Ayhan ONGUN
Antalya Kepez’de aracını keyfi olarak köpeklerin üzerine sürerek bir köpeğin ölümüne neden olan şahıs, ifadesinde bunları söyleyerek serbest kaldı.
Hukukçulara sorduğumda, “bu suçlara verilecek en yüksek cezanın bile tutuklanmaya gerek olmayan türden olduğu için hakimlerin yapabileceği başka şey yok” dediler.
Mevcut yasalar dikkate alındığında söylenecek bir şey yok.
Ruh hastası bir sapığın kınanmasından öte yapabileceğimiz bir şey kalmıyor.
Çünkü bu katil için “trafik güvenliğini tehlikeye sokmaktan” işlem yapılıyor.
Kamera kayıtları incelendiğinde de görülüyor ki; katil bilerek ve isteyerek aracını köpeklerin üzerine sürüyor ve ardından yalana başvurarak” köpeklerin aracına doğru koşarak geldiklerini” söylüyor.
Serbest kaldıktan sonra yaptığı açıklama kendini ele veriyor.
“İstenmeyen bir olaydı. Vicdan azabım bana yeter. Çoluk çocuğumun yüzüne bakamaz oldum. Ben pişmanım diyorum ama kimi inandırabilirim.”
Bu konuyla ilgili yasaların yetersizliğine ya da nasıl bir uygulama gerektirdiğine ilişkin fikir beyan edecek durumda değilim. Bu hukukçuların işi ve bence tartışılmalıdır.
Ancak içimizde gezen, toplum için tehlike arz eden canilerle ilgili herkes gibi benimde söyleyecek sözüm var.
Orada ölen köpek değil bir çocuk da olabilirdi. Çünkü bu tür sapıkların ne zaman, nerede, ne yapacağını bilmek mümkün değil.
Bir hayvanı kurtarmak için canını tehlikeye sokan insanların yanında keyfi olarak aracını köpeklerin üzerine sürebilen bu tür ahlaksız kişilerle aynı toplumda yaşıyoruz.
Şimdi içinizde kimileri bir avukat dostumun söylediği gibi” bırak köpekleri, suçsuz yere insanları hapiste tutan, gerekçesiz kararlarla insanları işlerinden, mesleklerinden atanlarıyaz!” diyordur, eminim.
Kuşkusuz o insanlar için de üzülüyor ve her fırsatta yaşanan bu tür haksız uygulamaları, mağduriyetleri dile getirmeye çalışıyoruz.
Mağdur insanlar için mücadele eden, onların sorunlarını gündeme taşıyan yürekli insanlar var elbet. Ama hayvanların dili yok ki, kendilerini savunsunlar.
Hele de ortalık yerde bu kadar çok insan kılıklı cani var iken!
7-8 yaşlarında iki Suriyeli kız çocuğunu kaçırarak cinsel tacizde bulunan iki sapıktan birinin söylediklerine bakar mısınız!” cinsel isteklerime hakimolamıyorum. Yaşı büyük bir kadını kaçırıp ilişkiye girmek zor olduğu için çocukları kaçırmaya karar verdim”
Demek oluyor ki; savunmasız kim olursa, risk ve tehdit altında.
Ancak ilginçtir, mağdur Suriyeli olunca haber manşetten düşüyor ve iç sayfalarda tek puntoluk bir haber haline geliyor.
Kendini bilmez bir ruh hastasının acımasızca aracını üzerine sürerek öldürdüğü köpeğe mi yanarsınız, toplum olarak nasıl bu hale geldiğimize mi?
Savunmasız iki masum Suriyeli küçük kızın uğradığı cinsel tacize mi yanarsınız, yoksa; bir taciz olayında bile ayrımcılık yapan zihniyete mi?
Tüm bu istenmeyen olaylara! mı yanarsınız, yoksa son günlerde insanları sokağa çıkamaz hale getiren kavurucu sıcaklarda mı yanarsınız?........
Vücudumuz bu nemli sıcaklarda yanıp kavruluyor ama inanın yüreğim bu istenmeyen olaylar! karşısında daha çok yanıyor.
Şu günlerde Bodrum da neredeyse her gün gelen artçı depremlerle sarsılıyoruz ancak, toplumdaki giderek artan bu şiddet eğilimi, önlenemez toplumsal travmalar inanın bizleri daha çok sarsıyor.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, siyasilerin gündemi meşgul eden anlamsız polemikleri, iktidarın ısrarla sürdürdüğü kararname şokları, internet fenomenlerinin klavye çılgınlıkları sonucu oluşan kısır tartışmalar ve her fırsatta kutuplaşmayı körükleyen nefret söylemleri toplumu daha çok geriyor, huzursuz ediyor.
Sıcakların daha da artacağını düşününce bu hiçbirimizin istemediği “istenmeyenolayların” artacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok.
Her ne kadar hayvanları öldürmek için ilginç yöntemler bulan caniler olsa, sevmesini bilmediği yetmiyormuş gibi her cinayeti “severek öldürdüm” diye savunmaya kalkan hasta ruhlu, insan kılıklı katiller bulunsa da, siz yine de sıcaklardan uzak durmaya bakın.
Tüm bu istenmeyen olayları yapanlara inat, siz yine de kapınızın önüne hayvanlar için bir kap yiyecek ve de bir tas su bırakmayı unutmayın lütfen!
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020