Yıldıray OĞUR
Tan gazetesine baskının üzerinden 69 yıl geçti. Baskının bu yıl dönümünde 69 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nden CHP’li öğrencilerin yakıp yıktıkları Cağaloğlu yokuşunun başındaki Tan Matbaası’nın yerine yapılan Halil Lütfü Dördüncü İşhanı’nda Tarih Vakfı “Yokuşun Başı: Demokrasi Mücadelesinde Tan Gazetesi" adlı bir sergi açtı.
Tan Gazetesi’nin İkinci Dünya Savaşı yıllarında anti-faşist, demokrasiye geçiş yıllarında hürriyetçi, çok partili hayatı savunan bir yayın çizgisi olduğu tartışılmaz.
Ama Tan’ın arşivine yakından bakınca yine de karşınızda gurur duyulacak bir entelektüel ve gazetecilik hikâyesi çıkmaz.
Dersim isyanındaki en aşağılayıcı başlıkları atan, dindarlara kara cahil, Ortaçağ zihniyeti diye saldırmanın en lümpen örneklerini veren buz gibi Kemalist bir gazeteydi de aynı zamanda Tan.
Ama herhâlde Tan gazetesini basan gençlik grubunun liderlerinden birini önce Basın Konseyi’nin başına ardından da Gazetecilere Özgürlük Platformu sözcülüğüne seçen bir gazetecilik geleneği içinde o kusurlar fazla göze batmaz.
Aynı baskında bulunmuş, sonra önüne gelen her darbeyi destekleyip, ömrünün geri kalanını da başka bir darbe için paşaları ikna turunda geçirmiş “meslek büyükleri” olan bir gazetecilik geleneğidir bu.
Cumhuriyet rejiminin ölümüne yandaş gazeteciliği olarak doğmuş, doğdurulmuş, parası verilmiş, yoksa binası verilmiş, kâğıdı bitince kâğıt verilmiş, darbelerden sonra devrim meclislerine aza yapılmış, hiç olmadı 9 Mart’ta darbe örgütlemiş, kongrelerden genel başkan, Başbakan seçmiş, değişmez iktidarlara sırtını dayayıp siyaseti, halkı, Kürtleri, dindarları, Ermenileri dövmüş bir gazetecilik ekolü bu…
Birinci Cumhuriyet gazeteciliği diyebileceğimiz bu ekolün karşısına, 80’lerin ortasında yeni ve genç kuşak Cumhuriyet gazeteciliği çıktı. “Çok büyük” fikri itirazlarla…
1986’da Cumhuriyet 10 Kasım yazısını yazan Hasan Cemal, Atatürk’ün çağdaş uygarlığı ve özgürlükçü demokrasiyi hedeflediğini yazınca, İlhan Selçuk “Hayır, Atatürk hiçbir zaman özgürlükçü demokrasi demedi, sadece çağdaş uygarlık dedi” diye itiraz etmişti mesela.
Sonra bu ‘büyük’ çelişkiler sürdürülemez oldu, Cumhuriyet okulu dağıldı. Bugün merkez medyanın çekirdeğini oluşturan tüm meşhur isimler bu okulun öğrencileridir hâlâ. Ucu Atatürk’e çıkan, İttihatçıların eski merkez binasından o ekolün…
Türkiye'de medya her zaman iktidar yandaşı oldu. Önce rejimin gerçek sahiplerinin yandaşı, askerlerin yandaşı, büyük holdinglerin yandaşı, sonra da meşrebine siyasi partilerin yandaşı en son hatta polislerin, savcıların, cemaatlerin yandaşı…
Demirelci, Ecevitçi gazeteciler yok muydu? Evren’in tablolarını satın almak için medya patronları yarışmıyor muydu? Özal düşmanlığı gazetecilik miydi? 90’lar boyunca medya Mesut Yılmazcı, Çillerci diye bölünmemiş miydi?
Bu sırada hangi büyük mevzulardan bahsetti gazeteler?
Kocatepe zırhlısını Türk jetlerinin batırdığı bile yıllar sonra yazılabildi. Askerlerle ilgili ilk eleştirel haber 1986’da çıkabildi, ilk Kürt sorunu lafı 1987’de kullanıldı.
Ne tesadüf ki üçünün de birden altında bu ekolden yetişmemiş Mehmet Ali Birand’ın imzası vardı.
80’ler 90’lar boyunca Kürt meselesinde olan biteni bu medya örtbas etti. 90-95 arasındaki faili meçhulleri, köy yakmaları, köylerin bombalanmalarını bu medya görmedi. İstanbul’un ortasında gazete bombalandı, üçüncü sayfa haberi olarak verildi. Askerî vesayet diye bir kavram bile ortalıkta yoktu. Gazetecilerin, patronların paşalarla karargâhlarda buluşup hükümete karşı iş birliği imkânlarını araştırması üzerinden 10 yıldan az geçti.
