp almak.” O zaman ne oluyor? Her biri ötekine karşı ne yapabileceğinin hesaplarına dalıyor. Buradan barış çıkmaz. İşte bu yüzden Kürtler açısından bakıldığında, orada bir ulus-devlet kurmak, geri kalan Kürtleri dışarıda bırakan, aslında birisi için küçük bir beylik kurmaktan ibaret olur. O kadar. Bu da bizim açımızdan çözüm değildir. Biz gerçekçi olmak zorundayız. Bölgedeki bütün halkların bir arada yaşayabileceği bir gerçeklikten söz ediyorum.
‘Irak’ta ulus-devletin maliyeti diğer Kürtlerin inkârı olur’
- Şimdi iki defa üstüste “gerçekçi olmak” dediniz. Oysa Barzani’nin petrolü var; Erbil’i yani Hewler’i çok mamur bir şehir haline getirmiş. Irak Kürdistanı’nda adeta refah var. Siz ise tutmuşsunuz bir ütopyadan söz ediyorsunuz. Yani İran, Irak, Suriye ve Türkiye ne diyecek, Barzani ne diyecek? Bütün bunların mutabakatına bağlı bir çözümü Zübeyir Aydar gerçekçilik olarak tanımlıyor. Oysa bu bir ütopya diyorlar. Buna bir cevabınız var mı ?
Kuşkusuz var. Şimdi diyelim ki Hewler, Süleymaniye, Duhok, haydi buna bir de Kerkük’ü katalım, dört vilayetle bir ulus-devlet kuruldu. Bunun maliyeti ne olacak?
- Ne demek bu?
Yani bunun dışarı ile bir çatışması olacak mı, olmayacak mı? Irak’la bir çatışma olacak mı, olmayacak mı?
- Olacağa benziyor…
Yaaa, gördünüz mü? Bu devlet İran’la,Türkiye ile şöyle bir anlaşma yapmak zorunda mı, değil mi? Yani benim sizin sınırlarınız dahilindeki Kürtlerle ilgili hiçbir talebim yoktur. Ben onlarla hiç ilgilenmeyeceğim demek zorunda kalacak. Kendinizi Türkiye’nin yahut İran’ın yerine koyun. O bağımsız Kürt devleti, mesela Türkiye ile iş yapmak, ticaret yapmak zorunda. Türkiye’nin bu durumda onun önüne koyacağı birinci madde ne olacak ? Belli… Yani Irak Kürdistanı dışındaki bütün Kürtlerin inkârı üstüne kurulacaksa bu proje, o zaman Barzani’ye bir beylik getirmek dışında hiçbir anlamı yok demektir.
İmralı-Kandil-BDP üçgeninde çatlak mı var?
- İmralı – Kandil – BDP diye tanımladığımız Kürt siyasal hareketinin sözcüleri arasında bazı farklılıklar, hatta çelişik sayılabilecek açıklamalar geliyor. Mesela Öcalan “Benim barış sürecinden halen umudum var” derken, Kandil’den Cemil Bayık “Artık yeter, daha fazla oyalamayın bizi” diyerek bir itiraz sesi yükseltiyor; BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş “Bu kadar yolsuzluğa bulaşmış bir Başbakan’la biz nasıl yürüyeceğiz” diye soruyor. Bu üçü arasında tam bir uyum olmadığına, hatta çatlaklar olduğuna ilişkin değerlendirmelere rastlıyoruz. Ne diyeceksiniz?
