Yıldıray OĞUR
Ömer Seyfettin’in hikâyelerinden biridir. İlkokuldayken sınıf kitaplığından bulup okumuştum. Muhtemelen hâlâ okullarda çocuklara bir kulaç uzaklıkta bir yerlerdedir.
Unutmak çok zor. Küçük Ali, Çanakkale Savaşı sırasında Gelibolu’da yaşayan bir Türk çocuğudur. Vatanseverdir. Bir Türk komutanı ikna eder ve İngiliz askerleri arasına sızar. Tabii “Aleko” adında bir Rum çocuğu olarak. Köylüleri onu hain diye dışlarlar ama dişini sıkar ve düşmanın güvenini kazanır. Ve hikâyenin sonu; İngiliz cephaneliğinde büyük bir patlama olur. Ali de o tarafa doğru giderken görülmüştür.
O zamanlar tüylerimizi diken diken eden bu kahraman çocuk hikâyesinin şimdi okul kütüphanesine girmiş olması bile korkutucu geliyor.
Galiba Kürtlerin de böyle hikâyeleri olacak. Ve maalesef bu kez kurmaca da değil.
Şakran Çocuk Cezaevi’nde yatmakta olan H.D. ve U.T. 15 ekimden beri o bilinen üç siyasi talep içinaçlık grevinde. Adları iniselle yazılacak kadar küçük iki çocuk. B-1 vitamini takviyesi almayı bile reddediyorlar. Durumları kötüleşiyor. Baş dönmesi, burun kanaması, mide ağrısı, hâlsizlik..
İki seçenek var. Tüm bunları düşünürken ya halkı için kendini yok eden kahraman Kürt çocukları görüyorsunuz. Ya da dava için ölümcül fedakârlığı motive eden, teşvik eden vicdansızca bir siyaset.
Yazılıp çizilenlerden anlaşılıyor ki Ömer Seyfettin’in de büyük katkısı olan binlerce insanı feda etmiş Türk milliyetçiğini eleştirenler, bu ölüm oruçları hakkında “bedenini ölüme yatırmak” gibi romantik bir dil üzerinden konuşmaktan, dava için yapılan bu “fedakârlığı” övmekten kendini alamıyor, içinden ölüm geçen bir eylemi “demokratik” ilan edip, ifade edilmesi için bin bir yolu olan siyasi taleplerin karşılanması için hükümete çağrı yaparak açlık grevinin sürmesini motive etmekten çekinmiyor.
Günlerdir sorulan “peki bu siyasi talepler için neden cezaevinde zaten zor şartlarda ve gözden ırak yaşamlarını sürdüren insanlar yerine en az onlar kadar bu taleplerin doğrudan temsilcisi olan ve dünyanın gözlerinin üzerine çevrildiği dışarıdaki siyasiler yapmıyor bu fedakârlığı” sorusunun demagojiden başka hâlâ bir cevabı yok.
Gülay Göktürk’ün “Peki bir grup mahkûm da yüzde 10 seçim barajı düşsün diye açlık grevine başlasa, haklı talep, devlet karşılasın mı diyeceğiz, siyaset böyle mi yapılacak”eleştirisinin de hâlâ bir cevabı yok. Yarın İslamcı mahkûmlar “Müslümanlar şeriat mahkemelerinde yargılansın” diye ölüm orucuna başlarsa, bugün hükümete çağrı yapanlar,“şeriat mahkemesi talebi” karşılansın diye hükümete çağrı yapacak mı? Eğer siyasi meseleler böyle çözülecekse bir grup demokrat Anayasa, bir grup liberal da AB üyeliği için ölüm orucu yapsın, meseleler kökünden çözülsün. Parlamentoya, seçimlere, siyasete ne gerek var?
Kimse kusura bakmasın ama eğer Allah korusun bu eylemde insanlar sakat kalır, hayatlarını kaybetmeye başlarsa o vebal en çok bu eylemi başlatanların, sürdürülmesi için teşvik edenlerin üzerinedir.