İşte bu medyanın parçası olmuş, bu medyada çalışmış, 80’lerde, 90’larda, 2000’lerde gazetecilik yapmış, bu suçlara isteyerek istemeyerek ortak olmuş, son dönemde cemaat operasyonlarına alet olmuş insanların, ortalıkta gazetecilik raconu kesmeye çalışması en hafif tabirle küstahlıktır.
Bu ülkede karşıt fikirdeki gazetecileri yandaşlıkla suçlayıp, gazetecilik dersleri verecek, hatta bir de utanmadan meslekten aforoz edecek durumda, statüde gazeteci yoktur. Herkesin karanlık tarihi oturup işini bu kez daha iyi yapmaktan daha fazlasına yetmez.
Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Mehmet Ocaktan’ın görevden alınması üzerine yazılıp çizilenlerden bahsediyorum.
Oh olsunlar, siz zaten gazeteci değildiniz ki diye racon kesenler bu karanlık medya tarihinin bir parçası değil miydiler?
Onların ortak olduğu, içinde olduğu o eski medyanın yaptıklarından daha kötü ne yapmıştı ki bu üç isim?
Her gelen darbeye manşetten selam mı göndermişlerdi?
Kenan Evren’le dünya seyahatlerine çıkıp, onu Atatürk’ün meşhur tren pozunda çekebilmek için koşarken ayakları kayıp düşmüş müydü?
Kürt köyleri yakılırken, uçaklarla bombalanırken, devlet fail-i meçhul cinayetler işlerken sayfalarında Televolecilere göbek mi attırmışlardı?
Ansiklopedi kavgasında patrona yalakalık için arkadaşların sesini gizlice çekip manşet mi yapmışlardı?
Yoksa askerlere Genelkurmay başkanlarından siyasi demeç almak için basın toplantılarında yalvararak sorular mı sormuşlardı?
İlk Nobel ödüllü yazarlarını protesto edip, Kürtçe klip çekmek isteyen sanatçılarını şerefsiz diyen manşetten sürgüne ölüme mi gönderdiler?
Partilere kongrelerde genel başkan seçtirip, leydi, Gandi falan mı ilan ettiler?
Başörtülü milletvekilini devletle beraber linç etmek için boşanma hikâyelerini mi araştırdılar? Başörtülü kızların okula gitmemesi için kampanya mı yaptılar?
Ne yapmışlardı meslekten aforoz edilecek kadar?
Bir siyasi partiyi destekleyen gazeteci hiç mi görmediniz? Genel yayın yönetmenlerini genel başkan yardımcısı yapmadılar ya?
Suçları 28 Şubat’a kısıtlı imkanlarla çıkardıkları gazetelerinde direnmek miydi? Yıllardır gazeteleri olmayan toplumun yarısının hissiyatını yansıtmaya çalıştılar, 90 yıldır halkın çoğuna düşman bir medya geleneğine karşı yeni bir medya oluşturmak için kısıtlı imkânlarla uğraştılar, belki hatalar da yaptılar, aşırıya kaçtılar, zaman zaman tecrübesizliklerinin, siyasi öfkelerinin kurbanı oldular ama samimiyetle ve merkez medyanın yarısı imkânlarla inandıkları bir siyasetin, fikriyatın medyasını oluşturmaya çalıştılar.
Sizin 90 yıldır yaptığınızı son 12 yılda yapmaya çalıştılar. Bir farkla. Darbecilik yapmayarak, siyaseti savunarak, demokratikleşme adımlarını alkışlayarak, Kürt meselesinde çözümü savunarak, Alevilere, Ermenilere düşmanlık etmeyerek…
Merkez medyada barındırılmayan liberallere, solculara, demokratlara kapılarını açarak. Kutuplaşmaya, tahammül eşiklerinin düşmesine rağmen, hâlâ bugün en farklı sesler bu isimlerin çıkardığı gazetelerde yazabiliyor o yüzden…
Bırakın aforozu, sizin Birinci Cumhuriyet gazetecilik ekolünüzün performansının yanında Pulitzerlik bir performans sayılır bu.
Türkiye’de yüzde 30’un gazeteleri olduğu gibi, her zaman en az yüzde 50’nin hissiyatını yansıtan gazeteler de olacak. Hakareti, aforozu, bunlar da gazeteci mi ukalalıklarını bırakıp farklı seslerle saygı duymayı öğrenin, itibarsızlaşan, tembelce, özensizce yapılan mesleğinizi daha iyi nasıl yapabileceğiniz üzerine kafa yorun.
Toparlanın, gitmiyorlar...
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025