Murat Sevinç
‘Hükümet sistemleri ve demokratikleşme’ dizisine, ‘Osmanlı-Türk laikleşmesi’ ara başlığıyla devam.
Son üç yazıda, Osmanlı-Türk laikleşmesi ile düşünce yaşamına hâkim olan ortak paydanın öncelikle ‘devlet bekası’ kaygısı olduğunu savunup 1930’lara dek ‘kurucu’ nitelikte bazı olay ve kişileri andım. Söz konusu kaygı sonraki yıllara da damga vurdu. Diğer yandan devletin din ile ilişkisi ‘ideolojik ve kurumsal düzeyde’ II. Dünya Savaşı ardından değişmeye başladı ve 2002’de siyasal İslâm’ın ‘neoliberal’ versiyonu tek başına iktidara geldi. Sonunda, Türkçe ezan okunan günlerden, Şeb-i Arus’ta Türkçe Kuran okunmasının rejimin ağzından büyük skandal olarak değerlendirildiği 2020’ye varıldı. Bu yetmiş yılda, bir yanda da sürekli değişen ‘toplum’ vardı kuşkusuz.
Yine bazı kaynaklar önermek istiyorum. Geçen hafta söz ettiğim İştar Gözaydın’ın DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı) ile ilgili kitabının, 2020 baskısı (güncellenip genişletilmiş) yayınlanmış, bilginize. Tanıl Bora’nın ‘Cereyanlar- Türkiye’de Siyasi İdeolojiler’ başlıklı çalışması (İletişim, 2017). Kitabın, ‘Muhafazakârlık’ ve ‘İslamcılık’ başlıkları yazı dizisinin konusunu doğrudan ilgilendiriyor. Üçüncüsü çok yeni, birkaç hafta önce yayınlanan bir derleme: ‘Türkiye’nin Soğuk Savaş Düzeni- Ordu, Sermaye, ABD, İslamizasyon.’ Derleyenler Behlül Özkan ve Tolga Gürakar. Kitabın tümünü okuyamadım henüz; konu bağlamında önereceğim yazı, Mehmet Ali Tuğtan’ın ‘Soğuk Savaş ve Türkiye’de Siyasal İslam’ın Yükselişi, 1945-1970.’
Önce, 1928’de ‘devlet dini’ ile yeminlerdeki ‘vallahi’ ifadesi kaldırılan ve 1937’de ‘laiklik’ ilkesi eklenen Cumhuriyet’in ilk anayasası 1924 Teşkilat-ı Esasiye’de inanç özgürlüğü konusunun nasıl yer bulduğuna bakalım.
1924 Anayasası’nda temel haklar, ‘Türklerin kamu hakları’ başlığı altında ve bugünkünden farklı olarak ‘Beşinci Bölüm’de düzenleniyordu. Konuya ilişkin 75.maddenin ilk haline göre; “Hiçbir kimse mensup olduğu din, mezhep, tarikat ve felsefî içtihadından dolayı muaheze edilemez. Asayiş, âdabı muaşereti umumiye ve kavanine mugayir olmamak üzere her türlü âyinler serbesttir.”
1937’deki değişikliklerden biri de ‘tarikat’ ifadesinin maddeden çıkarılmasıydı. İleriki haftalarda ‘yurttaşlık’ yazısında anlatacak olmakla birlikte, 88. maddede de ‘dinin’ ayrımcılık nedeni olamayacağının hükme bağlandığını hatırlatmak isterim: “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur (adı verilir).”
1920’lerin ‘devrimler’ sürecinde, en önemlisi Medeni Kanun’un kabulü olan laikleşme adımları bir yana, 1930’lar laikleşmesi bakımından atılan ve tartışması bugüne dek süren önemli icraatlardan biri, ‘Türkçe’ ibadet-ezan girişimidir.
Ulus devletin ‘Sünni’ niteliğinin sınırlarını çizmeye, hiç sona ermemiş bir arayış olan ‘gerçek’ İslâm’ın ‘layıkıyla’ anlaşılabilmesine, ancak ‘anlaşılır’ İslâm’ın kişilerin vicdanlarındaki ‘doğru’ yeri bulabileceğine yönelik iradeye uygun, köktenci bir adım. Toplumu ‘hurafelerin’ bozucu etkisine karşı korumanın yollarından biri. Bugünün terminolojisiyle söylersek, 1930’lardaki ‘dinde reform’ çabasının sonucu.
