Nadi ÖZTÜFEKÇİ
Ya HDP'ye ya da CHP'ye oy vermeyi düşünüyorum.
Hangisine oy vereceğimi de açıklamak istemiyorum.
Kesinlikle boykotu düşünmüyorum.
Eğer CHP'ye oy verirsem sanırım bir iki Belediye başkanlığı haricinde ilk defa oy vermiş oluyorum.
Peki, neden açıklamıyorum?
Basit… Çünkü birini diğeriyle yarıştırmak istemiyorum.
Hiç bir şekilde muhalefetin birbiriyle yarışmasına katkıda bulunmak istemiyorum.
O yüzden bu iki partiye olan eleştirilerimi de durduruyorum.
Sonuçta benim eleştirilerim sonucu belirlemeyecek elbette.
Hatta etkilemeyecektir bile...
Ancak AKP'ye karşı verilecek yarım oyu bile engellemek istemiyorum.
Şimdi, beni bu kararımdan dolayı eleştirenler olacaktır elbette.
Büyük ihtimalle orta yolcu, bölücü ve Kürt düşmanı gibi değişik yön ve uçlardan suçlamalarla aynı anda karşılaşacağım.
Hiç önemli değil.
Zerre kadar umursamıyorum.
Şimdiye kadar mahalle baskılarına önem vermedim. Bundan sonra da vermiyeceğim.
Önemli olan tek şey AKP'nin oy ve milletvekili kaybetmesi.
Bu seçimlerde AKP güç kaybetmeli.
Vazgeçilmez ya da kaçınılmaz algısının yıkılması gerekir.
Bunca zamandır muhalefetsiz, alternatifsiz ve sürekli güçlenen pozisyondaydı.
Bu yüzden yaptığı her icraat, söylediği her şey doğru ve tutarlı kabul ediliyordu.
Yapmayı düşündüğü her şey psikolojik bir ön kabulle karşılanıyordu.
Gezi Direnişi AKP'nin "temiz sayfa" algısına çizik atıp, hatta karalasa bile algı teknikleriyle bundan mağduriyet çıkarmayı başardı.
Şimdi seçim zamanı… Seçimler sadece sandığa gidip oy vermekten fazlasıdır.
Seçimler boyunca AKP'nin tutarsızlıkları güçlü bir şekilde teşhir edilmeli.
Hedefe bizzat AKP ve onun diktatör patronu konulmalı.
Hiçbir politik cephane boşa harcanmadan yan ve çapraz ateşlere başvurmadan bütün gücümüzle bu diktatörlüğün güç kaybetmesi için çabalamak gerekir.
Sandık ve sokak mücadelesi birleşmeli.
Unutmayalım sandıklar bu iktidarın denetiminde, güvenilir olmayan koşullarda açılacak.
AKP iktidarı haklarını sokaklarda ve alanlarda arayan, kararlı bir toplumla karşı karşıya olduğunu görmezse oy hırsızlığı konusunda daha atak olacaktır.
Demokrasi güçlerinin kararlı duruşu, oy hırsızlığı konusunda AKP'yi geriletebilir.
Elbette bu kararlı duruş sandık başına da yansımalı.
Seçimler boyunca bu algı tekniklerini boşa çıkarmalıyız.
Ana akım medyanın yandaş ve candaş medyaşorların, AKtrolların bizleri yönlendirmesine izin verilmemelidir.
Bu yazıda olabildiğince net olmaya çalıştım.
Hiç bir kelime oyununa girmeden basit ve sade olmaya çalıştım.
Çünkü çok önemli günler yaşıyoruz.
Tartışma ve polemiklerle geçirilecek zaman yok.
Son olarak tekrar başa dönmek istiyorum.
Ya CHP ya da HDP'ye oy vereceğimi tekrar açıklıyorum.
Hangisine oy vereceğimi seçimlerden önce açıklamayı düşünmediğim gibi seçim sonrasında da açıklamayacağım.
Onun nedeni tamamıyla kişisel...
Seçimlerden sonra ortaya çıkan ortama göre tavır gösteren,"fırsatçı" bir konumda da olmak istemiyorum.
Ya HDP ya CHP ama asla AKP değil.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.05.2018
18.04.2018
7.02.2018
9.02.2017
15.02.2017
27.01.2017
22.01.2017
4.02.2016
11.03.2016
20.11.2015