Etyen MAHÇUPYAN
İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasını savunanların neredeyse bütün varsayımları zayıf temeller üzerinde inşa edilmiş gözüküyor. İmamoğlu’nun Altılı Masa’nın tek adayı olarak gösterilebileceği, Altılı Masa’dan iki aday çıkarsa diğer adayı geçebileceği, Meclis desteğine sahip olacağı, Altılı Masa’yı yönetebileceği… Gerçekçi bir perspektif içinde hepsinin olasılığı çok düşük. Dolayısıyla örneğin iktidarın rakip olarak İmamoğlu’ndan çekindiği ve muhalefet adayı olarak Kılıçdaroğlu’nu istediği tezi de bir yere oturmuyor…
Hepsini aşağıda ele alacağım ama bu analizi inandırıcı şekilde yapabilmek için önce iktidarla başlamak lazım.
İktidarın ne istediği, bu doğrultuda ne yaptığı, amacına ne denli ulaştığı gibi sorulara determinist yanıtlar vermek kendimizi aldatmak olur. Bir aktör ne kadar güçlü olursa olsun, hayat onun sınırlı bakış açısının çok ötesi karmaşıklıkta, karşılıklı belirlenme dinamiği içinde oluşuyor. Dolayısıyla iktidar bir amaç uğruna yola çıksa bile (özellikle uzun vadede) hiç beklemediği sonuçlarla karşılaşabilir. Aynı şekilde sonuçtan hareketle nedenleri tespit etmeye çalışmak da kendimizi aldatmak olur. Sonuçta şu veya bu kişiye (gruba) yaradığı için olayın ardındaki iradenin bu durumdan yararlanan kişi (grup) olduğu söylenemez. Çünkü hayat ‘kime niyet kime kısmet’ türünden stokastik ve non-lineer bir akışa sahip…
Ancak ‘irade sahibi öznelerin hiçbir belirgin niyeti yok, kendilerini hayatın akışına bırakmışlar, ortaya çıkan her şey birer tesadüften ibaret’ demek de anlama çabasından vazgeçmeyi ima eder. Özellikle hiyerarşik ve katı (esnekliği az) sistemlerde, karar mekanizmasının tepede ve dar bir ölçekte sıkışması halinde, nihayet ortada bariz hedeflere işaret eden bir çatışma/mücadele varsa, söz konusu öznenin niyetini ve iradesini irdelemek, zihnini ‘okumak’, kendine has rasyonalitesini deşifre etmek zorundasınız. Tabii yaşananları anlamak gibi bir derdiniz varsa…
Bu çerçevede ele alındığında iktidarın İmamoğlu’nu siyasi yasaklı hale getirme isteğinin bilinçli bir hamle olduğunu teslim etmek durumundayız. Davanın serencamı, Erdoğan’ın (muhtemelen yargıyı etkilemiş görünmemek için) bu konuda hiç konuşmaması, önceki yargıcın İmamoğlu’na hapis cezası vermek istemediği için sürüldüğünün ortaya çıkması, hiçbir YSK üyesi şikâyetçi olmasa ve saygın hukukçular aksini öne sürse de içi boş bir iddianamede ısrar edilmesi, şu anki yargıcın MHP çevresi ile ilişkisini ima eden söylentilerin dolanması, nihayet Erdoğan’ın ‘yakın danışmanlarıyla’ yaptığı konuşmanın sızması… Bütün bunlar ortada ‘siyasi’, yani iktidarın bilerek attığı bir adım olduğunu gösteriyor.
Mahkeme karar aşamasında ara verdiğinde (veya öncesi) herhangi bir merci ile telefon görüşmesi olmadığını ya da o sabah Erdoğan-Bahçeli buluşmasında bu konunun ele alınmamış olduğunu varsaymak pek gerçekçi gözükmüyor.