Tabii Türkçe ibadetin, ‘dini millileştirmeyi’ hedefleyen ‘Türkçü’ ideale uygun oluşu, anılması gereken diğer gerekçe. Türkçe ibadet, dil ve tarih alanındaki çalışmalardan ayrı düşünülmemeli ve ‘dinde reform’ çabasına girişirken ‘dindara’ danışılıp danışılmadığı sorusu da aklımızın bir köşesinde olmalı!
Burada ‘dindar’ ile kastımın DİB (o zamanki adı DİR) olmadığı tahmin edilebilir. “O koşullarda devrimci kararlar başka türlü nasıl alınabilirdi” sorusu, kuşkusuz meşru. Buna mukabil ‘koşullara’ ve ‘devrimciliğe’ yapılan vurgunun anlaşılabilirliği, muhtelif toplumsal kesimlerin ‘dışlandığını’ görmeyi engellememeli.
Ezan-ibadet dilinin ‘milliyetçilik’ ilkesi gözardı edilerek, yalnızca ‘anlaşılabilirlik’ ve ‘dinin doğru öğrenilmesi hedefi’ bağlamında ele alınabileceğini sanmıyorum. Ziya Gökalp’teki Türkçeleştirme reformunun bir parçası olan, ‘Arap geleneklerinden arındırılmış milli İslâm’ hedefinin uzantısından söz ediyorum. Aynı zamanda, çağlar boyu devam etmiş bir gelenek. Gelenek ve inanca yapılan her vurguyu ‘ilericilik-gericilik’ karşıtlığıyla ele almak zorunu ve doğru yaklaşım olmasa gerek.
Burada, sınıf çelişkileri ve kültür/gelenek ilişkisine dair, daha önce önerdiğim Taner Timur’un ‘Osmanlı Kimliği’ kitabından bir alıntı daha yapmak istiyorum: “Uygarlıkların yarattığı insan tipi ve kimlik sorunu, kültürel bir problem olarak ortaya çıkar ve çoğu kez bağımsız bir şekilde tartışılır. Bunun sağlıklı bir yöntem olduğunu söylemiyorum. Fakat, aynı şekilde, sadece üretim biçimlerini inceleyerek toplumları anlamak (ve sınıflandırmak) da yetersizdir. Bir toplumun krizi üretim yapısındaki çelişkilere dayansa da, psikolojik ve kültürel bir sorun gibi yaşanır. Kültürel üstyapılar da, üretim biçimleri gibi, uzun bir tarihi evrimin eseridirler.”
Aslında Cumhuriyet öncesinde hutbeler Türkçe okunmaya başlanıyor. Özellikle Kurutuluş Savaşı yıllarında Milli Mücadeleye destek sağlamak için bu yola başvurulmuş. Mustafa Kemal’in de mecliste konuya ilişkin konuşmaları var. Türkçe ibadet 1920’lerde tartışılıyor, DİR (Diyanet İşleri Reisi) Rıfat (Börekçi) Efendi’nin devrimcilerle görüş birliğinde olduğunu gösteren açıklamaları yanında, İslamcılar ile milliyetçiler arasında tampon işlevi gördüğünü düşündürten konuşmaları da var. Bu dönemde Kuran’ın Türkçe tercümeleri de yapılıyor ancak görüşü alınan din alimlerinin onayından geçmiyor. Tercüme için başvurulan Mehmet Akif Ersoy da, önce kabul etmekle birlikte sonrasında tahmin edilebilir kaygıları nedeniyle vazgeçiyor.
Mustafa Kemal 1932’de konuya doğrudan müdahil olmuştur. Aşamalı olarak başlar, 1933 Şubat ayından itibaren Türkçe ezan tüm ülkede okunur. Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı’nın yönetiminde başlayan hazırlıklar, hafızların davet edilip denemelerin yapılması, Hafız Yaşar’ın Yerebatan Camii’nde Yasin suresinin önce Arapça ardından Türkçe tercümesini okuması, Sultanahmet ve Ayasofya’da Türkçe okunan Kuran; daha önce de atıf yaptığım Umut Azak’ın ‘Türkiye’de Laiklik ve İslâm’ kitabında ayrıntılarıyla anlatılıyor. Azak’ın verdiği bilgiye göre, 1932 Ramazan ayında başlayıp kalıcı ve zorunlu hale gelen tek uygulama Türkçe ezandır. Şubat 1933’te Diyanet, Türkçe ezan okumakta tereddüt eden müezzinlerin cezalandırılacağını ilan ediyor.
