Kerem ALTAN
İleride soracaklar: “Bu ülkeye demokrasi nasıl geldi?”
İleride cevaplayacaklar: “Paket, paket geldi. Öylesi daha hesaplı oluyormuş.”
“İleri demokrasinin beşiği olduğu sık sık hatırlatılan ülkemizin neden hala bir paket daha demokratikleşmeye ihtiyacı var ki?” sorusu kafaları karıştırsa da safları sıklaştırarak toplandık ve heyecanla meşhur paketin açılmasını bekliyoruz.
Kimimiz “daha ne olsun!” diyecek, kimimize ise yetmeyecek.
Paketle ilgili umutlarımızı, hayallerimizi, isteklerimizi biliyoruz ama başbakanın canı bu defa hangisini vermek isteyecek onu bilmiyoruz.
Söylenenlere göre hükümet yetkililerinin bir nikaha yetişmesi gerektiği için demokratikleşme paketine son halini vermeleri önümüzdeki haftaya ertelenmiş.
Öyle söyledi başbakan yardımcısı. Nikaha gitmeleri gerekiyormuş.
Yapacak bir şey yok, nikahta gerçekten keramet var mı yok mu önümüzdeki haftayı bekleyip göreceğiz.
Bir adamın canı ne kadar isterse o kadar vereceği bir demokrasi anlayışının kerameti ne kadar olursa o kadar olacak işte.
O istediği zaman, onun istediği kadar.
Ben buna benzer bir cümle hatırlıyorum bir yerlerden ama o konunun emin olun ki demokrasiyle pek bir ilgisi yok.
Bir dakika, yoksa var mıydı?
Neyse öyle ya da böyle her şeyin demokrasiyle ilgisi vardır. Ya da demokrasinin her şeyle ilgisi vardır. Ya da demokrasi nikahtan sonra açılan bir pakettir, bilemeyeceğim şimdi.
Aslında ben ve konu bu hale geldiğimize göre artık “benim bir nikaha yetişmem lazım” demenin tam sırası. Okuyucu da hak verecektir, haklı olarak “şimdi değilse ne zaman?” diye soracaktır ama işte buna bile bir başbakan yardımcısı kadar hakkımız yok ne yazık ki. Yazı “paket” değil ki yarıda bırakıp nikaha gidelim.
Peki ya bu pakette hepimize din, dil, ırk ayırt etmeden acil durumlarda nikah törenlerine katılma hakkı da tanınırsa ne diyeceksiniz?
Belki o zaman şu bitmek tükenmek bilmeyen Erdoğan düşmanlığınızdan utanırsınız.
Demokrasi kahramanının bahşetmekten çekinmediği ama sizin küçümsediğiniz o demokratik nimetlerin değerini bilirsiniz.
Daha fazlasını istemeye hakkınız olduğunu düşünüp kendinizi komik duruma düşürmezsiniz.
Bu da Başbakanın demokrasiden ne anladığıyla ilgili şüphelerinizi gidermeyecekse niyetinizi sorgulamak zorunda kalırım. Bu da sizi kesmiyorsa ya darbecisinizdir ya da barış düşmanı.
Sevin Başbakanı. Zaten yakında yasası da çıkar.
Onu hiç anlamaya çalışmıyorsunuz, gözümden kaçmıyor.
“İçinde empati olmayan demokrasi mi olur Allah aşkına?” diye sorun bir kendinize.
Demokrasiyi biraz da kendinizde arayın.
Nefret etmeyin ondan.
Hem paketin sahibi o. Kızdırırsanız, küstürürseniz vermez ona göre.
Bir de sakın ha ona görevinin, paketteki demokratik hakların bağışlanması değil de bütün insanların doğuştan sahip olduğu haklarının kabul edilmesi olduğunu hatırlatmayın, leke sürmeye çalışmayın kahramanlığına.
Yoksa adamcağızın yaptırdığı yolların da mı hatırı yok? Dün Batman’da havaalanı mı vardı da şu adamdan nefret edebiliyorsunuz?
Her şeyi geçtim, “Eskiden oy için paket paket makarna, kömür verirlerdi, şimdi o paketlerde demokrasi var demokrasi!” derlerse ne söyleyeceksiniz?
“Anlaşılamayan nefretiniz sizleri bunu bile göremeyecek kadar körleştirdi mi?” sorusuna verebilecek bir cevabınızın olmaması da mı endişelendirmiyor sizi?
Bana kalırsa herkes bir an önce nerelerden nerelere geldiğimizi hatırlasın, şapkasını önüne koysun ve kendisinin haddini, başbakanının da değerini bilsin.
Hem siz kim oluyorsunuz da, anlatmasına bakılırsa 27 Mayıs’ı ucuz atlatmış, 12 Eylül’ün neredeyse tek mağduru olmuş, öyle görünüyor ki yakın zamanda Şili’deki askeri darbede de en büyük acıları kendisinin çektiğini iddia edebilecek birinin demokrasi tutkusundan şüphe edebiliyorsunuz?
Neye ne kadar ihtiyacınız olduğunu ondan daha iyi bildiğinizi mi sanıyorsunuz?
Şimdi susalım ve arada başka bir nikah töreni çıkmamasını umarak paketimizi beklemeye devam edelim.
Paket açılınca da öyle hep birden saldırmayalım, hakkımıza ne çıkarsa, başbakan bizlere neyi ne kadar layık gördüyse o kadarını, tıpkı bu paketin ne yazık ki son paket olmayacağını kavradığımız zaman yaptığımız gibi olgunlukla kabullenelim.
Onun ihtiyaçlarının, beklentilerinin, umutlarının, hesaplarının hepimizin geleceğinden daha önemli olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Her şeyin onun iki dudağı arasında olduğunu unutmayalım.
Allah onun iki dudağına zeval vermesin, oturup hep birlikte dua edelim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.01.2015
7.01.2015
30.12.2014
24.12.2014
16.12.2014
28.11.2014
18.11.2014
11.11.2014
4.11.2014
21.10.2014