Bazı gözlemciler kararın böyle çıkacağından AK Partililerin haberinin olmamasını, yargının iktidara ‘çelmesi’ olarak yorumladılar. (Nitekim muhtemelen Kılıçdaroğlu da AK Partililerden elde edilen ‘istihbarat’ nedeniyle seyahate gitmekte mahzur görmedi.) Ancak bu gözlem iktidarın en temel niteliğini gözden kaçırıyor: Acaba Erdoğan’ın alacağı kararları kaç partili önceden biliyor? Herhalde çok az sayıda (ve konuşmayacak) kişiden söz ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemi Bahçeli tarafından önerildiğinde kaç MHP’li olayı önceden biliyordu dersiniz? Anladığımıza göre hiçbiri… Yine Bahçeli yüz maddelik anayasa önerisi sunduğunda bu metnin içeriğinden kaç MHP’li haberdardı? Henüz kimseyi duymadık…
Mesele şu ki, bugünkü iktidarın temel niteliği karar sistematiğinin partilerin dışına çekilmiş olması. ‘Yeni İttihatçılığın’ doğal işleyiş biçimi bu… Karşımızda MHP destekli AK Parti iktidarı ya da zımnen AK Parti/MHP koalisyonu yok. Erdoğan + AK Parti ile Bahçeli + MHP birliktelikleri var ve gerçek koalisyon Erdoğan/Bahçeli arasında. AK Parti ve MHP hasbelkader bir parlamentonun varlığı nedeniyle işin içindeler ama ancak ‘garnitür’ kıvamında.
O zaman gelelim soruya: İktidar niçin İmamoğlu’nu siyaseten yasaklı hale getirecek bir adımı ‘kör gözüm parmağına’, hukuku çiğneme pahasına atmaya karar verdi? Bunun altında Erdoğan’ın İmamoğlu’na nefretinin yattığı söyleniyor ve (Erdoğan’ın karakteri veri alındığında) herhalde böyle bir duygunun varlığı şaşırtıcı olmaz. Ne var ki eğer sebep bu olsaydı AK Partili milletvekilleri bilirler ve onlar da yargı sonucuna şaşırmazdı…
Anlaşılan ortada daha ‘soğuk’, hesaplı bir hamle var. Muhtemelen bir taşla üç kuş vurulmak istendi: İmamoğlu’nun 2024 belediye seçimlerine katılmasını engellemek (çünkü aday olursa kazanma ihtimali çok yüksek), 2023 seçimlerinde İstanbul Belediyesi’nin maddi imkânlarını kullanmak (çünkü İmamoğlu yasaklı hale gelirse Belediye Meclisi’nde bir AK Partilinin başkan seçilme ihtimali kesin gibi) ve nihayet Altılı Masa’da alternatif üretmek, muhalefeti kırılgan hale getirmek ve (kısmet elverirse) Masa’dan birden fazla aday çıkmasını tetiklemek.
Üç ‘kuşun’ ilk ikisi açık… Ama üçüncüsü üzerinde biraz duralım. Altılı Masa bugüne kadar beklenenden (istenenden) daha yavaş olsa da sağlam adımlarla ilerledi. Altı liderin ve onlarla çalışan komisyon üyelerinin yoğun mesaisi ile ortaya herkesin birbirinin meramını dikkate aldığı bir ortak dil çıktı. Bu mesai giderek Masa dışından bir adayın gösterilme ihtimalini azalttı. (Aday baştan belirlense ve bu çalışmada Masa’nın parçası olsaydı iş değişirdi.) Öte yandan ortada Genel Başkanlar varken bir belediye başkanının cumhurbaşkanı olması zaten ‘siyaseten’ istenen bir durum değildi. Zımni kabul cumhurbaşkanı adayının CHP’den (muhalefetin en büyük partisinden) çıkacağıydı ve o partinin Genel Başkanı buna talip olunca (partisi tarafından da desteklendiğine göre) aday seçimi zaten ‘de facto’ yapılmıştı. O kadar ki bunca süre içinde Kılıçdaroğlu’na (Masa içinden) tek bir alternatif dahi zikredilmedi.