Böylesi değerlendirmeleri ciddiye almıyoruz. Hareket bir bütündür ve bütünlüğünü koruyor. Bir hareket içinde tartışma olmaz mı? Olur elbet. Olması normaldir. Bir toplantıda bile iki kişi konuşsa aralarında üslup farkları olur. Çelişki filan yok. Bu hareket oldum bittim tartışarak karar alır ve karar alındıktan sonra da uygulanır. Harekette bir bütünlük var. Başkan Apo bu hareketin kurucu önderidir. Bu hareketi temsil eder ve baş müzakereci odur. Sürecin ilerlemesi yahut ilerlememesi söz konusu ediliyorsa, bize değil karşı tarafa bakmak lazım. Verilen sözlere, varılan mutabakatlara ne kadar uyulup uyulmadığına bakmak lazım. Ne Kandil’de, ne BDP’de, ne Avrupa’da farklı bir baş çeken bir durum yoktur. Herkesin kafası bu konuda açık olsun…
Yarın bu köşede Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal'ın yanıtlarını okuyacaksınız…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları
-
Zeliha AKPINARNefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı 29.12.2015 Tüm Yazıları
-
Umur COŞKUNSöz Geçmez, Top Mermisi İşlemez 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Abdülkadir Küçükbayrak“Analar ağlamasın”dan “Analarını ağlatacağız”a nasıl gelindi! 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Ekrem DUMANLIGeç kaldın ey Müslüman 17.11.2015 Tüm Yazıları
-
Semra POLATFransa'nın mülteci ayarlı bombaları 14.11.2015 Tüm Yazıları
-
Ferdan ERGUTHDP içi bir PKK eleştirisi mümkün müdür? 12.11.2015 Tüm Yazıları
-
Nejat ERDİMIŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE! 22.07.2015 Tüm Yazıları
-
Mazlum ÇETİNKAYAEşitlik yoksa kardeşlik de yok! 26.06.2015 Tüm Yazıları
-
Hakan DEMİRCANKoalisyon hava durumu 3 21.06.2015 Tüm Yazıları
-
Tuncay TOPCamide propaganda ve ucuz taşra siyasetçiliği 27.05.2015 Tüm Yazıları
-
Mithat SANCARİnkarın bedeli 30.04.2015 Tüm Yazıları
-
Bülent KARATAŞBirol Başören 28.03.2015 Tüm Yazıları
-
Hasan ÖZTÜRKİLMİK İLMİK 26.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kelemet Çiğdem TÜRKMUNZUR’UN ŞİFASI 6.02.2015 Tüm Yazıları
-
Gürbüz Çimen2 Dil 1 Bavul 2.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kerem ALTANHayaller duşakabin 20.01.2015 Tüm Yazıları
-
Mehmet YILDIZEnseyi karartmamalı ama nasıl? 8.01.2015 Tüm Yazıları
-
Eylem YILMAZDemokratı az olan toplumlar az demokrasi ile yönetilirler! 3.01.2015 Tüm Yazıları
-
Muhteşem ÖZDAMARHDP'yi BEKLEYEN TEHLIKE 29.12.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet DOĞANHADİ KALK 7.08.2014 Tüm Yazıları
-
Haydar TOPAYSevgili Yoldaşımız, ağabeyimiz Burhanettin Çetinkaya... 13.07.2014 Tüm Yazıları
-
Erdal TALUPolitikada Yeni Paradigmanın Doğuşu 7.06.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet KIRARSLANHalklar nasıl karar verir? 20.04.2014 Tüm Yazıları
-
Yasemin ÇONGARKiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında… 4.02.2014 Tüm Yazıları
-
Zülfikar ÖZDOĞANTarih, Tarih Olalı... 2.01.2014 Tüm Yazıları
-
Neşe DüzelHata ve devlet gazetecileri 11.12.2013 Tüm Yazıları
-
Selçuk UZUN1915/16´da Erzurum Vilayeti Valisi Tahsin Uzer (1) 25.07.2013 Tüm Yazıları
-
Dr.Sivilay GENÇSibirya ablası 2.05.2013 Tüm Yazıları
-
Nihat TAŞTANBU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR 16.03.2013 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCI-Taraf YazılarıBelirsizlikler zamanı ve ütopya zamanı 21.10.2012 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLU-Taraf yazılarıESAT’IN YENİ HAMLESİ.. 8.10.2012 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜR-Taraf yazıları1922’de Güzelim İzmir’e Kimler Kıydı? 9.09.2012 Tüm Yazıları
-
Cevdet AŞKINŞiddetli çatışma dönemi başladı 22.05.2012 Tüm Yazıları














































































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021