Özellikle de son bir haftadır Taraf’ın ısrarlı yayınlarıyla deşifre etiği açlık grevinin en kritik talebi İmralı görüşmesini engelleyenlerin üzerinedir.
Açlık grevi yapanları ziyaret eden Adalet Bakanı, Başbakan’ınki gibi kötücül bir “yiyip içiyorlar işte”diliyle değil, gayet yapıcı bir dille “sesiniz duyuldu” mesajı vermiş, anadilde savunma hakkını sağlayan yasayı Bakanlar Kurulu’na gönderdiklerini ilan etmiş, daha yapılacak çok şey var deyip, Öcalan’la görüşmeye de açık kapı bırakmıştı.
Bu önemliydi. Çünkü geçen yıl yine aynı mahkûmların, aynı taleplerle başlattığı açlık grevini Öcalan birlikte kaldığı mahkûmlardan biri üzerinden faksla gönderdiği “böyle şeylere gerek yok” diyen bir mesajla bitirmişti.
Peki, ne oldu da gazetelere bile olacak diye bakanlık kaynaklarınca duyurulan o İmralı görüşmesi olmadı? Olan şu: Öcalan’ın o cümleyi ya da aylardır kuramadığı herhangi başka bir cümleyi kurmaması için hem devlet hem de PKK içindeki müzakere karşıtları seferberlik ilan ettiler.
Müzakere karşıtı devlet cephesi “işte gizlenen görüşme kayıtları” diye bilgiler sızdırarak zaten Öcalan’ın bu açlık grevlerini istediğini söylüyor.
Müzakere karşıtı PKK cephesine göre Öcalan, avukatlarıyla ancak devlet kayıt almazsa görüşmek istemekte. Aylardır tek kelime etmemiş Öcalan herhâlde bu talebi, denize bir şişe içinde bıraktığı notla ulaştırdı avukatlarına.
Öcalan’ın kardeşiyle görüşmesini PKK veto ediyor. Kardeş Öcalan, bir süre önce Kandil’i eleştiren açıklamalar yapmıştı. Herhâlde onun Öcalan’dan gelecek mesajı bütün çıplaklığıyla dillendirmesinden korkuluyor. Dünkü Radikal’in manşetine göre bakanlık Diyarbakır Baro Başkanı’na görüşme için haber göndermiş. O da “tek başıma olmaz, biri daha gelsin” diye bir talepte bulunmuş. Böyle hayati bir anda ne kadar garip bir bahane. Dün Demirtaş ise bahane bayrağını zirveye dikti: “Biz Öcalan’la gidip görüşelim istemiyoruz, Öcalan buraya gelsin istiyoruz.”
Anlaşılan ne devlet içindeki ne de PKK içindeki müzakere karşıtları Öcalan’ın konuşmasını istiyor. Devlet içindekilerin derdi belli. PKK içindekilerin derdi ise bir yıl önce tarihî bir kazık attıkları Öcalan konuşursa başlarına gelecekleri kestirememek. Kayıt istememelerinin sebebi de herhâlde Öcalan’ın sözlerini sansürleme hakkına sahip olmak.
Herhâlde bu yüzden Öcalan’a bağlılıklarını İmralı Tapınağı’na sunak sunar gibi ölüm orucuna yatmış fedakâr insanları sunarak göstermeye çalışmaktalar. Görüşme olursa da “bu bizim zaferimiz”diyecekler. Siyasi olarak akıllıca ama ahlaken vicdansızca.
Hükümet, bu iki taraflı baskıya karşı acilen Öcalan’la görüşmeyi sağlamalıdır.
İki seçenek var. Ya bütün bunlara bakınca halkı için kendini yok eden kahraman Kürt çocukları görüyorsunuz. Ya da dava için bu ölümcül fedakârlığı motive eden, teşvik eden vicdansızca bir siyaset.
Oysa birincisinin üzerine kurulacak hiçbir gelecekten kimseye bir hayır gelmeyeceğinin en iyi örneği o Ömer Seyfettin hikâyelerinin gölgesinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti olsa gerek...
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025