Öte yandan Erdoğan karşısında CHP’li belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu’ndan daha fazla oy aldığını gösteren saha çalışmalarının frekansı giderek azaldı. Aylar önce yüksek olan bu fark artık düşmüş gözüküyor. Hatta bazı anketlerde Kılıçdaroğlu’nun oyu belediye başkanlarını geçebiliyor. Ama bu anketler zaten ‘sahte’ bir mesele ile uğraşıp durmaktalar çünkü esas sorulması gereken soruyu sormuyorlar. Seçimde Kılıçdaroğlu ‘kişi’ olarak Erdoğan’dan fazla oy alamayabilir, ama seçime tek başına değil cumhurbaşkanı yardımcılarıyla birlikte girecek. Aksi halde Altılı Masa’nın anlamı ne? Diğer parti başkanlarının cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olduğu durumda (HDP seçmeninin ikinci turdaki desteğini de eklersek) muhalefetin kaybetme ihtimali yok…
Velhasıl çıplak gerçek şu: Altılı Masa bütünlüğünü koruduğu, tek adayda anlaştığı ve o adaya birlikte sahip çıktığı sürece, söz konusu aday kim olursa olsun seçimi kazanır.
Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’na karşı sürdürülen ‘kazanamaz’ muhalefeti sadece bazı ihtiraslı ‘küçük insanların’ kariyerizmine işaret ediyor. Ve tam da bu nedenle söz konusu kariyerizm esas olarak iktidarın ekmeğine yağ sürüyor.
İlk bakışta yadırgatıcı gelebilir ama iktidar (Erdoğan/Bahçeli ittihatçı iş birliği) asıl Kılıçdaroğlu’nu istemiyor. Nitekim sürekli Kılıçdaroğlu’nu rakip olarak tercih ettiklerini, onu kolayca yeneceklerini ima ediyorlar. Acaba ellerini niye açık ediyorlar? Ağızlarından mı kaçıyor? Düşüncesizce mi davranıyorlar? Hiç laf etmeseler Kılıçdaroğlu aday olur, iktidar da seçimi kolayca kazanır. Böyle bir imkân varken sürekli ve her uygun fırsatta ‘boşboğazlık’ etmeleri size mantıklı geliyor mu?
Muhtemelen Kılıçdaroğlu’nun aday olmasını istemiyorlar… Ve bunun için üç anlaşılır neden var. Birincisi Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa’yı birlikte tutabilecek ve onu tek bir siyaset etrafında toparlayacak neredeyse tek kişi olması. Diğer deyişle iktidar Kılıçdaroğlu’nun karizma yönünden zayıf olduğunu düşünse de Altılı Masa dağılmadığı ya da bölünmediği takdirde seçimi kazanmayacağının farkında. İkinci neden Kılıçdaroğlu’nun Masa’yı seçim sonrasında muhalefet başa geçtiğinde de birlikte tutma açısından avantajlara sahip olması. Yaşını almış bir siyasetçi, Masa’daki kimsenin rakibi değil, diğer genel başkanların memnun olmasını bir ‘başarı’ olarak addeden, bunu kollayacak biri. (Dolayısıyla ittihatçı kanadın muhalefete nifak sokmasını zorlaştıracak biri…). Üçüncü neden Kılıçdaroğlu’nun siyasi ömrünü bir demokratik açılımla bitirmek istemesi, gelecekle ilgili talepkâr olmaması, dolayısıyla devlet tarafından satın alınmasının epeyce güç olması… Kılıçdaroğlu’nun (belki bir miktar naif ya da romantik bakışla) bir devlet reformuna yeltenme ihtimali, bütün diğer olası adaylardan daha fazla.
Buraya kadarki akıl yürütme mantıklı geliyorsa, şimdi İmamoğlu’nun adaylığı meselesine daha serinkanlı bakabiliriz. Girişte İmamoğlu’nun adaylığı lehinde zikredilen varsayımları hatırlayalım: Masa’nın tek adayı olarak gösterilebileceği, Masa’dan iki aday çıkarsa diğer adayı geçebileceği, Meclis desteğine sahip olacağı, Masa’yı yönetebileceği…
Yukarda Masa’dan tek aday olarak çıkamayacağını belirtmiştim. Hem Kılıçdaroğlu (partisinin desteğiyle) aday olduğu için, hem de İmamoğlu’nun genel başkanların önüne geçmesinin Masa’dakiler ve ilgili siyasi partiler tarafından kabullenilmesi çok zor olduğu için. (Bu noktada “Akşener’in İmamoğlu’nun adaylığı ile ilgili bir derdi yok gözüküyor” itirazı gelebilir. Öyle gözüküyor ama Akşener’in ve İYİ Partililerin daha önce Yavaş, şimdi İmamoğlu ısrarı meselenin bu adaylardan ziyade Kılıçdaroğlu olduğunu ortaya koyuyor. Saraçhane buluşmalarındaki Akşener performansı kendisini belediye başkanları üzerinde bir ‘hami’ olarak gördüğünü ima ediyor. Meselenin öne sürülen aday mı, yoksa siyasetin dizginlerini olabildiğince tutmaya çalışmak mı olduğunu, okuyucunun sağduyusuna bırakmakla yetiniyorum.)
