Yıldıray OĞUR
Cumhuriyetçi hükümet, darbe yapmasından şüphelendiği Genelkurmay Başkanı Franco’yu Kanarya Adaları’na göndermiş, ardından karşılıklı cinayetler, Katolik kilisesine karşı hükûmetin baskıları yaşanmıştı 1936’da korkulan oldu ve Franco, falanjist askerlerle birlikte başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Çok da başarısız sayılmazdı. Başkent Madrid dışında ülkenin yarısını kontrol altına alacak kadar başarılı bir darbeydi.
Ve ardından bölünmüş ülkede milliyetçilerle cumhuriyetçiler arasında başlayan ve üç yıl sürecek bir iç savaş başladı.
Hikâyenin başlangıcı Suriye’den çok bizim 15 Temmuz’da yaşadığımız ve atlattığımıza benziyor. Ama devamı neredeyse Avrupa’da 80 yıl önce yaşanmış bir Suriye hikâyesi.
Aslında iç savaşın başında Avrupalı güçler İspanya’ya karışmama anlaşması imzalamışlardı.
Ama karışmama anlaşmasının altında Almanya’dan Hitler, İtalya’dan Mussolini vardı. İki emperyal olarak aç ülke için İspanya dünya sahnesine çıkmanın giriş kapısı oldu.
İmzaları kurumadan iç savaşa karıştılar. Uçak filoları, binlerce asker ve birkaç yıl sonra kullanacakları savaş makineleri ve taktiklerini sahada deneyecek kurmay kadrolarıyla Franco cephesinde savaşa katıldılar. Komşu Portekiz’deki Salazar iktidarı da Franco’nun yanında saf tuttu.
Dünyanın her yerinden Katolik kilisesi karşıtı cumhuriyetçilerle savaşmak için Katolik milisler İspanya’ya aktı. İrlanda Müfrezesi, Fransız Jeanne D’arch güçleri, ABD, Brezilya, Norveç, Belçika hatta Avustralya’dan faşist cephede savaşmaya gelen Katolik gönüllüler.
Cumhuriyetçilerin ise iki büyük destekçisi vardı; Yoldaşlarıyla dayanışmaya gelen Sovyetler ve tarihî bağları olan Meksika. Silah, tank, uçak askerî malzemeler Sovyetler tarafından Fransa üzerinden İspanya’ya sokuldu.
Ama komşu Fransa sadece bu kadarına göz yummuştu. Britanya, Fransa ve ABD iç savaşa karışmama sözlerini savaş bitene kadar tuttular. Gözlerinin önünde Alman ve İtalyan destekli faşist Franco katliamlar yaparken izlemelerinin sebebi ise komünizm korkusuydu.
Şimdi “İslamcılar” kazanacağına laik diktatör kazansın dedikleri gibi o zaman da Sovyetlere yakın solcular kazanacağına faşistler kazansın istediler.
ABD tarihinin, Obama’dan bile daha sol liberal ilerici başkanı, New Deal’in babası Franklin Delano Roosevelt, hem komünizm korkusu hem de savaş karşıtı çizgisi yüzünden İspanya Savaşı’nı uzaktan izlemeyi, ABD askerinin botunun bir kere daha Avrupa topraklarına değmemesini tercih etti.
Ama binlerce Amerikalı gönüllünün, faşistlere karşı savaşmak için İspanya’ya gitmesini engelleyemedi. Abraham Lincoln, George Washington adlarını taşıyan tugaylar İspanya iç savaşında savaştılar. 900 Amerikalı İspanya iç savaşında hayatını kaybetti. İç savaşa gönüllü gidenlerden biri de George Orwell’dı.
