SİBEL HÜRTAŞ
Önce Gelecek Partili Selçuk Özdağ, ardından gazeteci Orhan Uğuroğlu…
Gelecek Partili Selçuk Özdağ twitter hesabından MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye yönelik bir mesaj paylaştı, Uğuroğlu da o eleştirileri haberleştirdi.
Aynı gün ikisine de bir saldırı düzenlendi. İster istemez tüm dikkatler, Bahçeli’ye çevrildi.
Bahçeli ne Özdağ’a ne de Uğuroğlu’na “geçmiş olsun” demedi, dün kameralar karşısına geçti ve Selçuk Özdağ’ın gündeme gelmek için kendi kendine böyle bir saldırı düzenlemiş olabileceğini iddia etti.
Bir siyasetçi evinin önündeki arabasına binecek, bu sırada yanına birkaç kişi geliyor, “Siz Selçuk Özdağ mısınız?” diye soruyor. Özdağ, “evet” yanıtını veriyor. Saldırıya uğruyor. Bu sırada diğer saldırgan, şoförün yanına geliyor ve ölümle tehdit ediyor. Özdağ, ciddi şekilde yaralanıyor.
Tüm bunlara inanılmasını bekliyor.
Peki Özdağ, kendi kendini dövdürdü diyelim…
Uğuroğlu ne yaptı?
Bundan bir süre önce Bahçeli’yi eleştirdiği için saldırıya uğrayan Afşin Hatipoğlu da mı kendi kendini dövdürmek isteyen organize bir suç örgütüne başvurdu? Ya Yavuz Selim Demirağ? Murat İde?
Bu nasıl bir taktik ki;
Birkaç ay içinde üç kişi bu taktiğe başvuruyor,
Biraz daha geriye gidersek eğer; iki yıl içinde toplam 14 kişi aynı taktiğe başvuruyor. Ama nasıl oluyorsa bu basın ablukasında bırakın gündem olmayı, yaralanmakla kalıyorlar!
Tam 14 kişi…
Bu rakamı veren Selçuk Özdağ’ın avukatı Gelecek Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Seymen. Seymen, “Şöyle bir araştırma yaptık sadece 2 yıl içinde toplam 14 kişiye Bahçeli’yi eleştirdikten sonra bu tür saldırılar düzenlendi.”
Ne Seymen ne de bu yazı, söz konusu saldırıların Bahçeli’nin talimatıyla gerçekleştiğini iddia etmiyor. Ama Özdağ’a yönelik saldırının ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın “bizim deli çocuklar, biz söz geçiremiyoruz” ifadesi, Derince İlçe Başkanının “Uslanmayanın hakkı kötektir”, Çorum MHP İl Başkanı Agah Karapıçak’ın “Usludan yeğdir delimiz elhamdülillah, Talimata gerek yoktur” şeklindeki saldırıları kutsayan sözleri, bir şekilde gözleri MHP’ye çeviriyor.
Ama Bahçeli ille de ben değil kendi kendine yaptı diyor.
Bunu da Özdağ’a yönelik saldırı görüntülerinin ortaya çıkması üzerinden söylüyor. Hemen belirtelim, o kamera görüntüleri Özdağ’ın evinin balkonundan değil, karşı apartmanının balkonundan biri tarafından çekildiği ortaya çıktı. Kimin çektiğini Özdağ’ın avukatı bile henüz bilmiyor.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “münferit bir olay” dese de
14 sokak saldırısının tek başına münferit olaylar mı yoksa organize saldırılar mı olup olmadığını ortaya koyacak olan yargı.
Selçuk Özdağ’a yönelik saldırı için dün de dört kişi daha gözaltına alındı. Avukatların ısrarlı bir talepleri var. Sistematikleşen bu saldırıların örgüt suçu kapsamında değerlendirilmesi. Ancak örgüt soruşturması kapsamında böyle bir soruşturma başlayabilirse, saldırıların olası şüphelileri kendilerini aklamış olurlar.
Ama savcıların bu konudaki refleksleri ortada.
Ana Muhalefet Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, Çubuk’ta gerçekleşen linç girişimini bile örgüt kapsamında ele almadı, o davayı bir Asliye Ceza Mahkemesi’nin salonuna sıkıştırdı. Çubuk’taki dehşetengiz görüntülerden bu yana Türkiye, saldırılardan bahsediyor.
Buradaki cezasızlıktan cesaret alanlar,
Ağustos ayında İstanbul’un ortasında TİP Milletvekili Barış Atay’ı hedef olarak gördü.
Atay’a yönelik saldırı için de avukatlar örgüt suçundan dava açılması talebinde bulundu. Savcılık o talebi reddetti, basit yaralamadan açtı. O davada bir adım ileri gidilmedi. Bu cezasızlık Türkiye’nin şiddet gündemini de sokak sokak ördü.
Son iki yılda iktidar ortağını eleştiren 14 kişi saldırıya uğruyor ve failler cezasız bırakılıyorsa, ana muhalefet liderine linç girişimi cezasız bırakılıyorsa, artık eleştiren kesimlerin güvenliğinden bahsedemeyiz.
Ama sadece eleştirenlerin güvenliği tehlikede...
Bir düşünsenize bu saldırılar, iktidar partisi ve ortağına yönelik gerçekleşseydi ne olurdu?
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.04.2024
29.01.2021
7.01.2021
31.12.2020
25.12.2020
10.12.2020
3.02.2020
26.11.2020
13.11.2020
5.01.2020