İhsan DAĞI
Kamuoyu barışa kilitlenmiş beklerken anlamakta zorlandığımız mesajlar duymaya başladık.
Bu mesajlar hem PKK tarafından hem de hükümet kanadından geliyor. Ya taraflar arasında bir ‘taktik savaşı’ yürüyor ya da bazı pürüzler var. Öcalan’ın ‘sınır dışına çekilme’ hakkında bugün yarın yeni bir açıklama yapması bekleniyor. Kandil’den ise bu konuda sürekli beyanda bulunanlar var. Gelen mesajlar da oldukça çelişkili.
Kandil’in sürece aktif olarak katılmak istediği ortada. Ayrıca sert mesajlar vererek Öcalan’ın pazarlık gücünü de artırmaya çalışıyor olabilirler. Ama şimdilik görüntü, çekilme ve silahsızlanma konularında Kandil ile Öcalan arasında bir yaklaşım farkı olduğu yönünde. PKK’nın 1 numaralı adamı Murat Karayılan bakın neler söylüyor: “Üç aşamadan oluşan kapsamlı bir proje var. İlki, çatışmanın durması ve silahlı PKK’lıların çekilmesi. İkincisi, anayasa değişikliği... Bu olur da gerçek demokrasi gerçekleşirse Kürt halkı kendi diliyle konuşabilir ve kendini yönetebilirse, bölgesini geliştirebilir, özgür ve Türk kardeşi ile eşit olabilirse üçüncü aşamaya gireriz. Bu da normalleşme aşaması olur... O zaman silahı tartışırız... Türk yetkililer, silahın derhâl bırakılması gerektiğini söylüyorlar. Komutanımızla anlaşmamız böyle değil. Silahı bırakmak son aşamada olacak.”
Ayrıca sınır dışına çekilme için yasal bir zemin oluşturulması da hâlâ dile getiriliyor. “Çekilmeyeceğiz, demiyoruz. Konunun bir yasal düzenlemeye ihtiyacı olduğunu ve hükümetin üzerine düşeni yapması gerektiğini söylüyoruz.” Dahası, Karayılan, “Apo devreye girmeden bu güçlerin hepsini ikna edip geri çekemeyiz. Sorunlar çıkar.” diyor.
Örgüt içinde daha radikal kanadı temsil ettiği söylenen Duran Kalkan da sert açıklamalar yapıyor. “Gerilla çekilme meraklısı değil. Güle oynayarak kimse çekilmek falan istemiyor. Tersi geçerlidir. Halihazırda çekilme pozisyonuna geçmiş olma durumu da söz konusu değil. O üretilen senaryoların hiçbir geçerliliği yok… Herkes yerli yerinde ve gerilla ateşkes konumundadır… Gerillanın öyle kolay, rahat geri çekilmeye ikna edilmesi mümkün değil… Bu konuda ya somut adımlar olur ya da ancak önder Apo doğrudan girişimde bulunur, ikna edebilir.”
Bunlar taktik ifadeler mi, yoksa Öcalan ile Kandil arasında bir çatlak olduğunun mu göstergesi? Çatlak oluşması barış sürecini yıkar. Çünkü süreç, Öcalan’ın PKK’ya hakim, onu silahsızlandıracak ve sınır dışına çekecek güç olduğu analizine dayanıyor. Geçen hafta hükümet kanadından, AK Parti Milletvekili Yalçın Akdoğan ‘PKK’nın içindeki kanatlar ve riskler’ başlıklı yazısında bazı radikal unsurların Öcalan’ı dinlemeyebileceği ve PKK’dan kopmalar yaşanabileceği ihtimalini gündeme getirdi. “Örgüt içindeki ‘şahin’lerin Öcalan’ın verdiği istikamete ne kadar uyacağı ve ‘silah bırakma’ fikrini ne kadar kabulleneceği önemli bir konu...” diye yazdı. Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini sorgulamak neden icap etti acaba?
“Nihai amacı, PKK’ya silah bıraktırma olan çözüm süreci” PKK’daki ‘şahin kanat’ Öcalan’ı dinlemez ve koparsa nasıl amacına ulaşabilir? Akdoğan’ın yazısı da ‘taktik gereği’ olabilir. PKK’yı güçlü ve bütün bir örgüt yerine bölünebilir, parçalı ve zayıf göstermek, üstelik şahin kanat ile Alevilik arasında ilişki kurarak PKK’da sürece direnenleri marjinalleştirmek... Son nokta hassas; Kürt sorununu çözmeye çalışırken Alevilik meselesini kanatmaktan kaçınmak gerek... Zaten sorunlu olan Sünni-Alevi ilişkilerine bir de ‘Aleviliği temsil eden ve şiddet kullanan radikal PKK’ imgesi eklediğinizde Aleviliği de Kürt meselesi kadar yakıcı, toplumsal barışı tehdit edici bir noktaya taşırsınız. Sonuç; ya taktik manevralardan olup biteni göremiyoruz ya da süreçte pürüzler oluşuyor...
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023