Ceza meselesi biraz kafa karıştırıcı. Arapça ezan yasağını ihlal edenler, o zamanki TCK’nın 526. maddesine göre ‘idarenin talimatlarına karşı çıktıkları’ gerekçesiyle cezalandırılıyordu. Haziran 1941’de kabul edilen 4055 sayılı yasayla maddeye ‘Arapça ezan ve kamet okuyanlar’ ifadesi eklendi ve ‘üç aya kadar hafif hapis ya da para cezası’ öngörüldü. 1940’larda Arapça ezan yasağı, eskiye nazaran daha katı uygulanmıştır.
Bu arada, Diyanet demişken; 1924’teki ilk yasasında teşkilat ve görevlerinin ayrıntılarıyla düzenlenmediğini, yıllar içinde yetkilerinin iyice daraltıldığını ve teşkilatını-kadrolarını düzenleyen gerçek bir yasaya ancak 1935’te (2800 sayılı) kavuştuğunu hatırlatayım.
II.Dünya Savaşı’nın sona ermesi, TBMM içinde beliren muhalefetin yeni siyasi partiler olarak ortaya çıkması, neredeyse her birinin dini hassasiyetlere değinmesi ve DP’nin (Demokrat Parti) hızlı yükselişi, devletin dine yaklaşımında büyük ölçüde ‘zorunlu’ bir değişime neden oldu. 1946 yılının sonunda TBMM’de, okullarda din derslerinin yeniden okutulması önerisi yüksek sesle gündeme geliyordu.
Savaş sonrası kurulan partilerin konuya ilişkin hassasiyet göstermeleri ya da göstermek zorunda hissetmeleri önemli. Tarık Zafer Tunaya’nın, ‘Türkiye’de Siyasi Partiler 1859-1952’ (Arba, 1995) adlı temel eserine bakalım. Tunaya’nın çalışmasına göre Temmuz 1945 (Milli Kalkınma Partisi) ile Mayıs 1952 (Türkiye Köylü Partisi) arasında kurulmuş ’30’ siyasi parti var. Birkaç ‘sosyalist eğilimli’ parti dışındakiler, tek parti dönemi karşıtlığı üzerinden ‘dini ve ahlaki değerlere’ atıf yapıyor.
Sosyalist partiler de dini görmezden gelmiyor ve Fransız tipi diyebileceğimiz bir laiklik ilkesini benimsiyorlar. Örneğin, Esat Âdil Müstecaplıoğlu’nun Türkiye Sosyalist Partisi programına göre parti, ‘prensip olarak laik’ ifadesiyle tanımlanıyor: “Tabiat üstü bir varlığa inanmak veya inanmamak hususunda fertlerin mutlak bir vicdan hürriyetine sahip olmaları ve bu hürriyetin her türlü tezahürü karşısında devletin tam bir tarafsızlık muhafaza etmesi layisizmin felsefi bir neticesidir.”
Tabii bizim için asıl önemli olan DP’nin laiklik anlayışı. Parti programının 14. maddesi laiklik konusuna ayrılmış. DP’ye göre laiklik, devlet siyasetinin dinle hiçbir ilgisinin bulunmaması ve hiçbir dinin kanunların ‘tanzim ve tatbikinde’ etkili olmaması anlamına gelir. Laiklik din karşıtlığı değildir ve din özgürlüğü de insanlığın diğer özgürlükleri gibi ‘mukaddes’ haklar arasındadır. DP’ye göre dini tedrisat ve din adamlarının yetiştirilmesi için bir programa ihtiyaç var. Ayrıca, “dinin siyaset aracı olarak kullanılmasına, yurttaşlar arasında sevgi ve tesanüdü bozacak şekilde propaganda vasıtası yapılmasına, serbest tefekküre karşı taassup duygularını harekete getirmesine müsaade olunmamalıdır.”
