Amberin ZAMAN
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önceki gün İstanbul’da bir grup gazeteciyle buluşmasında hükümetin Suriye politikasına yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Amman’dan sabaha karşı dönen Davutoğlu uykusuz ama yine de zindeydi. Brifinge esprili bir giriş yaparak, eve girerken sarhoş olduğunu itiraf eden bir vatandaşın kadın doğum doktoru olan hanımını cep telefonundan yanlışlıkla aradığını anlatarak , başladı. Davutoğlu rahmetli Mehmet Ali Birand’ı ve şu sıralar Kandil’de bulunan Hasan Cemal’i de şefkatle andı. Bakan iki buçuk saat süren görüşme boyunca sürekli savunma pozisyonundaydı. Hoca değil tez savunan doktora öğrencisi gibiydi adeta.
Türkiye’nin başından beri siyasi çözüm için uğraştığını belirten Davutoğlu Türkiye’nin muhaliflere silah akışında ana üs hâline geldiğine ve Türkiye’nin de silah ve eğitim verdiğine dair iddiaları ise yanıtsız bırakmayı tercih etti.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretinde Ankara’nın ABD çizgisine kaydığına yönelik yorumlara karşı “Senkronizasyon sağladık” ifadesini kullandı aynı zamanda. “Senkronizasyonun” en somut yansıması ise Türkiye’nin de artık resmen ilan etmese de El Nusra Cephesi’nin terör örgütü olduğunu kabul ediyor olması. Buna karşın Davutoğlu ABD’nin Suriye politikasını eleştirmekten geri kalmadı. Obama yönetiminin Esad’ı gayrımeşru ilan etmekte aceleci davrandığını ima eden Davutoğlu akabinde yaptığı “zikzaklı” açıklamalarla ABD’nin Esad’a manevra alanı açtığını savundu. Ayrıca son süreçte Hizbullah güçlerinin fiili olarak Suriye ordusunun yanında savaşıyor olmasının medyada yeterince yer almamasından yakındı.
Türkiye’nin başından beri , Suriye’de siyasi çözüm için ilk ve en çok uğraşan tarafın Türkiye olduğunu defalarca vurgularken Beşar Esad ile 21 ay önce yaptığı son görüşmenin perde arkasına dair ilginç detaylar verdi.
Siyasi sürecin önünü aç seçimde seni destekleriz
“Siyasi çözümü ilk deneyen biziz. 10 ay uğraştık. Son gidişimde (8 Ağustos 2011) büyük risk alarak gittim. O fotoğraf karesini hatırlarsanız yüzüne bakmadan konuştum. Çünkü oraya gittiğim saatlerde Humus’ta, Hama’da Sayın Başbakan’ın ve benim aleyhime sloganlar atılıyordu. O son görüşmede halkın sesine kulak vermesi ve 8. Madde’yi değiştirmesi gerektiğini anlattım. Heyetteki diğer kişileri dışarı çıkarttıktan sonra başbaşa geçirdiğimiz üç saatte, ‘Seçimde size destek vereceğiz, yeter ki askeri çek siyasi sürecin önünü aç’ dedim. Reformları içeren 14 maddelik metni hemen bir hafta sonra açıklasın istedim. İki hafta sonra açıklamaya söz verdi. Mutabık kalınca ben o zamanki Şam Büyükelçimiz Ömer Önhon’u çağırdım. O da yardımcısı Buteyna Şaban’ı. İkisine 14 maddeyi yazdırdık. O metin devletin arşivindedir.”
Başbakan ‘en kötü plastik mermi kullan’ dedi
“Benim o gidişimden sonra Başbakan Erdoğan Esad’a son telefon görüşmesinde ‘Ramazan günü bırak halk sokağa çıksın, en kötü plastik mermi kullan’ dedi. Bu uyarılarımızın hiçbirini dinlemedi. Sanki biz bunları hiç yapmamış, en baştan Suriye muhalefetini desteklemişiz gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Benim Suriye muhalefeti ile ilk görüşme tarihim 10 Ekim 2011. Esad rejimi krizde dördüncü aşama olan hava operasyonlarını arttırdığından beri bizim de muhalefete desteğimiz arttı. Muhalefetin silahlanması diye konuşulan daha çok Suriye ordusundaki askerlerin silahlarının alınması.”
Öngöremediğim şey Esad’ın ne kadar gaddarlaşabileceği
“Öngöremediğim tek şey şu; ben açıkçası Beşar Esad’ın bu kadar gaddarlaşabileceğini, barbarlaşabileceğini düşünmemiştim. İnsani noktalarda durdurabileceğimiz kanaatini hep taşıdım. Kendi halkına karşı Scud, kimyasal silah kullanacak noktaya gitmeden durdurulabilir diye düşünmüştüm. General Tlas’a şunu söyledim: ‘Beşar’ın problemi annesinin yaşıyor olması. Annesi ona babasını hatırlatıyor. ‘Ben olsam Hama gibi yapar bastırırdım’ diyen bir hayalet adeta.’ Tlas da bu yorumuma katıldı, ‘Aynen öyle. Her akşam aile meclisi toplanır’ dedi.”
Özal’ın Cezayir için dilediği özrü dilemek zorunda kalırız
“Esad’ın kalacağına dair oyun kurmak baştan kaybetmek olurdu. Biz o oyunu kurmadık. Oyun daha bitmedi. Ya nötr kalacaktınız ya da o sürecin dinamik aktörleri içinde yer alacaktınız. Bu politika bir zorunluluktur, iyiler arasında bir tercih değildir. Ben bu ülkenin sicilinde zalimlere karşı pozisyon almamayı ahlaki bir sorun olarak görüyorum. Biz başından beri hep mazlumların yanında olduk, bunu yapmaya da devam edeceğiz. Bunu yapmazsanız ileride birileri gelir rahmetli Özal’ın Cezayir’den özür dilediği gibi özür diler.”
AB muhaliflere silah ambargosunu kaldırıyor
“Bizim açımızdan Cenevre-2’nin başarılı olma kriteri Türkiye’deki bütün mültecilerin heybelerini alıp ülkelerine dönmeleridir. Hafta içinde çıkan Amman Bildirisi, 11 ülkenin pozisyonlarının tam anlamıyla konsolide olmasıdır. Tam bir mutabakattır, biz Cenevre’ye bu mutabakatla geliyoruz demektir. Pazartesi günü AB Dışişleri Bakanları toplanacak ve yüzde 90 muhalefete dönük silah ambargosu kalkacak. Ben de o günkü toplantının akşam yemeğine katılacağım.”
El Nusra’yı El Kaide gibi görüyoruz
“Washington görüşmesi bu konudaki pozisyonların netleşmesi açısından önemli olmuştur. Biz onlara hep söyledik; El Nusra oradaki bataklığın bir sonucu. Ama devamlı ondan bahsetmek büyütme etkisi yapıyor. Başta 500-600 kişilik kontrol edilebilecek bir grupken bugün 5000- 6000 kişi oldular. Yani terör örgütü ilan etmeleri faydadan çok zarar getirdi. Yoksa biz El Nusra’yı El Kaide’yi nasıl görüyorsak öyle görürüz.”
http://www.taraf.com.tr/amberin-zaman/makale-davutoglu-el-nusra-oradaki-batakligin.htm
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018