Lale KEMAL
Taviz kelimesi, geri adım atma ya da yenilgi anlamına da geldiğinden iticidir. Bireysel ilişkilerde taraflardan biri, yenilgi olarak gördüğü tavizi, kendisi için sonuçları ağır da olsa vermeyebilir. Belki de çok rahatsız edici olmasa ve gerekse de kişiler taviz vermeyebilir. Ama, taviz, demokrasilerin yöntem biçimi olarak kullandığı diplomasi masasında al-ver ilişkileri çerçevesinde verilir. Sorunların çözümünün en zor ama en akılcı olanı, silahla değil müzakereler yoluyla bulunacak formüller ve gerektiğinde taviz vermektir. Onun içindir ki “savaş, siyasi çözüme giden yolun bir aracıdır” der, 12 yaşında Prusya ordusuna katılan ünlü Savaşçı ve askerî teorisyen Carl von Clausewitz.
Taviz verme konusu, PKK gibi silahlı bir grup ile siyasi çözüm arayışlarında bugün olmasa da kaçınılmaz olarak ileriki süreçlerde gündeme gelecektir.
Başbakan Erdoğan, PKK’ya taviz anlamına geldiği içindir ki Öcalan’ın, İmralı’daki cezaevinden evde göz hapsine alınması ve örgüt liderliğini de kapsayacak genel affın sözkonusu olmadığını açıkladı Afrika turuna giderken geçen pazar günü düzenlediği basın toplantısında.
Erdoğan, bilindiği üzere, birkaç hafta önce yaptığı açıklamayla, istihbarat örgütü MİT’in başındaki isim olan Hakan Fidan’ın, İmralı’da ömür boyu hapis cezasını çekmekte olan Öcalan ile PKK’ya silahları bıraktırmak için görüşülmekte olduğunu ilan etti.
Türkiye’nin Öcalan ile yüz yüze teması, bu örgüt liderinin 1999 yılında, ABD ve İsrail desteği ile Kenya’da yakalanıp ülkeye getirilmesiyle başladı. Öcalan ile görüşmeleri, asker ve zaten o zaman askerin kontrolünde olan MİT yürütüyordu ve amaç nihayetinde PKK’yı tasfiye etmeye dayanıyordu. Siyasi çözüm odaklı olmayan ve zaten siyasi iradenin yönlendirmesinin bulunmadığı bu görüşmelerden, terörün en aza indirilmesi yolunda bir sonuç alınmasını beklemek saflık olurdu. Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başlattığı siyasi çözüm arayışları ise 1993 yılında 33 erin öldürülmesiyle derin devlet tarafından sabote edilmişti.
Geldik bugünlere... AK Parti hükümetinin, terör sorununa siyasi çözüm arayışları çerçevesinde MİT’i devreye sokarak PKK’nın Avrupa kanadı ile başlatılmasına önayak olduğu Oslo barış görüşmeleri, içeriği 2010 yılında internete sızdırılarak sabote edildi. Ardından hükümet, çözüm sürecinde Öcalan’ı dışlayan ama örgütün silahlı saldırıları için üs olarak kullandığı Kuzey Irak’taki bölgesel hükümetin lideri Barzani’yi, terör sorununun çözümü için muhatap alma stratejisi geliştirdi. Kürt halkı nezdinde önemli bir figür olmaya devam eden Öcalan’ın dışlandığı bir siyasi çözüm sürecinin anlamsızlığı ile zaten bu proje ölü doğdu.
Artık Öcalan ile İmralı’da görüşülüyor. AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik’in, kendisiyle söyleşimde aktardığı üzere, bu kez PKK ile görüşme süreci siyasi iradenin direktifiyle yapılıyor. Böylece, askerin görüşü alınsa da ilk kez İmralı barış sürecine, siyasi iradenin kararlılığının zirve yaptığı bir arka planla başlandı denebilir.
Varlığı süren illegal derin devlet unsurlarının, barıştan yana olmayan kimi PKK unsurlarıyla birlikte bu süreci sabote etme olasılığı bulunmakla birlikte ilk kez Türkiye’de, terör sorununun çözümünün siyasi irade kararlılığı ile başladığını ve bu anlamda gerek AK Parti gerekse muhalefet partilerinin, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren çok hayati bir sınavdan geçtiklerini belirtmek lazım.
Hepimizin tahmin ettiği üzere 28 yıldır silahlı başkaldırı şeklinde süren ama Kürt sorunu olarak evveliyatı çok eskilere giden bu meselenin siyasi çözümü çok uzun yıllar alacak. Örneğin, askerî vesayetin tektipleştirdiği bir Türk zihniyeti algısının, PKK’ya gerektiğinde taviz de verilerek sürdürülmesi gereken bir siyasi çözüm sürecine alıştırılması gibi zorlu bir süreç bulunuyor.
Toplumun artan biçimde terör sorununa çözüm bulunmasını istediği bir gerçek, canlarını kaybeden şehit aileleri dernekleri bile silahsız çözüm istediklerini kamuoyuna duyurdular. Ama çözüm sürecinde, terör sorunuyla yüzleşmiş kimi Batılı demokrasiler ya da gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi bizde de PKK’ya, kimilerinin taviz diye göreceği bazı taleplerinin zamana yayılarak karşılanması gerekecek.
Kuzey İrlanda’da, 1969 yılında adadaki İngiliz yönetimine karşı IRA’nın başlattığı silahlı başkaldırı, aradan 29 yıl geçtikten sonra 1998 yılında taraflar arasında imzalanan anlaşmayla siyasi çözüm sürecine girdi. 1998’den yakın tarihe kadar geçen son 14 yılda çözüm sürecine ilişkin diğer koşulların yanı sıra örgütü silahsızlandırma çabaları da paralel yürütüldü. Yani “IRA’ya önce silahsızlan sonra siyasi çözüm şartlarını görüşelim,” denmedi ama şiddetin durması önemli bir talep oldu.
IRA ile güvenlik güçleri arasında 29 yıl süren çatışmalarda 3.500’ün üzerinde insan hayatını kaybederken Türkiye’de 28 yıldır devam eden düşük yoğunluklu çatışmalarda ölü sayısı bilinen rakamlara göre 50 binin üzerinde. Bizdeki acı katsayısı, tüm taraflar açısından çok daha yüksek.
Nihayetinde, dehşet ve şiddet dönemini geride bırakmak istiyorsak barış sürecini kısaltıp özelinde terörü yenip Türkiye’yi kazanmak zorundayız. Bu süreçte, daha fazla demokratikleşme hamleleriyle Kürtlerin kimi gasp edilen haklarını verme büyüklüğünü de devlet göstermek zorunda.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016