Peki ya Altılı Masa’dan iki aday çıkar, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu yarışırsa kim kazanır?
Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin genel desteğini alarak girdiği bir seçimde İmamoğlu ister istemez Akşener’in (İYİ Parti’nin) adayı olacaktır. Bu durumda CHP tabanından kopacak oyun çok sınırlı kalacağı bir yana (İmamoğlu’nun henüz ‘has’ bir CHP’li olmadığını unutmayalım), Masa’daki diğer dört partinin tabanları da büyük ihtimalle Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığını (zorlama olmayacağı için) tercih edecektir. Bu durumda Kılıçdaroğlu ikinci tura kalacak (ve İYİ Parti tabanı bugünkü iktidarı desteklemediği takdirde) seçimi rahatlıkla kazanacaktır.
Çok az ihtimal ama diyelim ki tersi oldu… İmamoğlu ilk turda Kılıçdaroğlu’nu geçti ve ikinci turda Erdoğan’ın rakibi oldu. Akşener destekli bir İmamoğlu Kürtlerden beklediği desteği alabilir mi? Diyelim ki İttihatçı iktidar ‘mıntıka temizliği’ taktiğini sürdürdü, HDP kapatıldı, Kürt hareketliliği sokaklara taştı, belki PKK eylemlere girişti… Bu senaryoda seçimi kimin kazanacağını sağlıklı şekilde öngörmek mümkün olmayabilir. Ama en azından böyle bir ortamın İmamoğlu açısından ‘mantıksız’ bir risk teşkil edeceği, kaybetme ihtimalini artıracağı açık. (Mukayese babından altını çizelim: Kılıçdaroğlu’nun adaylığı söz konusu olduğunda HDP’nin kapatılması muhalefet açısından çok daha az dezavantaj oluşturacaktır.)
Gelelim İmamoğlu’nun Altılı Masa’yı bir arada tutma ve Meclis desteğini garanti etme kapasitesine… İmamoğlu’nun Altılı Masa’nın tek adayı olduğunda bile muhalefet koalisyonunu sürdürme açısından zorluk çekeceği ve bu bahiste Kılıçdaroğlu’nun çok daha başarılı olacağı açık. Ancak bugünlerde ima edildiği üzere İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu karşısına çıkıp onu yenmesi halinde, İmamoğlu’nun büyük bir hayal kırıklığı ve başarısızlık yaşama ihtimali yüksek gözüküyor. Çünkü muhalefetin zaten bölünmüşlüğü üzerine bir de Meclis içinde CHP (ve muhtemelen HDP) desteğinin alınamaması söz konusu olacak. Böyle bir senaryoda karşımıza çaresizce çırpınan ve (mecburen) giderek şu anki cumhurbaşkanlığı yetkilerine sarılan bir cumhurbaşkanı çıkabilir. İmamoğlu ya kısa bir süre içinde ‘ikinci Erdoğan’ olarak yaftalanma, ya da Meclisi yönlendiremediği için ülkeyi erken seçime götürme ikilemiyle karşı karşıya kalabilir…
Sonuç olarak İmamoğlu’nun Altılı Masa’nın tek adayı olması da ikinci bir aday olarak çıkıp Kılıçdaroğlu’nu yenmesi de zor. Ancak Kılıçdaroğlu’nu ilk turda geçerek nihayette cumhurbaşkanı olduğu takdirde, siyasi kariyerinin daha da büyük yara alması, sona ermesi, ya da devletin ehlileştirme kapasitesine teslim olarak sıradan bir siyasetçiye dönüşmesi ciddi bir olasılık. Öte yandan hemen her durumda CHP ile ilişkisinin kopacağı, popülist bir figür olarak görülmeye başlanacağı da açık. Bu durumda 2024 belediye başkanlığı seçimini kazanma ihtimali de belirgin şekilde azalacaktır.
