Ayhan ONGUN
Çok hızlı değişen gündem, algı operasyonları ve kaygan bir zeminde yapılan kirli siyasetten dolayı kafası hayli karışan vatandaş, belki neyi istediğini tam olarak ifade edemiyor olabilir ama, inanın neyi istemediğini çok iyi biliyor.
Siyasi partilerin topluma öncülük edecek misyondan giderek uzaklaştığını gören toplum; yalan ve ikiyüzlü siyaset, rant peşinde koşan siyasetçi istemiyor.
Siyaset kurumundan doğan boşluğu doldurmasını beklediğimiz sivil toplum kuruluşlarını önemsiyor ama kamu ya da özel kuruluşlarla perde gerisi pazarlıklar yapan, çevreciyim deyip, belli bir çevreye yaslanan, bağlı olduğu kuruluşu bir siyasi partinin ya da çıkar çevrelerinin arka bahçesi yapmak isteyen sözde sivil önderler istemiyor.
Kamu güvenliği adına olmasa bile geleneksel alışkanlıkları ve kültüründen kaynaklı olarak ülkesinin ordusuna saygıyla yaklaşıyor olsa da, toplum; vesayetçi, darbeci zihniyete sahip asker istemiyor.
Bilinçaltında devletle özdeşleştirmiş olsa ve onlar olmadan toplumsal yaşamın sürdürülemeyeceğini bildiği bürokrasiyi kabullense de, kendi halkına zorluk çıkaran, zulmeden, aşağılayan, öteleyen bir bürokratik vesayet sitemine kesinlikle karşı çıkıyor.
Tarihi boyunca eğitime, eğitilmiş insana saygıda kusur etmese, gizli bir hayranlık duysa da, günümüzde kartvizitlerinde onlarca unvan yazılı ancak halka yukardan bakan, sözde aydınları istemiyor.
İnanç sisteminin tüm gereklerini yerine getirmeye çalışan bir çoğunluğa rağmen; dini istismar edenlere, siyasi çıkar ve amaçlarına alet edenlere ve daha açıkçası, laik bir ülkede diyanet işleri kurumuna güvenmiyor.
Cumhuriyet döneminden bu yana yönünü batıya çevirmiş bir ülkenin insanları olarak toplum; gelişmiş batılı ülkelerin samimiyetine inanmıyor, özellikle de son günlerde yaşanan mülteci krizindeki ikiyüzlü tavırlarından dolayı AB ye ve sözüm ona kadim dostumuz ABD ye inanmıyor, onların Ortadoğu üzerinden oynamak istedikleri politikaları benimsemiyor.
Bizim de içinde yer aldığımız BM, NATO gibi uluslar arası kuruluşların küresel güçlerin çıkarlarını savunduklarını düşünen vatandaş, toplumun kendi iç dinamikleri dışında bir çözüm olduğunu düşünmüyor.
Aynı keza ülkede bir Kürt sorunu olduğunu, Osmanlıdan bu yana sürdürülen asimilasyon, baskı ve kimi zaman yok etme politikalarının toplumda çok önemli bir ayrışma ve kutuplaşmaya neden olduğunu bilen vatandaş, artık ayrımcı ve ötekileştirici uygulamalar ve söylemler istemiyor.
Düşünme ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılmasından yana olan toplum, özgürlük adına kin ve nefret söylemlerini öne çıkaran yazarlar, politikacılar istemiyor.
Bir evrensel hak olarak “halkların kendi kaderini tayin hakkı” na, özellikle de mağduriyetlerin giderilmesi ve kişilik haklarının tanınması, eşit yurttaşlık haklarının ayrımsız tüm yurttaşlar için uygulanmasını isteyen toplum, bu hakların şiddet ve terör yoluyla elde edilmesi fikrini kabul etmiyor.
Halkımıza zorla dayatılan 12 Eylül anayasasından tümüyle kurtularak, gerçek anlamda, sivil, demokratik bir anayasanın gerekliliğine inanan toplum, bu konunun siyasi hesaplara malzeme yapılmasını, gereksiz ve anlamsız müzakere oyunlarıyla oyalanmak, aldatılmak istemiyor.
