Ayhan ONGUN
Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi adaylar belirlenmeye başladı.
İlk açıklama muhalefet partileri adına CHP ve MHP den geldi ve çatı aday olarak Ekmelettin İhsanoğlu kamuoyuna duyuruldu.
Gerek Kılıçdaroğlu, gerekse Bahçeli yaptıkları açıklamalarla İhsanoğlu’na desteklerini açıkladılar.
MHP kanadından pek bir tepki gelmese de bu adaylık CHP yi karıştırdı.
CHP içerisinden yapılan açıklamalar bir yana, parti içerisinden alternatif bir aday çıkarılacağı da ihtimal dahilinde görünüyor. Bu konuda ismi en çok konuşulan kişi de eski Yarsav Başkanı Emine Ülker Tarhan.
Eski İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterinin aday gösterilmesinin mantıklı tek izahı; muhafazakar, dindar kesimden de oy alabilmek. Siyaseten bakıldığında belki doğru bir tercih olarak da kabul edilebilir.
Peki doğru olmayan nedir?
Kendisini sosyal demokrat parti olarak gösteren CHP nin; Genel Başkan ve birkaç kişi dışında kimseye danışmadan böyle bir adayı topluma tebliğ etmeleri.
CHP nin ciddi bir iktidar alternatifi olamamasının ardında yatan en önemli gerçeklerden biri olan bu tebliğci, dayatmacı zihniyet; bu konuda da kendi seçmen kitlesine bir adayı, üstelik de büyük bölümünün ismini dahi ilk kez duyduğu birini, sözüm ona adını yıpratmamak adına toplumdan gizleyerek, son anda ortaya attı.
Ve şimdi de sorgusuz sualsiz onu desteklemelerini istiyor.
Daha ilginç ve vahim olan yanı, kamuoyuna yapılan açıklamalarda “İhsanoğlu bizim adayımız değil, halkın adayı” diyorlar.
Her fırsatta demokrasiden, özgürlükten, şeffaflıktan söz edenlerin, cumhurbaşkanı adaylığı gibi yaşamsal bir konuda bu ketum ve anlaşılmaz tavırları doğal olarak parti içinden de tepkilere neden oluyor.
İster taktik, ister faydacı bir siyaset tarzı gereği, Erdoğan karşıtlığı temelinde böyle bir adayın doğru olduğuna inanıyorsanız, adayınıza sahip çıkın ve sonuna kadar arkasında durun.
Her zaman küçümsediğiniz halkı referans göstererek,” bizim değil halkın adayı” iddiasına kargalar bile güler.
Yapmayın efendiler, artık vatandaş bu tür basit siyaset hilelerini yutmuyor.
Kaldı ki, böyle yaparak, aslında kendi adayınızı da yıpratıyor, güç durumda bırakıyorsunuz.
Bu ülkenin kendilerine ait olduğunu, kendilerinin devletin, cumhuriyetin ve dahi tüm değerlerin sahibi sanan Kemalistlerin, şimdi bu statülerine muhafazakarları da ortak etmelerini mi bekliyorsunuz?
Öte yandan statükoyu savunarak solcu olduğunu sananların; dini hassasiyetleriyle tanınan, darbelere karşı çıkamayan bir muhafazakar İslamcı kişiyi, cumhuriyeti korumakla yükümlü bir makama nasıl layık gördükleri de ayrı bir tartışma konusu.
Devlete, cumhuriyete, Atatürk ilkelerine sahip çıktıklarını iddia edenlerin, cumhurbaşkanı adaylarına sahip çıkamamaları da bir anlamda Kemalizmin yenilgiyi peşinen kabulü anlamına gelmiyor mu?
Aslında sorulması gereken bir diğer önemli soru da şu olmalı.
Bugün kendi partisi aday gösterdiği için Ekmelettin İhsanoğlu’nu savunanlar, varsayalım aynı kişi AK Parti tarafından aday gösterilseydi aynı ilgi ve sempatiyi, o zaman da gösterirler miydi?
Geçmişte Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına” İslami kişiliği olan, karısının başı örtülü birini Atatürk’ün koltuğunda görmek istemiyoruz” diye yeri göğü inletenler; şimdi salt karısının başı açık diye mi İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanlığına uygun görüyorlar.
Bırakın utangaç, mahcup tavırları da açıkça söyleyin” Erdoğan’ın köşke çıkmaması için onun gibi biri olması gerekir, bu yüzden Tayyip olmasında kim olursa olsun diyerek Yozgatlı İhsan Efendi’nin oğlunu bağrımıza basıyoruz” deyin.
Halkı kazanmadan iktidar olunamayacağını öğrenmeden, hiçbir seçimi kazanamazsınız.
Halk da, onları aptal yerine konarak kazanılmaz.
Madem böyle bir yola girdiniz, her ne kadar inandırıcı olmasa da” ülkeye sahip çıkma” iddiasındasınız, o zaman önce adayınıza sahip çıkın.
Bence “Siz isteseniz de, istemeseniz de biz sizleri yönetmeye talip üç beş politikacı, Aydın Doğan’ın başını çektiği tekelci sermayenin istek ve talimatları doğrultusunda, en az Erdoğan kadar ılımlı islama yakın Ekmelettin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak belirledik. Ona oy vermek zorundasınız.” Deyin. Çok daha gerçekçi olur.
Halkın adını dahi söylemekte zorluk çekecek denli tanımadığı birini zorla halka dayatacak, sonra da utanmadan” bizim değil, halkın adayı” diyeceksiniz.
Biz de inandık.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020