1947’deki I. Büyük Kongre’de kabul edilen ‘Ana Davalar Komisyonu Raporu’nda partinin laiklik konusundaki görüşleri, Celal Bayar tarafından şu sözcüklerle dile getirilmişti: “…Programımız laiklik, dine hürmet esasını en iyi şekilde tespit etmiştir… Türk milleti Müslüman’dır, Müslüman kalacaktır. Allahına Müslüman olarak gidecektir. (coşkun alkışlar!)…”
Celal Bayar kongrede konuşurken kürsüsünün üzerine bir kâğıt bırakılır ve Bayar bunu kongreye okur. Kâğıtta, “Türk milletinde Katolik, Ortadokslar da var, bunun için ne düşünüyorsunuz” yazıyordu. Bayar’ın yanıtı: “…bizde daha Tanzimat’tan beri din hürriyetine sahip olmuşlardır… Benim maruzatım sadece Müslümanlara aittir. Bazı konuşmalarım suitefsire uğramıştır. Biz, dinin siyasete alet edilmesinin şiddetle aleyhindeyiz… Biz irticanın aleyhindeyiz. Memlekette irtica yoktur ama, irticaya doğru beliren istidatları görüp zamanında önlemezsek bu memleketin felaketini kendimiz hazırlarız…”
Adını anmak istediğim son parti, Temmuz 1948’de Fevzi Çakmak tarafından kurulan Millet Partisi. 1950’deki ilk kongresinde kendisini tanımlarken, ‘geçmiş ile şimdi’ arasındaki bağı kuracağı iddiası anılmaya değer: “Türk milletinin tesellisi ve ümidi olan bu parti Atatürk inkilâplarına cephe almamıştır, faaliyeti onun inkılâpları bakımından bir kazançtır, fakat memleketin en büyük felaketi her milli hareketin mazi ile inkıta (kopukluk) halinde olmasıdır; MP bir laikler partisidir, mürteci ve softalar partisi değildir. Şahsiyat ve kinle hareket etmemektedir…”
Bir yıl sonraki kongresinde de iktidarı dini siyasete alet etmekle itham etmiştir!
Bunları anlatmamın nedeni, çok partili yaşamla birlikte hiç kimsenin ‘dini’ görmezden gelemediği gerçeği.
CHP’nin Aralık 1947’deki Yedinci Kurultay’ı çok önemli. Kurultayda din dersleri, ilahiyat fakültelerinin açılması ve Diyanet’in özerk kurum olarak yeniden düzenlenmesi gereklililiği, parti programında laiklikle ilgili kısmın değiştirilmesi gibi öneriler dile getiriliyor.
1946-50 arasında katı laiklik anlayışının terk edilmeye başlanılması, bir kesim yazar ve siyasetçi tarafından ‘gereklilik’ olarak adlandırılırken, diğer kesim için ‘gericiliğe verilen tavizlerden’ ibaret. Örneğin CHP’nin zorda kalışıyla ‘dine sarılmasına’ dikkat çeken Mehmet Ali Aybar, 1947’deki bir yazısında iktidar partisini ‘ölüm döşeğinde kelime-i şahadet getiren ağzı kalabalık münkirlere (inançsız)’ benzetiyor.
Bugün de ‘ödün’ ve ‘gereklilik’ konusunda benzer düşünce hatlarının canlılığını koruduğunu gözlemlemek mümkün. İki görüşün de haklı yanları var aslına bakılırsa. Buradaki ayrım, toplumsal taleplerin ve değişimin yönetenlerce tümüyle kontrol edilip edilemeyeceği hakkındaki görüş farklılıklarından kaynaklanıyor.
Kuşkusuz değişim ‘doğal’ bir olgu değil. Yani, her nasıl olacaksa kendi haline bırakılmış bir toplum eninde sonunda ‘akan suyun yatağını buluşu’ misali bir yere evrilir, iddiası tarihsel gelişimi açıklamaktan uzak. 1930’lardan bugüne Türkçe ezan okunsaydı memlekette, bugün Arapça ezanı çok yadırgayacaktık muhtemelen.
Buna mukabil, o suyun akacağı yatağı hiçbir kaçağa mahal vermeyecek biçimde inşa etmek de olanaksız. O yıllarda Türkçe ezana gösterilen tepkiler ve yönetimin ceza yasasına başvurmak durumunda kalması, herhalde söz konusu çatlakların boyut ve niteliği hakkında fikir verici. Belki de siyasetin gereği olan her uzlaşma ya da gerekliliği ‘ödün’ sözcüğü ile karşılamaya çalışmakta bir sorun vardır.