Akşener’in İmamoğlu’na gösterdiği insani ilgi ve destek övgüye değer bulunabilir. Ama söz konusu ‘sahiplenme’ İmamoğlu’nun (henüz yolun başında olduğu) siyasi kariyeri açısından ciddi bir tuzağa dönüşme potansiyeli taşıyor. İmamoğlu’nu sırf iktidar tarafından (bilerek) mağdur edilmesinden hareketle Türkiye’deki ‘liberal soslu’ devletçi muhafazakârlığın kuşatması altına almak, ülkenin geleceğinde muhtemel reform bayrağını taşıyabilecek az sayıdaki kişiden birini siyaseten kadük etmek anlamına gelebilir.
İmamoğlu dışında hiçbir adayın yenilgisi kişisel kariyer açısından o denli kalıcı etki bırakmayacaktır. İmamoğlu’nu kazanma ihtimali çok düşük, sonrasında başarılı olma ihtimali daha da düşük bir maceraya sürüklemek isteyen, onu bu yönde teşvik edenlerin arasında muhakkak ki iyi niyetli olanlar da var… Ancak ortalıkta siyasileşmiş (profesyonelleşmiş?) bir faaliyet de seziliyor. Bu kişilerin kısa vadeli bir fırsatçılık içinde olduklarını, İmamoğlu üzerinden kişisel nüfuz tasavvurlarının peşinden gittiklerini düşünüyorum. Öte yandan bu tutumu sürdürenlerin memleketteki yerleşik ‘aydın’ yüzeyselliğini ve siyasi cehaletini fazlasıyla temsil etmeleri birçok öğretici ipucu taşıyor…
Ayrıca bütün bu gayretkeşliğin ardında etik bir mesele de var. Siyasette herkes aday olabilir… Kimse başkasına ‘aday olma’ deme hakkına sahip değil. Ama kendiniz aday çıkarmazken (siyasi sorumluluk almazken) başkasının hangi adayı çıkarması gerektiğini söylemek ne kadar ahlaki? Hem ‘Altılı Masa diye bir şey yok’ demeye getirmek, hem de Altılı Masa’nın adayını belirleme hakkını kendinde görmek nasıl bir çiğlik?
Söz konusu çığırtkanları bir yana bırakıp İmamoğlu’na dönersek, (bu koşullar altında) adaylığa itilmesi, şu anki iktidarın Yeni İttihatçı, ‘millici’ ortaklarına siyasi avantaj yaratma yanında, kendisinin de siyaseten ‘harcanması’ ile sonuçlanabilir. Siyasette uzun süre kalabilmek ve olumlu etki yaratabilmek (birçok başka haslet yanında) serinkanlılık ve sağduyu gerektiriyor…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
-
Ural ATEŞERANADİL... 21.02.2021 Tüm Yazıları
-
Demir Küçükaydınİki Devrimci – Türeci ve Şahin 4.01.2021 Tüm Yazıları
-
Perihan MAĞDENHayaller: ETHOS, Gerçekler: BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 18.11.2020 Tüm Yazıları
-
Talat ULUSOY9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde… 9.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRAK Parti mi “İhvan’cı” siz mi operasyon çekiyorsunuz? 8.09.2020 Tüm Yazıları
-
Mustafa Yurtsever2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ 29.08.2020 Tüm Yazıları
-
Hilâl KAPLANİstanbul Sözleşmesi yaşatır mı? 7.08.2020 Tüm Yazıları
-
Eşref ÇAKARKonca Yazışmaları... 5.08.2020 Tüm Yazıları
-
Kadri GÜRSELTürkiye’de darbe mi olacak gerçekten? 16.05.2020 Tüm Yazıları
-
Sinan ÇİFTYÜREKTürbülanstan mayın tarlasına dalış yapan AKP! 13.05.2020 Tüm Yazıları
-
