İhsan DAĞI
Önce söz vardı. O da kirlendi... Önüne geleni düşman, hain vs. olmakla suçlayanların ağzında söz, hikmetini kaybetti.
Her yerden oluk oluk kir akıyor, iftira dökülüyor, nefret söyleniyor.
Daha çok demokrasi, hak, hukuk istediğinisandığımız insanların sözleri kulakta kurşun, kalpte yara...
Eski ‘muhalif’ günlerimizi özlüyorum en çok. Neydi öyle? Herkes demokrat, herkes özgürlükçü, herkes evrensel hukuktan, adaletten yana! Şimdi en ‘liberal’ bildiklerimiz bile bireyin değil devletin yanında, özgürlük değil ‘otorite, otorite’ diyor. Sözde ‘Yeni Türkiye’ için ‘devrim kanunları’na cevaz vermekle meşguller. Neleri savunmadılar ki ve daha neleri savunmak zorunda kalacaklar! Üstelik artık savunmalarının da itirazlarının da bir hükmü yok savunduklarının gözünde...
Nostalji işte, yine de özlüyor insan eski ‘muhalif günleri’. Herkesin demokrat(!) olduğu günleri... Nerde o günler? Muhalefette demokrat, iktidarda ceberut olan bir toplum, kültür ve geleneğin ortasında yaşamışız meğer... İslamcısı, liberali, Kürt’ü, dindarı ‘muhalefette demokrat’larmış meğerse. İktidar ve gücün kendisi değil sanısı bile bütün o süslü demokrat ve özgürlükçü boyaları döküyormuş.
‘Hak ettiğiniz gibi yönetilirsiniz.’
Devletin her zulmünden sonra bile umutlanırdık. Devletin zulmüne uğrayanların bir gün zalim devleti dönüştüreceğiydi umudumuz. Devlet zulmünün uğramadığı kesim, grup, zümre kalmadı neredeyse. Son zulmün kurbanları bugün iktidardalar.
Mağdurdan demokrat olmadı. ‘Mazlum demokrat’ iktidar olunca ‘zalim otokrat’a dönüştü. Kitlelerin alkışı, aydınların methiyesi bitmedi. Mağdurlar herkes için özgürlük, hukuk, adalet isteyemedi. İktidar olan dünün ‘demokratları’ önce demokrasi umudunu tükettiler... ‘Hâlâ demokrasi’ diyenleri ‘düşman’ bellediler.
Herkesin herkesi düşman bildiği bir ülkede ne demokrasi olur, ne hukuk, ne özgürlük. Savaş olur sadece, savaş...
Yazık, ülkeye de yazık, savaş kışkırtıcılığı yapan kalem ve söz erbabına da. Ülkenin entelektüel düzeyi taş devrine döndü. İktidar çölleştirdi entelektüel dünyamızı.
Söylemsel şiddet kol geziyor memleketin her yerinde. Kitlesel fiilî şiddet kapıda. Ve alkışlar, alkışlar...
En ağır şeylerden biridir ‘şahit’ olmak. Şahit olduklarımız çok ağır, taşıması zor. Daha da ağırlaşacak...
Türkiye’de artık insanların özgürlüğü de hayatı da devletin insafına bağlı. Daha doğrusu kendini devlet yerine koyan birkaç kişinin. Bu bir ‘son durum’ değil. Herkesin ve de o kutsadıkları devletin altında kalacağı bir kaosun başlangıcı. Türkiye’yi bir deli gömleğine sokmaya çalışmak çılgınlık. Koca ülkeyi o deli gömleğine sığdırabilmeleri için epeyce küçültmeleri gerekecek onu. Geçen yüzyılın başlarını düşünmeden edemiyor insan... Geçen yüzyılın aynı yıllarını...
Uyarmak yerine alkış tutan, uyaranları hain ilan eden dostlar; yarın çok geç olacak... Demokrasi, hukuk, özgürlük olmadan bu ülkede kimse rahata eremeyecek, iktidardakiler bile.
Nice demokrat sandıklarımız ‘bekçi Murtaza’ çıktı.
Siyaset her yeri, her şeyi, herkesi esir aldı. Devlet boğuyor, daha da boğacak. Bize dokunmasın, haddini bilsin, hayatımıza karışmasın derken her şeyimizi belirler oldu devlet. Neşemiz, mutluluğumuz, huzurumuz ona bağlı adeta. Esiri olduk...
Sözün bittiği yerdeyiz. Söz silah, siyaset savaş.
Ne akıl, ne izan, ne vicdan kaldı.
İlk gençlik yıllarımdan beri yazı ve fikir dünyamda yoldaşım olan Cemil Meriç’i düşünüyorum yine. Ve bir ‘söz’ünü; ‘kimin için yazıyorsun?’
Söz bitti, kelam sustu. Konuşan nefret, kin, şiddet ve güç sadece...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023