Olup biten konusunda kimin ne düşündüğü bir yana, çok partili yaşama geçişin Cumhuriyet laikleşmesinde dönüm noktası olduğuna kuşku yok.
İlkokullarda seçmeli din derslerinin kabulü, önceki yazılarda adını andığım ilahiyatçı Şemsettin Günaltay’ın başbakanlığa getirilişi, imam hatip kurslarının ve Ankara Üniversitesi bünyesinde ilahiyat fakültesi açılması; özetle CHP’nin yeni laiklik siyaseti 1950 seçimlerine gidilen yolda şekillendi.
Türkçe ezan tartışmasının alevlendiği, rahatsızlığın görünür hale geldiği, özellikle Ticaniye tarikatının ülkenin çeşitli bölgelerinde Arapça ezan eylemleri yaptığı, önemli isimlerin CHP’nin din siyasetini açıkça eleştirdiği (örneğin DP’nin prestijli hukukçusu Ali Fuat Başgil gibi), CHP içinde de farklı seslerin duyulduğu bir dönem bu.
İşin ilginç yanı, Türkçe ezana taraftar olanlar da karşı çıkanlar da bu tavırlarını Atatürk’ün adına zarar vermeyecek biçimde yapmaya çalışıyor. 1930’ları eleştirmek isteyenlerin bunu İnönü ismi üzerinden yapmış olmaları, söz konusu ‘tercihin’ bugüne mahsus bir durum olmadığını da gösteriyor!
Diğer yandan, örneğin 1949’da Sebilürreşad’da yazan (Umut Azak içinde) Eşrep Edip, Atatürk’ün, “Milleti kendi haline bırakınız. Kuran’ını Arapça okusun” dediğini iddia ediyor. Ezanın Türkçe okunmasını sağlamış birinin bu sözleri sarf etmiş olduğu iddiası pek makul görünmüyor.
1950’de tek başına iktidar olan DP’nin ilk icraatlarından biri Arapça ezana dönmek oldu. İlgili yasa değişikliği CHP’nin de desteği sayesinde ‘oy birliğiyle’ geçti. Yukarıda, 1941’de TCK’da yapılan değişiklikten söz etmiştim. 1950’de o ifade metinden çıkarıldı. Merak edenler için.(https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d09/c001/b009/tbmm090010090201.pdf)
Adnan Menderes, Arapça ezan yasağının günün koşullarında ‘taassupla mücadele’ gereği olduğunu, artık devrimlerin yerleştiğini ve böyle önlemlere gerek kalmadığını, Türkçe ezanda ısrar etmenin ‘vicdan özgürlüğüne’, dolayısıyla laiklik ilkesinin gerçekleştirmek istediği amaca aykırı olacağını açıklıyordu.
Yinelemekte yarar var; DP’liler devrimlere ve Atatürk’e karşı görünmemek için son derece özenli davranıyorlardı. Meclis görüşmelerinde CHP (Reşit Eyüboğlu), kendileri için asıl hayati hedef olan ‘milli şuurun’, ezan konusunu kendiliğinden halledeceği kanaatine sahip olduklarını belirtmişti. Ağır seçim yenilgisinin CHP’nin bu ‘kolaylaştırıcı’ tavrında etkili olduğunu düşünmek herhalde yanlış olmaz.
Yeri gelmişken, dili 1945 yılında Türkçeleştirilerek ‘Anayasa’ adını alan ‘Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda, 1952 yılında yeniden eski dile dönülmesinde, doğrusu, halkın duygularını tatmin ve laiklik karşıtlığı dışında hiçbir mantıklı açıklaması olmadığını söylemek gerekiyor.
1950’ler, DP’nin halkın geleneksel/dini duygularına hitap eden (ancak ölçüyü kaçırmayaya da özen gösteren) bir dinsel söylem kullandığı, Tarık Zafer Tunaya’nın ifadesiyle II. Meşrutiyet İslâmcılığının çok partili yaşamda yeniden canlandığı, Türk milliyetçileri ve İslâmcıların ‘Türk Milliyetçiler Derneği’ nevi çatılar altında ‘sol karşıtlığı’ paydasında bir araya gelebildiği ve 1960’lardaki örgütlü-partili siyasal İslâmcılığın temellerinin atıldığı yıllar.