Yaşar YAKIŞTürkiye’nin iktidar partisi yardımlaşmayı da tekeline almak istiyor 25.04.2020 Tüm Yazıları
-
Orhan PamukEski salgınlar ve bugün biz 24.04.2020 Tüm Yazıları
-
Bejan MATURÖlüm hangi boşluğu doldurur? 12.04.2020 Tüm Yazıları
-
Umut ÖZKIRIMLIKorona ve milliyetçilik 8.04.2020 Tüm Yazıları
-
Raffi Hermon Araks‘ARTSAX (Dağlık Karabağ) MESELESİ, NEDİR VE NE DEĞİLDİR? 1.04.2020 Tüm Yazıları
-
Serdar KAYAİslam, Bilim, Virüs, Kumaş 24.03.2020 Tüm Yazıları
-
Markar ESAYANKarantina günlerinde yalnızlık... 20.03.2020 Tüm Yazıları
-
Eyüphan KAYACorona Virüs bir musibettir 19.03.2020 Tüm Yazıları
-
Metehan DemirMoskovanın samimiyet testi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Merve Şebnem OruçSürreel bir devrim: Gezi 23.02.2020 Tüm Yazıları
-
Tayfun AtayGoebbels korosu söylüyor: "Her şey mükemmel efendim!" 18.02.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın AKDOĞANBirilerini suçlama yarışı 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Hüseyin GÜLERCECHP, şimdi de İlker Başbuğu alet ediyor 8.02.2020 Tüm Yazıları
-
Ufuk COŞKUNCemevleri için Cumhurbaşkanı’na Çağrı! 20.01.2020 Tüm Yazıları
-
Yalçın ERGÜNDOĞANGökdelen hançeri tam İzmir’in kalbine saplanıyordu ki… 16.12.2019 Tüm Yazıları
-
Nihat Ali ÖzcanOrtadoğu’nun karmakarışık halleri 22.10.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TenekeciDün ve bugün 11.09.2019 Tüm Yazıları
-
Esat KORKMAZYOLDAŞIM YAVUZ ÇANAK 29.08.2019 Tüm Yazıları
-
Ali KİREMİTCİDÜNYADA VE TÜRKİYE’DE SİYASET YENİDEN ŞEKİLLENİYOR 13.07.2019 Tüm Yazıları
-
Tayfun TURANAYILANA GAZOZ, BAYILANA LİMON. 11.07.2019 Tüm Yazıları
-
Mustafa DAĞCIÖTEKİLEŞTİRMENİN ÖTESİ= DÜŞMANLAŞTIRMAK 3.07.2019 Tüm Yazıları
-
Gürkan-Zengin23 Haziran seçimleri: Bir vak’ayi hayriyye 25.06.2019 Tüm Yazıları
-
Serdar ESEN"Herşey Çok Güzel Olacak" mı? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Celal DENİZIRKÇILIĞIN TEDAVİSİ VAR MIDIR? 9.06.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet AY14 Mayıs güzellemelerinin anlamı 15.05.2019 Tüm Yazıları
-
Salih TunaZincir sesleri 23.04.2019 Tüm Yazıları
-
Beril DEDEOĞLUİflas eden tüccar, eski defterleri karıştırırmış 27.02.2019 Tüm Yazıları
-
İbrahim TığlıBu ne iki yüzlülük!... 26.02.2019 Tüm Yazıları
-
Nermin ALPAYİNSAN VE EKONOMİK DEĞERİ 8.02.2019 Tüm Yazıları
-
Ümit FıratBir mahalli seçim hatırası 15.01.2019 Tüm Yazıları
-
Murat AKSOYUnutmayalım yerel seçime gidiyoruz 11.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ekin GÜNBİR… İKİ… İZMİR MARŞIYLA KOŞ! 4.01.2019 Tüm Yazıları
-
Ahmet SeverTürkiye bu kadar tehdit ve hakaret eden bir Cumhurbaşkanı görmedi 18.12.2018 Tüm Yazıları
-
İbrahim SEDİYANİKirletme 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
Nadi ÖZTÜFEKÇİUlusal mı Ulusalcılık mı? 15.12.2018 Tüm Yazıları
-
M.Şükrü HANİOĞLUDünya “biz”i parçalamak için mi savaştı? 26.11.2018 Tüm Yazıları
-
Cemil ERTEMEkonominin geleceğini simgeler anlatır! 31.10.2018 Tüm Yazıları
-
Amberin ZAMANCemal Kaşıkçı ve Türkiye’nin itibarı 10.10.2018 Tüm Yazıları