53 ülkeden çoğunluğu Sovyetler tarafından örgütlenmiş sosyalistler de Enternasyonel Tugaylara katılmak için İspanya’ya gittiler. Dokuz bin Fransız’dan bini, beş bin Alman ve Avusturyalıdan iki bini, iki bin İngiliz’den beş yüzü orada savaşırken öldüler. İsveçliler, İtalyanlar, Çekler, hatta Kanadalıların bile tugayları vardı
Bu tugaylardan savaşta sivilleri, rahipleri katledenler de oldu. Ama bugün Suriye’de her gördüğüne radikal cihatçı diyen solcular onları “yabancı savaşçı” diye aşağılamadı. Hâlâ İspanya’daki iç savaş anmalarında onurlandırılıyorlar.
Savaş sırasında 500 bine yakın İspanyol mülteci oldu. Avrupalılar tarafsızlıkları bozulmasın diye mültecileri de kabul etmek istemediler. Fransa’ya üç yıl süren iç savaş sırasında 300 bin İspanyol mülteci olarak sığındı. Kötü şartlarda, bez çadırlarla kurulan kamplarda kaldılar. Naziler Paris’i işgal edince ülkelerine döndüler.
Savaşın en korkunç günü 27 Nisan 1937 Pazar günüydü. Bask bölgesindeki küçük bir kasaba olan Guernica’da o gün şehir pazarı kurulmuştu. Guernica savaşın neticesi için kritik bir konumdaydı. Orası da düşerse savaşı bitirecek Bilbao direnemeyecekti. Saldırıyı son model Alman ve İtalyan jetleri ve kara birliklerinden oluşan Kondor Lejyonu yaptı. Gökten şehre bomba yağdı. Gün bittiğinde beş bin nüfuslu şehirde 1600 kişi hayatını kaybetmiş, şehir harap olmuştu.
Saldırıyı dünya tesadüfen orada olan Amerikalı gazeteci George Steer’in makalesinden öğrendi. “Guernica’nın Trajedisi” başlıklı haber başka dillerde de yayınlandı. http://www.poieinkaiprattein.org/kids-guernica-guernica-youth/picasso-s-guernica-and-guernica-1937/news-report-by-george-steer-for-the-times-about-guernica-1937/
Haberi Fransızcasından okuyan Pablo Picasso çok etkilenip, meşhur Guernica tablosunu yapmıştı. Guernica katliamı Avrupa’da büyük gösterilerle kınandı. Tarafsızlığı bozulmasın diye Bask bölgesinden kaçan 3500 yetim çocuğu bile kabul etmek istemeyen Britanya’daki iktidar, yardım kuruluşlarının organizasyonunu engelleyemedi.
Ama yine İspanyol cumhuriyetçilerine Avrupalı dostları yardım etmediler.
Savaş Guernica’dan sonra iki yıl daha sürdü. Sonunda Franco birlikleri 1939’da Madrit’e girdiler. Kazandı. Geride yıkılmış şehirler ve 500 bin ölü ve bir o kadar mülteci kalmıştı…
Buraya kadar benzerlikler çok. Ama sonrasının benzememesini umalım.
Çünkü “İspanya İç Savaşı”na tarafsız kalan ABD, Britanya ve Fransa bunun bedelini ağır ödediler.
Almanya ve İtalya’nın işlevsiz hale getirdikleri Milletler Cemiyeti, İspanyol İç Savaşı’yla hükmünü kaybetti, Almanya-İtalya ve İspanya arasında Çelik Paktı ittifakı kuruldu.
Hitler için İspanya İç Savaşı, gücünü göstermek ve silah makinelerini denemek demekti. ABD, Britanya ve Fransa’nın çekingenliği ve tarafsızlığı onu cesaretlendirdi. Ve kısa bir süre sonra da bu öz güvenle Avusturya ve Çekoslovakya’yı ilhak etti.
Yani bir bakıma İspanyol İç Savaşı, 2. Dünya Savaşı’nı tetikledi. Komünizm korkusuyla iç savaşta tarafsız kalan ve katliamları izleyen ABD, İngiltere ve Fransa ise birkaç yıl sonra komünistlerle yan yana milyonlarca insanın hayatını kaybedeceği bir savaşın içinde kendilerini buldular.