Çok partili yaşamda laikliğin evrimi, duvarda bulduğu çatlakları ustalıkla genişleten ve klasik demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmaz bir ideoloji olan ‘siyasal İslâmcı’ örgütlenme hesaba katılmadan anlaşılamaz.
Devam edecek…
Not: Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye siyasetinde eşi az bulunur tutarlılık ve kararlılıkta bir insan hakları savunucusudur. Bu kadar.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları
-
Zeliha AKPINARNefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı 29.12.2015 Tüm Yazıları
-
Umur COŞKUNSöz Geçmez, Top Mermisi İşlemez 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Abdülkadir Küçükbayrak“Analar ağlamasın”dan “Analarını ağlatacağız”a nasıl gelindi! 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Ekrem DUMANLIGeç kaldın ey Müslüman 17.11.2015 Tüm Yazıları
-
Semra POLATFransa'nın mülteci ayarlı bombaları 14.11.2015 Tüm Yazıları
-
Ferdan ERGUTHDP içi bir PKK eleştirisi mümkün müdür? 12.11.2015 Tüm Yazıları
-
Nejat ERDİMIŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE! 22.07.2015 Tüm Yazıları
-
Mazlum ÇETİNKAYAEşitlik yoksa kardeşlik de yok! 26.06.2015 Tüm Yazıları
-
Hakan DEMİRCANKoalisyon hava durumu 3 21.06.2015 Tüm Yazıları
-
Tuncay TOPCamide propaganda ve ucuz taşra siyasetçiliği 27.05.2015 Tüm Yazıları
-
Mithat SANCARİnkarın bedeli 30.04.2015 Tüm Yazıları
-
Bülent KARATAŞBirol Başören 28.03.2015 Tüm Yazıları
-
Hasan ÖZTÜRKİLMİK İLMİK 26.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kelemet Çiğdem TÜRKMUNZUR’UN ŞİFASI 6.02.2015 Tüm Yazıları
-
Gürbüz Çimen2 Dil 1 Bavul 2.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kerem ALTANHayaller duşakabin 20.01.2015 Tüm Yazıları
-
Mehmet YILDIZEnseyi karartmamalı ama nasıl? 8.01.2015 Tüm Yazıları
-
Eylem YILMAZDemokratı az olan toplumlar az demokrasi ile yönetilirler! 3.01.2015 Tüm Yazıları
-
Muhteşem ÖZDAMARHDP'yi BEKLEYEN TEHLIKE 29.12.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet DOĞANHADİ KALK 7.08.2014 Tüm Yazıları
-
Haydar TOPAYSevgili Yoldaşımız, ağabeyimiz Burhanettin Çetinkaya... 13.07.2014 Tüm Yazıları
-
Erdal TALUPolitikada Yeni Paradigmanın Doğuşu 7.06.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet KIRARSLANHalklar nasıl karar verir? 20.04.2014 Tüm Yazıları
-
Yasemin ÇONGARKiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında… 4.02.2014 Tüm Yazıları
-
Zülfikar ÖZDOĞANTarih, Tarih Olalı... 2.01.2014 Tüm Yazıları
-
Neşe DüzelHata ve devlet gazetecileri 11.12.2013 Tüm Yazıları
-
Selçuk UZUN1915/16´da Erzurum Vilayeti Valisi Tahsin Uzer (1) 25.07.2013 Tüm Yazıları
-
Dr.Sivilay GENÇSibirya ablası 2.05.2013 Tüm Yazıları
-
Nihat TAŞTANBU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR 16.03.2013 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCI-Taraf YazılarıBelirsizlikler zamanı ve ütopya zamanı 21.10.2012 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLU-Taraf yazılarıESAT’IN YENİ HAMLESİ.. 8.10.2012 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜR-Taraf yazıları1922’de Güzelim İzmir’e Kimler Kıydı? 9.09.2012 Tüm Yazıları
-
Cevdet AŞKINŞiddetli çatışma dönemi başladı 22.05.2012 Tüm Yazıları














































































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025