-
Mete YararCastle International 28.09.2018 Tüm Yazıları
-
Mehmet CANFilistin ulusal sorunu-II 25.09.2018 Tüm Yazıları
-
Leyla İPEKCİAile içi eğitimin maneviyatı (1) 18.09.2018 Tüm Yazıları
-
Ümit KurtTarihçi Kieser: Modern Türkiye'nin eş kurucusu Talat Paşa 17.09.2018 Tüm Yazıları
-
Güngör UrasABD’DE BORÇ KRİZİ 10.08.2018 Tüm Yazıları
-
Serpil Çevikcan24 Haziran sonrasındaki şema 30.05.2018 Tüm Yazıları
-
Hüseyin ÇAKIRVaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın… 27.05.2018 Tüm Yazıları
-
Kürşat BUMİNLGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz? 7.02.2018 Tüm Yazıları
-
Aslı AydıntaşbaşYaklaşan facia 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Yusuf Ziya DÖGERTürkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Özgür MumcuTutuklu yargı 6.02.2018 Tüm Yazıları
-
Arife KÖSEHawaii’den sonra nükleer savaş tehdidini yeniden düşünmek 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Güldalı COŞKUNSeçim kritiği desem de…. 1.02.2018 Tüm Yazıları
-
Ergün Diler23 gizli toplantı. 8.01.2018 Tüm Yazıları
-
Ceren KENARMusul sonrası DEAŞ 14.07.2017 Tüm Yazıları
-
Okay GÖNENSİNSertleşme mi normalleşme mi? 11.07.2017 Tüm Yazıları
-
İhsan ELİAÇIKDini çoğulculuk gereği kadından imam olabilir 23.06.2017 Tüm Yazıları
-
Adil GÜRHay Allah yine çenemi tutamadım! 16.04.2017 Tüm Yazıları
-
Hüseyin SARIBAŞHAYIR, YETER ARTIK! 18.02.2017 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNFiliz 22 gündür hayata tutunmaya çalışıyor... 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Mustafa ARMAGANÇankaya’nın karakutusu Latife Hanım mı? 7.02.2017 Tüm Yazıları
-
Süleyman YAŞARVatandaşın dövizini devlete dört katı faizle satıyorlar 26.07.2016 Tüm Yazıları
-
A.Turan ALKAN40 $, hem de ‘döge döge’ 15.07.2016 Tüm Yazıları
-
İhsan YILMAZÜmmetin ortak dili: İngilizce 13.07.2016 Tüm Yazıları
-
Bülent KORUCUÖzel haber bayramı 11.07.2016 Tüm Yazıları
-
Gökhan ÖZGÜNBen HDP’ye oy veriyorum… 28.06.2016 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLUYazmaya kısa bir mola veriyorum 17.04.2016 Tüm Yazıları
-
Cemil KOÇAKVe Türkiye ‘hayır’ diyor! 16.04.2016 Tüm Yazıları
-
Sema İZOLCennette de hendek var mı anne? 15.02.2016 Tüm Yazıları
-
Birgül HAKANAli Demirsoy 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Lale KEMALMİT-Mossad kırılganlığı, Rusya ile IŞİD gerilimi 9.02.2016 Tüm Yazıları
-
Sanem ALTANAcılar usta, bizler çırağız.. 6.02.2016 Tüm Yazıları
-
Hadi ULUENGİNOtoriterlik yükselirken 4.02.2016 Tüm Yazıları
-
Demiray ORAL‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re* 2.02.2016 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARANSUYasadışı dinleme suç değilmiş! 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Enver SEZGİNEkrem Sezgin 1.02.2016 Tüm Yazıları
-
Gülay GÖKTÜRKAYM’den AİHM’e cevap 12.01.2016 Tüm Yazıları
-
Yasemin YILDIRIMSayın Kılıçdaroğlu elinizi yükseltin ve “Demirtaş 15 Temmuz gecesi neredeydi?” diye sorun 5.01.2016 Tüm Yazıları