Yeni anayasa, hak ve özgürlükler, demokratikleşme ve barış konusunda iktidarın da muhalefetin de samimi olmadığını düşünen toplum, ülkemizde ve bölgemizde çatışmalara, savaş tehlikesine karşı çıkıyor.
Ülke yönetimine ilişkin parlamenter sistemin yeterli olmadığını, darbe ve müdahalelere açık yanlarının olduğunu bilmesine karşın, halkın büyük çoğunluğu hazır olmadan bir başkanlık sistemi dayatmasını, toplum doğru bulmuyor.
Sisteme ilişkin her konu ve gündemin tartışılmasından, değişim ve dönüşümden yana olan toplum, ülkenin en tepesindeki kişinin, korumakla yükümlü olduğu hukuk sistemini, Anayasa Mahkemesini tanımayan, yok sayan tavır ve açıklamalarını kabul etmiyor.
Sözün özü, sağduyusuna inanmak zorunda olduğumuz bu toplum; kavga, kaos, baskı ve dayatmaların olduğu, çoğunluğun azınlığa tahakküm ettiği, en temel insan haklarının gasp edildiği, insan ve emek odaklı olmayan yönetimler istemiyor.
Ancak sanırım asıl sorun, muhalefetin topluma şırınga ettiği istemezükçü anlayışın etkisine giren vatandaşın, kolaycı ve geçici çözümler peşinde olması.
Her ne kadar kolay olmasa da; tüm dünyada olduğu gibi kamu düzenini bozmadan, demokratik yollardan, yaratıcı eylemlerle hak ve özgürlük mücadelesi verilmesinin yol ve yöntemini bulmak zorundayız.
Çünkü bu toplum, “Anayasa Mahkemesinin kararlarını tanımıyorum” diyen Cumhurbaşkanı istemediği gibi, geçmişinde okulları, hastaneleri, sivil yurttaşları hedef alan bir hak mücadelesine de tanık olmadı.
Bir dönem ülkemizde de bireysel terör olayları gündemdeydi ama o dönemin eylemcileri hiçbir zaman, hiçbir koşulda sivil halkı hedef almadı.
Kısacası toplum, savaş değil, barış istiyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- SU AKAR, YOLUNU BULUR!
19.08.2021 - İKTİDAR ÇOCUKLARINI KURBAN VERİYOR!
31.03.2021 - ÖĞRETMEN OKULLARININ EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ YER
17.03.2021 - BOĞAZİÇİ’NDE NELER OLUYOR?
3.02.2021 - AK PARTİ KİMLERİ TEMSİL EDİYOR?
23.10.2020 - DEVLET KİN GÜDER Mİ?
30.09.2020 - CHP KURULTAYININ ARDINDAN
28.07.2020 - GENÇLERİ DOĞRU ANLAMAK GEREK
19.05.2020 - İSTİM ARKADAN GELİR Mİ?
15.05.2020 - HER ŞEY BİR VİRÜSLE BAŞLADI……….
19.03.2020
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Mehdi Avis
Başbakanımızı inançlı olmasından dolayı muhakkak ki çok seviyoruz.Ama ALLAH(c.c) aşkına yanlış yönlendirilmelerine hiç kimse itiraz etmemeli mi? dershane gibi mantıklı yüzlerce sosyal faydaları sıralanmışken,kapatmak ve dış dünyada değerli yalnızlığa mahkum etmeğe itiraz edilinc;eski kötü günleri hatırlatıp,"müebbet hapisten kurtardım seni şimdi biraz işkence etmeye hakkım var,niye itiraz ediyorsunuz" demenin mantıklı yanı var mı.Yada bir paranoya içinde itiraz ve hak aramalara düşmanca tavır takınıp "başbakanı yedirmeyiz" gürültüsüne eşlik etmek,ülke ve millet menfaatine faydalı mıdır.Başbakanı uyarmak sahip çıkmanın %10 kadarda olsa gerekmez mi?ALLAH (c.c) milletimize hayırlı olanı nasip eylesin.