Guernica tablosunun daha büyük bir kopyası İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan BM Güvenlik Konseyi salonunun arkasına asıldı. Savaşın kazanan büyük ülkeleri ABD, Britanya, Fransa, Rusya ve Çin’e veto hakkı tanındı.
Ama o salonda, Guernica tablosunun önünde veto için kalkan ellerle sağlanamayan ateşkes yüzünden Halep’te insanlar katledildi, 40 yıllık bir diktatörlüğe, Rus ve İran ordularına, Şii milislere karşı direnen bir halkın özgürlük ümitleri yok edildi.
Halep düşerken Guernica’yı ve ardından dünyanın yaşadığı akıbeti hatırlıyor insan.
İnşallah tarih en azından bundan sonrasında böyle tekerrür etmez.
HASSASİYET, HASSASİYET, HASSASİYET
Diyarbakır’da düşen F-16’yla ilgili ilk haberleri Türkiye İhlas Haber Ajansı’ndan öğrendi. İlk haberlerde düşen pilotun kadın olduğu bilgileri vardı ve TGRT’de de bu pilotun fotoğraflarına yer verildi. O ana kadar TSK'dan herhangi bir açıklama gelmediği için haberler yerel muhabirlerin bildikleri çerçevesinde yapılmıştı. Daha sonra uçaktan atlayan pilotun bahsedilen kadın pilot olmadığı ortaya çıktı. Genelkurmay Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrulgazi Özkürkçü bu haberle ilgili bir basın bildirisi yazarak gazetecilere gönderdi. Bildiride İHA ve TGRT’yi sorumsuzlukla suçladı. Bildirinin sonunda büyük harflerle hassasiyet, hassasiyet, hassasiyet yazmaktaydı.
Gerçekten sorumluluk ve hassasiyete her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğu zamanlardayız. Ama galiba bunu sadece haber yapan ama daha sonra haberlerini düzelten gazetecilerden değil askerlerden de bekliyoruz. Örneğin, aynı Genelkurmay sözcüsü keşke 2014 yılında “Karargâhta 40 Paralel Paşa” manşeti atan Akşam Gazetesi’ni yalanlarken de “Anılan haber ve yorumlarla, TSK içinde hiyerarşi ve disiplin dışı oluşumların teşkilatlanabildiği imajının oluşturulmak istendiği üzüntü ile izlenmektedir” demeseydi ve daha sorumlu ve hassas davransaydı.
Ya da 31 Mart 2016’da yine medyada çıkan darbe iddiaları için “Milletinin engin sevgi ve güveninden güç alan, demokrasiye bağlılığını her ortamda dile getiren Türk Silahlı Kuvvetlerinde idari ve adli mekanizmalar sürekli ve etkin olarak çalıştırılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplin, mutlak itaat ve tek emir komuta esastır. Hiçbir yasa dışı, emir-komuta hiyerarşisi dışı oluşum ve/veya harekete taviz verilmesi söz konusu değildir” açıklaması yapan Genelkurmay sözcüleri iddialar hakkında daha sorumlu ve hassas davranıp bu kadar büyük laflar etmeselerdi.
Ya da Sabah gazetesindeki orduda paralel yapılanma iddiaları üzerine bir köşe yazısı için anında yazarına soruşturma açılıp ifadeye çağrıldığı haberini medyaya göndermeden önce iddiaları sorumluluk ve hassasiyetle değerlendirselerdi.
Ve son olarak darbeden beş gün sonra sitelerinden Akın Öztürk’ü aklayan http://www.bbc.com/turkce/36858601 ve şimdi siteden kaldırdıkları o açıklamayı da http://www.tsk.tr/BasinFaaliyetleri/BA_193 biraz daha sorumlu ve hassas davranarak keşke yapmasalardı.
Katılmamak mümkün değil; HASSASİYET, HASSASİYET, HASSASİYET...
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025