-
Ayhan BİLGENYalanın gücü tükenir, onur kavgası tükenmez 30.12.2015 Tüm Yazıları
-
Zeliha AKPINARNefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı 29.12.2015 Tüm Yazıları
-
Umur COŞKUNSöz Geçmez, Top Mermisi İşlemez 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Abdülkadir Küçükbayrak“Analar ağlamasın”dan “Analarını ağlatacağız”a nasıl gelindi! 28.12.2015 Tüm Yazıları
-
Ekrem DUMANLIGeç kaldın ey Müslüman 17.11.2015 Tüm Yazıları
-
Semra POLATFransa'nın mülteci ayarlı bombaları 14.11.2015 Tüm Yazıları
-
Ferdan ERGUTHDP içi bir PKK eleştirisi mümkün müdür? 12.11.2015 Tüm Yazıları
-
Nejat ERDİMIŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE! 22.07.2015 Tüm Yazıları
-
Mazlum ÇETİNKAYAEşitlik yoksa kardeşlik de yok! 26.06.2015 Tüm Yazıları
-
Hakan DEMİRCANKoalisyon hava durumu 3 21.06.2015 Tüm Yazıları
-
Tuncay TOPCamide propaganda ve ucuz taşra siyasetçiliği 27.05.2015 Tüm Yazıları
-
Mithat SANCARİnkarın bedeli 30.04.2015 Tüm Yazıları
-
Bülent KARATAŞBirol Başören 28.03.2015 Tüm Yazıları
-
Hasan ÖZTÜRKİLMİK İLMİK 26.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kelemet Çiğdem TÜRKMUNZUR’UN ŞİFASI 6.02.2015 Tüm Yazıları
-
Gürbüz Çimen2 Dil 1 Bavul 2.02.2015 Tüm Yazıları
-
Kerem ALTANHayaller duşakabin 20.01.2015 Tüm Yazıları
-
Mehmet YILDIZEnseyi karartmamalı ama nasıl? 8.01.2015 Tüm Yazıları
-
Eylem YILMAZDemokratı az olan toplumlar az demokrasi ile yönetilirler! 3.01.2015 Tüm Yazıları
-
Muhteşem ÖZDAMARHDP'yi BEKLEYEN TEHLIKE 29.12.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet DOĞANHADİ KALK 7.08.2014 Tüm Yazıları
-
Haydar TOPAYSevgili Yoldaşımız, ağabeyimiz Burhanettin Çetinkaya... 13.07.2014 Tüm Yazıları
-
Erdal TALUPolitikada Yeni Paradigmanın Doğuşu 7.06.2014 Tüm Yazıları
-
Mehmet KIRARSLANHalklar nasıl karar verir? 20.04.2014 Tüm Yazıları
-
Yasemin ÇONGARKiev’den notlar: Avrupalılaşmak ile güdülmek arasında… 4.02.2014 Tüm Yazıları
-
Zülfikar ÖZDOĞANTarih, Tarih Olalı... 2.01.2014 Tüm Yazıları
-
Neşe DüzelHata ve devlet gazetecileri 11.12.2013 Tüm Yazıları
-
Selçuk UZUN1915/16´da Erzurum Vilayeti Valisi Tahsin Uzer (1) 25.07.2013 Tüm Yazıları
-
Dr.Sivilay GENÇSibirya ablası 2.05.2013 Tüm Yazıları
-
Nihat TAŞTANBU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR 16.03.2013 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCI-Taraf YazılarıBelirsizlikler zamanı ve ütopya zamanı 21.10.2012 Tüm Yazıları
-
Orhan MİROĞLU-Taraf yazılarıESAT’IN YENİ HAMLESİ.. 8.10.2012 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜR-Taraf yazıları1922’de Güzelim İzmir’e Kimler Kıydı? 9.09.2012 Tüm Yazıları
-
Cevdet AŞKINŞiddetli çatışma dönemi başladı 22.05.2012 Tüm Yazıları














































































































































































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024