Süleyman YAŞAR
Soma’da facianın yaşandığı maden işletmesi, Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından kuruluyor. Ve işletme yılda iki milyon ton kömür üretmek için tasarlanıyor. Ve işletme tasarlanan bu kapasiteye göre mekanize ayaklarla inşa ediliyor. Fakat daha sonra özel firma bu tasarlanan kapasitenin üzerine çıkarak üretimi hızla çoğaltıyor.
Tabii bu arada üretimi artırmak için açılan yeni maden üretim ayaklarında metal tavan destekler yerine ağaç destekler kullanılıyor. Yine klasik usulde iki ayakta kazma-kürek kömür çıkartılmaya başlanıyor. Böylece aylık üretim, firma yetkililerinin açıkladığına göre, 150 bin tondan 250 bin tona yükseltiliyor.
Kısaca madende üretim kapasitesi artırılırken mekanize ayaklı yeni tasarım yapılması ve bu yeni tasarımın uygulanması şart. Fakat bütün bunlar yapılmadan kapasite rastgele hızla artırılınca kaza olasılığı da hızla artıyor.
Gelelim yangının neden geç fark edildiğine...
Tecrübeli madencilere göre; yangının bu kadar geç fark edilmesi büyük bir ihmal. Çünkü yangın eski imalat alanlarında başlayıp yayılıyor. Ve yangının tavanlara kadar yayılıp kömürün kor hâline gelmesinin fark edilmemesi mümkün değil. Ve yanan kömürün kor hâlinde tavandan düşmesi düşündürücü.
Öyleyse bu durumda kömürün yaklaşık bir aydır yandığını söylemek mümkün tecrübeli madencilere göre. Demek ki yangın önemsenmemiş. Üretime devam edilmiş. Hâlbuki yangın fark edildiğinde işçiler hızla tahliye edilip ardından yangının söndürülmesi çalışmaları başlatılmalıydı. Ama daha çok kömür daha çok para için üretim durdurulmamış. Olayın gelişiminden anlaşılan bu.
Gelelim yangında çok tekrarlanan kocaman bir yalana...
Soma faciası duyulduğunda bazıları televizyonlarda ve gazetelerde karbonmonoksit gazının kokusuz olduğunu bu nedenle fark edilmeyeceğini ileri sürdüler. Ve bu söylemle madende ölümlerin fark edilmeden gerçekleştiğini, dolayısıyla pek de sorumlu aranamayacağı tezi işlenmeye başlandı.
Yani ölümler bazılarınca sıradan bir karbonmonoksit zehirlenmesi olarak gösterilmeye çalışıldı.
Oysa tecrübeli madencilere göre karbonmonoksit laboratuvar ortamında kokmaz tabii. Ama kömür yandığında karbonmonoksit beraberinde kükürt de ortama yayılır. Ve kükürt kokar. Dolayısıyla kömür yanarken karbonmonoksit beraberinde yayılan kükürt kokusunu hissetmemek mümkün değil.
O hâlde madendeki gaz sensörleri yeterli olmasa da yanan kömür nedeniyle kükürt kokusu hissediliyor. Buna rağmen yani kömürün yandığı bilindiği hâlde madenin boşaltılmaması faciayı hazırlıyor.
Hemen tekrar hatırlatalım, kurulu kapasite artırılmadan el yordamıyla yapılan kapasite üzeri üretim facianın asıl nedeni oluyor tabii.
İlk tespitler işte böyle.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016