Süleyman YAŞAR
Son günlerde iktidar, muhalefet ve Merkez Bankası hep birlikte, ama farklı nedenlerle kriz korkusu yaymaya çalışıyorlar. Hükümet “biz olmazsak ekonomi yönetilemez, kriz çıkar” diyerek korku salıyor etrafa. Muhalefet ise sürekli “kriz çıkacak” ezberini tekrarlıyor. Merkez Bankası Başkanı da “faizleri indirirsem kriz çıkar” diyor.
O hâlde bütün bunların ne anlama geldiğine bir bakalım... Önce hükümetin kriz çıkacak söylemini ele alalım. Bildiğiniz gibi kısa süre önce Türkiye zaten bir döviz kuru şoku yaşadı. Böylece Türk parası yüzde 17 oranında değer kaybetti.
Bu arada hemen belirtelim, köpüğü alınan Türk parası rekabet gücü kazandığı için ihracat ve sanayi üretimi artıyor, cari açık azalıyor. Tabii ki, devalüasyonun fiyatlara yansıması enflasyonu çoğaltıyor. İşte yaşanan bu kur şokuna “kriz” diyorsanız zaten krizin yaşandığını söyleyebiliriz.
O hâlde “ben gidersem kriz çıkar” söylemi doğru değil. Peki, niye böyle bir değerlendirme yapıyoruz? Yapıyoruz, çünkü yüzde 17 oranında devalüasyon gerçekleşti. Hükümetin kriz çıkartıyorlar propagandasına rağmen üretimde beklenen sıkışma olmadı.
Bu konuyla ilgili önemli bir değerlendirmeyi aktaralım unutmadan; önceki gün International New York Times “dalgalı kur rejiminin Türkiye’yi Euro Bölgesi krizini yaşayan komşusu Yunanistan’dan ve İspanya’dan ayırdığını” ileri sürdü. Ve zayıflayan Türk parasının tehlikeli dış ticaret açığının kapanmasına yardım ettiğini belirtti. Bu arada, gazete, Türk işadamlarının “Türk parası değer kaybettiğinde biz para kazanırız” dediğini aktardı. Kısacası, hükümetin kendisi risk oluşturduğu hâlde Türkiye ekonomisi toparlandı.
Gelelim muhalefetin kriz isteğine... Muhalefet sürekli Türkiye’nin dış borçlarının çoğaldığını, bu nedenle kriz çıkacağını ileri sürüyor.
Hemen belirtmekte fayda var, muhalefet, dış borçları tuhaf bir biçimde “nominal artış” olarak ölçüyor. Ve milli gelir artışını dikkate almıyor. Oysa makro ekonomi yönetiminde borçlar milli gelirin yüzdesi olarak değerlendirilir.
Dolayısıyla bu ülkenin toplam brüt dış borçlarının milli gelire oranı 2002’de yüzde 55,8 düzeyindeyken, Ocak 2013’te aynı oranın yüzde 45,3’e gerilediğini belirtelim. O hâlde dış borçlarda bir sorun olmadığını söyleyebiliriz.
Eğer “cari açık finansmanı kırılganlık yaratıyor” görüşü ileri sürülüyorsa bu da doğru değil. Niye doğru değil? Çünkü cari açığın bir kısmı özel sektörün kendi kendisine verdiği borçlarla finanse ediliyor. Yani borçlu ve alacaklı aynı kişi oluyor.
Gelelim Merkez’in kriz söylemine... Merkez Bankası Başkanı “faizleri indirirsem 1994’de olduğu gibi kriz çıkar” diyor.
Oysa koşullar farklı şimdi. Niye farklı? Farklı, çünkü 1993’te bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 7, cari açığın milli gelire oranı yüzde 4 düzeyindeydi. Yani iki büyük açık vardı krizin hemen öncesinde. Oysa şimdi bütçe açığı düşük düzeyde seyrediyor. Dolayısıyla faiz indirimi kriz çıkartmaz.
Anlayacağınız, vatandaşı ekonomik krizle korkutmaya çalışan hükümet, muhalefet ve Merkez üçlüsüne rağmen önümüzdeki üç ay için kriz sinyali yok. Beklenti ve değerlendirmelerimizi buna göre yapalım.
http://www.taraf.com.tr/yazilar/suleyman-yasar/ekonomide-kriz-cikar-mi/29411/
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016