Ayhan ONGUN
Son Gezi olayları bir kez daha gösterdi ki, ne kadar yanlış yaparsa yapsın, Parlamenter sistemle yönetilen bir ülkede, halkın oylarıyla iktidara gelmiş olan bir partiyi oradan indirmek yine ve ancak halk iradesiyle mümkündür.
İktidarı değiştirmek mümkün değilse bile, onun demokratik yol ve yöntemlerle hükümet etmesini sağlamanın yolu da güçlü ve gerçekçi bir muhalefet örgütlenmesinden geçiyor.
Eğer tek bir parti bunu gerçekleştiremiyorsa, dünyanın değişik ülkelerinde bunun çok farklı yöntemleri sınanmış, başarılmıştır.
Demokrasi, barış ve özgürlük temelinde oluşturulacak bir güç birliği, eğer ön şartsız, siyasi ve grupsal ön yargılardan arınmış olarak bir araya gelebilir; toplumu ve özellikle de bireyi daha özgür, daha mutlu yaşatabilecek, gerçekçi projeler, uygulanabilirliği mümkün politikalarla halkı yanına çekebilirse, işte o zaman ancak bir iktidar değişikliğinden söz edebiliriz.
En azından değiştiremezsek bile mevcut iktidar, bu kadar pervasız, otoriter, sorumsuz davranamaz.
Her zaman söylendiği gibi bu günkü durum, AK partinin başarısı değil, muhalefetin başarısızlığının sonucudur.
Yalnızca AK Parti karşıtlığı üzerinden bir muhalefet tarzının halkta karşılık bulmadığı Gezi eylemleriyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aslında Taksim direnişinin en dinamik ve sürükleyici aktörleri olan eğitimli ve genç 90 kuşağı iktidar kadar muhalefete de önemli bir mesaj vermiştir.
Her ne kadar oluşan bu toplumsal kalkışmaya, halk direnişine farklı anlamlar yüklemeye kalkanlar da olmadı değil!
Son dönemde özellikle de özel yaşama müdahale içeren anlamsız uygulamalar, sert ve ayrıştırıcı dil, otoriter, baskıcı ve giderek ötekileştirici tavırlara karşı oluşan tepkilerin toplumda yankı bularak, dışa vurulması olarak adlandırabileceğimiz protesto eylemlerini ve oluşan havayı “devrimci durum” olarak algılayanlar yanında buradan bir iktidar değişikliği hayal etmeye başlayanlar bile oldu.
Kolaycı ve toptancı muhalefet anlayışının bir tezahürü olan bu yaklaşımların yanında, tamamen art niyetli olarak bu direnişi bir karşı devrime dönüştürmek isteyenler, orduyu göreve çağıranlar bile oldu.
Uykuya yatmış Ergenekon hücrelerinin iştahını kabartan bu durumdan vazife çıkarmak isteyen kimileri AK Parti hükümetine ömür biçmeye, Erdoğan’ı yalnızlaştırma heveslerine kapıldılar.
Gerek geleneksel sol çevreler ve gerekse de ana muhalefet partisi olarak CHP nin, diğer parti ve grupların; somut durumun tahlilini çok iyi yapmaları gerekiyor.
Komplo teorilerinin arkasına sığınarak sorunlara çözüm aramaya çalışan iktidarı eleştirirken, her olumsuz durumun ardında ABD Emperyalizmi, AB finans çevreleri ya da okyanus ötesi güçlere gönderme yapan, kendi öz gücüne güvenmeyenlere ne demeli?
Gelinen nokta da eğer sağlıklı bir tespit yapmak istiyorsak; zamanın ruhunu iyi kavramak, algı dünyamızı özgürleştirmek, komplo teorilerinden uzak durmak, korkularımızın esiri olmak yerine, geçmişimizle yüzleşmek ve özeleştiri yapmak zorundayız.
Aksi halde toplumda hiçbir karşılığı olmayan söylem ve eylemlerle anayasal güvencesi olmayan hak arayışlarına girer, hayali senaryoların peşinde akıl tutulması yaşar, oyuna girmeden sonuç almaya kalkar, daha da olmadı, yönetmeden hükmeden orduyu göreve çağırır, gülünç duruma düşersiniz.
Ulusalcılığı, ulusal egemenliği korumak diye tanımlarken; ulus kavramını yerli yerine oturtamaz, bir ulusun varlığı üzerinden egemenlik haklarını tarif etmeye çalışırsanız ya da kendinizi bir parçası olduğunuz bu ülkenin tek sahibi gibi görerek, bu üstenci ve kibirli tavrınızla, sizin gibi olmayanları ötekileştirirseniz; eninde sonunda bir gün siz de birileri tarafından öteki haline gelirsiniz.
Herhangi bir üst kimlik dayatması yapmadan, kendisine özgürlük isteyenlere inat, herkes için özgürlük isteyerek, barış içinde bir arada yaşayabilmenin uygun iklimini oluşturacak politikalarla halka dokunarak iktidar olunabileceğini ve bunun da ancak demokratik yollardan gerçekleşebileceğini kavramak ve kavratmak zorundayız.
Böylesine uzun erimli, çileli ve özveri isteyen bir mücadeleye nefesi yetmeyen hiç girmesin. “itinayla Ergenekon sloganı atarak”, “barış iyidir ama biz karşıyız”, “yeni anayasaya ihtiyaç vardır ama kırmızı çizgilerimden vazgeçmem” diyerek ne adam gibi muhalefet yapılır, ne de iktidar olunur.
Kuşkusuz, devrimci gelenekten gelen insanlar mutlaka yaratıcı mücadele yöntemlerini bulacaklardır. Ancak mevcut parlamenter sistem içerisinde iktidara en yakın parti olarak CHP nin de artık kendi yörüngesine oturması, yenilik ve değişimden yana olan politikalara destek vermesinin tam da zamanıdır.
Aksi halde aynaya baktıklarında her biri kendisini yeni bir Atatürk gibi gören mahcup ulusalcılar, yeni ve yenilikçi olan her şeye düşman endişeli modernler; bir asırlık bu partiyi “ bir zamanlar CHP diye bir parti vardı” durumuna düşürecekler.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları

























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020